Reklamı Kapat

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? -10-

Önemine binaen kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Ekonomik Çevre 2-Fiyatların, ücretlerin, kiraların ve payların aynı para ile oluştuğu yerlere çevre denmektedir. Halk ekonomisinde semt, bucak, il, ülke ve insanlık birer çevredir. Tüketim mallarının çevresi bucaklar, inşaat malzemelerinin çevresi il, yatırımların yapıldığı çevre ülke, mübadele çevresi ise insanlıktır. Fiyatlar ve ücretler semt kararlarının bileşkesi ile oluşur. Merkezi ekonomilerde çevreler devletlerdir. Merkezi kararlarla mallar halk tarafından üretilir ve tüketilir.

Nakit Ekonomisi 3-Merkezi ekonomilerde herkes daha çok para kazanmak için uğraşır. Fiyatlar, ücretler, kiralar ve paylar para olarak bölüşülür. Halk ekonomisinde herkes fazla mal elde etmek için uğraşmaktadır. Para; biriktirme aracı değildir. Mal; biriktirme aracıdır. Para, sadece değiştirme aracıdır. Biriktirme, yapı ve mal belgeleri ile yapılmaktadır. Merkezi ekonomilerde para biriktirilir. Bu da piyasadan paranın çekilmesine sebep olur.

Krediler 4-Merkezi ekonomilerde kredi girişimciye verilir. O taşınmazı kiralar, hammaddeyi satın alır, işçilerle anlaşır, kamuya vergiyi para ile öder. Ürettiği malı satar. Elde kalanla faizi öder. Kalan onun kârı olur. Kazanamadığı zaman iflas eder, tüm mallarına el konur. Onun malları yok pahasına yeni girişimciye satılır. Halk ekonomisinde ise krediler sipariş kredisi olarak halka, çalışma kredisi olarak çalışanlara, mal kredisi olarak malları biriktirenlere verilir. Kredileşme kredisi faizsiz olarak verilir.

Vergiler 5-Merkezi ekonomilerde vergiler gelir vergisi olarak alınır. Girişimci elde ettiği meblağı, faizi ile birlikte bankaya öder. Artan kârdan da yüzde bir pay olarak gelir vergisi ödenir. Ayrıca KDV ve Damga Vergisi gibi vergiler de vardır. Halk ekonomisinde vergiler ürün ambara teslim edilirken maldan pay olarak işletmeden alınır. Halktan veya girişimciden vergi alınamaz. KDV, damga, gayrimenkul devri gibi işlemlerden vergi alınamaz.

Kurallar 6-Merkezi ekonomilerde kurallar insanlıkta konur, boşluklar ülkelerde, ülke kurallarındaki boşluklar il kurallarında, il kurallarındaki boşluklar bucak kurallarında konur. Öncelik sırası merkezi kurallardadır. Halk yönetiminde kurallar semt ve bucaklarda konur, boşluklar bucaklarda, sonra illerde, sonra ülkelerde, sonra insanlıkta doldurulur. Yerel kurallar merkezi kurallardan öncedir. Merkez hâkim değil, kayyumdur.

Rejimler 7-Merkezi ekonomiler ikiye ayrılır. Kapitalistlerde sermaye hâkimdir. Tüm ekonomik kararları sermaye alır ve parayı sermaye istediği gibi karşılıksız çıkarır. Bu ekonomide yönetimler birer bekçi durumundadır. Aldığı maaş karşılığı patronlara bekçilik yaparlar. Yargı, sermayenin gücünü koruma aracıdır. Avukatlık müessesi ile bu yaşatılır. Parası olanı kuvvetli yapmak için icat edilmiş bir müessesedir. Sosyalistlerde hâkim olan siyasettir. Sermaye hükümetin taşeronudur.

Karma Ekonomi 8-Tek başına halka hâkim olamayınca sermaye ile siyaset el ele verip uzlaşırlar ve birlikte merkezden yönetime başlarlar. Burada anlaşmalı ortaklıklarda; kapitalistlerde halk sermayenin, sosyalistlerde ise siyasilerin işçisidir. Karmada ise kimi sermayenin, kimi yöneticilerin işçisidir. Bugün yeryüzünde karma ekonomi uygulanmaktadır. İkisinin de hâkim olamadığı alanlarda kayıt dışı ekonomi, ilkel ekonomi olarak varlığını sürdürmektedir.

Tekel Ekonomi 9-Merkezi ekonomiler, tekel ekonomilerdir. Sermaye veya yönetim tekeli vardır. Tekel olmadan ileri ekonomi oluşamamaktadır. Tekeller de halkın sorunlarını çözmemektedirler. Halk kayıt dışı ilkel çalışarak tekeller de tekel olarak faaliyet göstererek işleri götürmektedirler. Sanayileşirken bu sistem yararlı olmuş, sanayileşme bununla sağlanmıştır. Bugün ise sanayileşme tamamlanmış, ilkel ekonomiden ileri ekonomiye geçilmiştir ama yine de yararlı olamamaktadır.

Faizli Sistemin Çıkmazı 10-Sanayileşmede açıkta işçi vardı, tesisler yetersizdi. Dolayısıyla faizli sistem faiz parası ile yeni yatırımların yapılmasını sağlıyor, işsizler iş buluyordu. Bugün tesisler çalışanlardan fazladır. Artık yeni tesislere ihtiyaç olmadığı gibi yeni işçi de bulunamamaktadır. Piyasada yeterinden fazla para mevcuttur. Dolayısıyla yeniden faizli para piyasaya sürülemiyor. Böylece faizle geçinen sektör tasfiye olmaktadır. (DEVAMI VAR.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?