Reklamı Kapat

‘La ilahe illallah muhammeden resulullah’  dedik ve inandık

Peygamber Efendimiz tüm peygamberlerden bahsederek, tüm peygamberlerin elinde asa olduğunu söylemiştir. Hz. Musa’nın asasından da Kur’an-ı Kerim’de bahsediliyor. Hz. Musa müminlerle birlikte firavunun zulmünden kaçıyormuş. Firavun da onları ordusuyla Kızıldeniz’e kadar takip etmiş. Kaçacak yer kalmayınca Allah da Hz. Musa’ya asasıyla denize vurmasını emrediyor.  Hz. Musa da emre uyup denize sopasıyla vurunca deniz ikiye yarılmış ve geçmişler. Firavun da ordusuyla manzaraya şahit olmuş ve o da ordusuyla birlikte denizin yarılan yerinden geçmeye çalışmışlar. Firavun ve ordusu denizin yarılmış yerinden geçerken deniz kapanmış. Kur’an-ı Kerim’de bu olaydan bahsediliyor. Firavunun mezarı halen Mısır’da Piramit’in içinde duruyor. Ama ben öyle yerlere gitmenizi tavsiye etmem çünkü Allah’ın düşmanlarının başına kıyamete kadar lanet yağar. Fakat mübareklerin, Allah dostlarının kabirlerinin olduğu yerlere de sürekli rahmet indirilir. Öyle yerlerde vakit geçirin, o zatların kabri başında Allah’a dua edin.

ALLAH BİZİ İMANDAN, İSLAM’DAN AYIRMASIN

Nefes almak büyük nimet, aldığımız nefesi geri vermek de başka bir nimet. Yani solunum yaparken her defasında iki defa nimetten faydalanıyoruz. “Kesin herkes nimetten sorgulanacak” diye ayet var. Onun için her saniyemiz önemli. Şimdi camide nefes alıp vermekle kötü bir yerde, günah işlenen bir yerde nefes alıp vermek bir mi? Camide alıp verdiğin nefes nimetinin hesabını vermek kolay olacak. Bir gün Peygamber Efendimiz tefekkür ederek Kâbe’ye doğru gidiyor. Tefekkür de aynı odaklanmak gibi bir şey yani yanında ona seslensen duymaz. İşte öyle bir halde Güzel Peygamberimiz ilerlerken Ebu Cehil, ‘Muhammet’in şimdi dünyadan haberi yok. Gençler şuradan taş alın ve ona fırlatın. Bu adam bizi eşimize, dostumuza düşman etti. Putlarımıza da hakaret ediyor” demiş. Gençler de, ‘Senin elin kolun yok mu sen kendin hallet işini’ demişler. Ebu Cehil de sinirlenip tam Peygamber Efendimize taşla vuracakken kendi kafasına vurmuş. Çünkü Allah Kur’an-ı Kerim’de diyor ki, “Habibim hiç korkma, Allah seni insanlardan koruyacak.” Ebu Cehil kendi kafasına taşla vurduktan sonra, ‘Peygamber olduğunu biliyorum ama inanmayacağım’ diye bağırmış. İşte iman nimeti de bu kadar önemli bir şeydir. Biz Peygamber Efendimizin elinden su aktığını görmesek de, ayı parmağıyla ikiye böldüğünü görmesek de inandık. ‘La ilahe illallah Muhammeden Resulullah’  dedik ve inandık. Bu nimete eriştiğimiz için gece gündüz şükretsek yetmez. Allah bizi imandan, İslam’dan ayırmasın.

PEYGAMBER EFENDİMİZ DE BİZİM GİBİ BİR İNSANDI

Bir taşı havaya atsanız yere düşer. Çünkü yer çekimi diye bir kanun var. Bu kanunu kim koydu? Allah. Herkesin gözünün, kulağının, burnun yeri belli. Hep bir nizam var. O yüzden biz de ona teslim olacağız. Mahkemeyi Kübra kurulduktan ve bittikten sonra insanların bir kısmı cennete gidecek, bir kısmı da cehenneme gidecek.  Peygamber Efendimiz de bizim gibi bir insandı. Yerdi, içerdi, yoruldu, uyurdu. Ama Allah bizim gibi değildi ve biz onu anlayamayız, bilemeyiz. Bize Allah’ı kim öğretecek? Resulullah Efendimiz öğretecek. Bize Allah’ı anlattı, onun dinini anlattı, namaz kılmayı, oruç tutmayı, Allah’a ibadet etmeyi anlattı. Ama biz O’nun zamanında bulanamadık, O’nu görme şerefine nail olamadık. Hz. Ebu Bekir olamadık, Hz. Fatma olamadık.

KUR’AN DEMEK SÜNNET DEMEKTİR 

"Bir insan günde yüz defa, ‘Subhanallahi ve Bi-Hamdihi’ derse denizköpüğü kadar günahı silinir" diye buyuruyor Güzel Peygamberimiz. Allah bu zikri çok sever. Bunu yolda yürürken, boş boş dururken ve hatta yatarken bile söyleyebiliriz. “Allah’ın Kur’an’ı, Allah’ın arştan indirdiği sağlam bir iptir. Ona tutunanın başı arşa değer. Benim sünnetim ve Kur’an-ı Kerim asla birbirinden ayrılmayacak” diye buyuruyor Resulullah Efendimiz. Kur’an demek sünnet demektir. En basit sünnetleri bile yerine getirmek çok önemlidir. Mesela selam verme sünneti bile çok güzel bir şeydir. Her gördüğün Müslüman kardeşine selam verirsen onun için dua etmiş olursun. O kardeşin de selamını alırsa o da sana dua etmiş olur. Bir insana selam vermek, iki cihan saadeti dilmektir. Onun için selam verirken dikkat etmemiz gerek. Peygamber Efendimiz de selam verirken gülümseyerek selam verirmiş. O yüzden sünneti tam yerine getirmemiz gerek. Bir Müslüman kardeşimize gülümseyerek, güzel bir şekilde selam vermemiz gerek. Selamlaşmayı ihmal etmemiz lazım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Kırsakal - Yazının serlevhasındaki "Muhammeden" kelimesi, "Muhammedun rasûlullâh" olmalıydı.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Mart 15:41

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?