Reklamı Kapat

‘Faizli zalim düzen yüzünden’ itirafına az kaldı!

Önceki 19 yazımızda ne anlattık; ‘Faize Alternatif Arayışlar: Selem Sistemi’…

Yeni bir diziye geçecektik; ‘Adil Düzen bağlamında belediyeler ne yapmalı?’…

Biz önceki ‘Faize Alternatif Arayışlar: Selem Sistemi’ ile ilgili 19 (ondokuz) yazımızı yazarken, başka yazarlar ve konuşmacılar da faiz musibetinden söz ettiler… Mesela, Millî Gazete yazarı Burhan Bozgeyik “Acilen faizsiz ekonomiye geçilmeli!” başlıklı yazısında, 18 Şubat 2019 Pazartesi günü neler hatırlattı neler? Onlardan söz ediyorduk…

Önemine binaen kaldığımız yerden devam edelim…

“Mesela, merhum Erbakan Hocamızın başbakanlığı devrinde danışmanlığını yapan Prof. Dr. Osman Altuğ’a kulak verin. Bir konuşmasını dinleyip not almışım. Bakınız ne diyor: “TC Devleti %10 faizle kendi parasını bankaya yatırıyor, %135 faizle geri alıyordu. Şimdi de alıyor. Biz ne yaptık? Devletin o parasına sahip çıkacak bir sistem kurduk. ‘Kamu Tek Hesabı’ açtık. Erbakan Hoca, ‘Millet dümtek der, dalga geçer. Biz buna Havuz Sistemi diyelim’ dedi. Kamuoyunda bilinen adı ‘Havuz Sistemi’ oldu. Bu sistemin özeti şuydu: Devlete gelen bütün paraları tek hesapta topladık. Böylelikle %135 faiz  %70’e düştü. %50’ye yakın tasarruf sağlandı. Bununla da işçiye, memura, emekliye yüzde 100 zam yaptık. Piyasa canlandı. Faize karşı çıktık. Bankalar sisteminin, faiz lobisinin ayağına bastık. Bankaların %60’ı yabancı.”

Düşünebiliyor musunuz devletin ödediği faizin %135’ten %70’e düşmesi ile faize verilecek para, işçiye, memura, emekliye verilmiş. O devrede SSK emeklileri yüzde 100, Bağ-Kur emeklileri yüzde 300 zam almışlardı. Demek ki, faiz bütünüyle kaldırılmış olsa, ortalık güllük gülistanlık olacak. Bazıları, “Faiz dünya gerçeğidir!” diyor. Faiz dünya gerçeği değil, dünya musibetidir. Faiz, vampirdir, kan emici kenedir. Asırlardır faizle geçinen bir zümre var. Onların felsefesi, “Sen çalış, ben yiyeyim!”dir. Gariban insanlar gece gündüz çalışacak, faiz baronları oturdukları yerden para kazanacak, yiyecekler. Ayaklarına basılınca da tencere tava çaldıracaklar, ışık söndürtecekler. (Şimdi çarşı pazara çıkıp feryat eden o tencere tava çalanlar, ‘Ah eşek kafam!’ diyor mudur?)

Faiz ekonomik bir gerçek değil, bir kanser mikrobudur. Ekonominin temeli, üretime, iktisada yani israfsızlığa, bir de faize bulaşmamaya dayanır. Bu üç temel esasa dikkat edildiğinde ekonomi kendiliğinden düzelir.

Gönül, Prof. Dr. Osman Altuğ gibi cesur ekonomistlerin sayısının çoğalmasını istiyor. Bu kadar iktisat fakültesi, işletme fakültesi var. Bu kadar ticaret odası, sanayi odası var. Yahu sesinizi çıkarsanıza! İşte gözünüzün önünde, faiz canavarı sizi de bizi de, herkesi de yiyip bitiriyor. Bu canavara dur demeyecek misiniz?..”

‘Adil Düzen bağlamında belediyeler ne yapmalı?’ başlıklı yazımızın en sonunda, Ekrem Şama’nın “Dost Acı Söyler” başlıklı yazısının okunmasını tavsiye etmiştik…

Ekrem Şama, 18 Şubat 2019 Pazartesi günü, “Düşünce düşünmek” başlıklı yazısının bir bölümünde FAİZ belasından söz ediyor… Şu cümlelerle başlayan bir yazı: “İki anlamlı bir başlık. Birisi düşünceyi düşünmek, diğeri de çukura düştüğümüz zaman düşünmeye başlamak.”

Ekrem arkadaşımızın FAİZ ile ilgili dediklerini okuyalım: “’Faiz bir dünya gerçeğidir. Faizsiz ekonomi düşünmüyoruz’ diyenlere, bunlar doğru söylüyorlar zannedip yıllarca destek verdin. Millî Görüş’ün bu düşüncenin yanlış olduğunu, faizin ekonomiyi tahrip edeceğini haykıran çığlıklarını duymazdan geldin. Şimdi yasal faizin yüzde 24, tefeci faizinin ise yüzde 60’larda olduğunu, enflasyonun 17 yıl önceki seviyelere tırmanmış olduğunu görüyorsun. Bunun faiz yüzünden olduğunu itiraf etmek zorunda kalan Cumhurbaşkanı’na kulak verdiğinde şaşkınlığın daha da artıyor.”

“Yüksek faiz vurdu! Sert düşüş...” başlıklı minik haberle yazımızı noktalayalım: “Yüksek faiz nedeniyle vatandaşın yanına yaklaşamadığı konut satışlarında, gerileme dönemine girildi. Türkiye genelinde Ocak ayında 72 bin 937 konut satılırken, geçen ay satılan konut sayısı bir önceki aya göre yüzde 46,7; geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,8 azaldı.”

İhanet itirafları yapılmakta ya; ‘Faizli zalim düzen yüzünden’ itirafına az kaldı!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?