Gayya kuyularında debelenenlere son uyarılar...

İbrahim Kahveci, bugünkü (Karar, 08.01.2018) “Sistem, liyakat ve futbol” başlıklı yazısında, başlıktaki konularda ülkemizde cereyan etmekte olan olumsuzlukları yazdıktan sonra, yazısını şu cümle ile sonlandırmış: “Gerisi boş bir gayya kuyusu...”

Bu cümle ve bu cümledeki “gayya kuyusu” bende çağrışım yaptı…

Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanı ve henüz birinci yılında… Şimdi kendisiyle istediğim zaman görüşemiyorum veya hiç görüşemiyoruz ama o zaman istediğim anda görüşebiliyordum… İşte o birinci yılın sonunda bir gün aradım ve durumunu sordum…

Hiç unutmuyorum, dedi ki:

“Reşat, bir gayya kuyusuna düştüm, debelenip duruyorum!” dedi.

Cevap verdim: “Biz de durmadan elimizi uzatıyor ve seni o gayya kuyusundan çekip çıkarmaya çalışıyoruz ama sen uzatılan eli tutmuyorsun!”

Cevaben o anda nerede olduğumu sordu, “Reşat, sana ihtiyacım var” dedi, makamına davet etti; birlikte çalışmayı teklif etti… “BİZ bütün birikimlerimizle hizmetinizde olmaya amadeyiz” dedim ve diğer gerekli şeyleri söyledim… Resmi görevlendirme icraatı başladı, günlerce sürdü ama belediye bürokratları bir türlü görevlendirme icraatını sonuçlandırmadı!

O zamandan yani yıllardan beri hiçbir zaman istediğimiz görüşme olmadı!

(‘BİZ’ dedim ya… Üstadımız birkaç ay önce İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, Numan Kurtulmuş, Hayati Yazıcı ve Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu almamı istedi… Genel olarak Türkiye, özel olarak ‘yerel yönetimler’ ile ilgili olarak ‘proje seviyesinde teşhis ve tedavi önerileri’ olacaktı… Hepsi de randevu talebini reddetmediler ama görüşmediler de!)

Bunları niye yazdım?

***

Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile hayatı boyunca istediğimiz zaman görüştük…

Görüşmenin ötesinde, herkesin bildiği üzere, yıllarca süren bereketli çalışmalarımız sonucunda “ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN” projelerini ürettik…

Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti olan 54. Hükümet zamanında, Başbakan Erbakan’ın ifadesiyle, Adil Düzen’in kokusu mesabesinde uygulamalar yapıldı ve Adil Düzen’in sadece kokusu seviyesinde bile efsanevi başarılar sağlandı…

Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, “Bundan sonraki hedefimiz Adil Düzen’in kendisini uygulamaktır” dedi ve Rahmet-i Rahman’a kavuştu…

Şahsen bu hedefi O’nun vasiyeti olarak benimsedim ve…

***

Türkiye’nin “dinî/ahlâkî, ilmî, iktisadî, idarî/siyasî” durumu ortada…  Yerel yönetimlerdeki yetersizlikler ve “İstanbul’a ihanet” itirafı da ortada…

Dünyanın, ülkemizin, şehir ve köylerimizin son yıllardaki durumu da ortada… “Biz” yıllardan beri hayatın dinî/ahlâkî, ilmî, iktisadî, idarî/siyasî alanlarında ‘SOSYAL TUFAN’ var diye söylüyoruz, sesleniyoruz, haykırıyoruz; duyan yok!

Ama Allah hayatın dinî/ahlâkî, ilmî, iktisadî, idarî/siyasî alanlarında nice musibetleri yaşatarak DUYDURACAK… Nitekim duyurmaya başladı bile… En başta aklıselim sahipleri duyacak ve yaşanan musibetler NASİHAT olacak, inşallah…

İşte o zaman… Gaflet uykusunda olanlar uyanacak… Gayya kuyularında senelerdir debelenenler uzanan ele el verecekler…

Ve işte o zaman hep birlikte el ele vererek hep anlattığım musibetlerden kurtulacağız...

Bilenler biliyor; bilmeyenler için önemine binaen tekrar tekrar yazayım…

KUR’AN VE İLİM çalışmalarımız 995 haftadan beri devam ediyor…

ADİL DÜZEN DERSLERİ de 825 haftadan beri devam ediyor…

822’inci haftada yerel yönetimler hakkında iki çalışma yaptık; başlıklarımız şöyle: 1) İstanbul Belediye Başkanlığı Adayları... 2) İstanbul Belediye Başkanı Neler Yapmalı?

Bu iki konudaki detaylar ve çözüm önerilerimiz gelecek yazılarda, inşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Abdurrahman Serdar - Asıl GAYYA Kuyusu öte Dünyada. Allah Kuranı keriminde, kimlerin CEHENNEME Atılacağını, kimlerin Cennete gireceğini HABER veriyor.

İslam İSTİSMARI yeğlemez. Dürüst İNSAN Siyesetin yanına yaklaştırılmıyor. Siyasete

girenler de DÜRÜST kalamıyor. Rahmetli Erbakan'ın dediği gibi, SİSTEMİN Kökü bereketsiz, aldatma, yalan üzerine kurulmuş.

Bölüm başında saydığınız haller ve karşılaştığımız CİNNET Olayları, sadece kişilerin değil, Toplucu CEMİYETİN KANSER olduğunu gösteriyor. Kanser mikrobu kişileri götürdüğü gibi, Devletleri de götürür, diyen Doktor yok

Bu Memlekette bilginin, hele hele tecrübenin hiç mi hiç değeri yok.

"Don yürüme belletir, akçe akıl öğretir", demiş, atalarımız. Parti kuruluşlarında görev alanlar muhlis Allah adamıdır. Prim yaparsa, zamanla, kurtlar ve çakallar iz sürerek içeri dalar.

Bunların yanında sen sinek gibi kalırsın. Çünkü bunlar Hak-Hukuk, Helal-Haram demeden Ülkenin, Yönetimin başında kalmıya çalışırlar.

Eski bir M.Vekili demişti ki, bir kimse politikaya atılınca, Allah aklını başından alır, taki, politikayı bırakıncaya kadar. Ayrıca, Türkiyede Yönetimi ele geçirenler, her daim, hep kendileri akıllı olur, herşeyi bilir. Akla ve dosta ihtiyaçları kalmaz. Dostluk, vefa, fedakarlık unutulur. Paracı ve rüşvetci bir yalaka takımı her tarafı kaplar. Oysa,Zulm ile abad olunmaz

Sonuç - ergeç - bahsettiğiniz tufan olacak

Yanıtla . 0Beğen 10 Ocak 16:32

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Bilgi için tıklayın

Anket 2019 yılı için belirlenen asgari ücret hakkında ne düşünüyorsunuz?