Kooperatif ve TBMM’deki Yeni Hal Kanunu

Tarım arazisindeki sebze veya meyvelerin fiyatları… Tezgâhta satışa sunulan sebze ve meyvelerin fiyatları…

SOĞAN örneği son yaşanan örneklerden biridir sadece…

Sağlıklı yani hormonsuz sebze meyve üretimi sorunu ise bambaşka önemli bir konu!

Ama bizim bugünkü ana konumuz yazımızın başlığındaki konu; Yeni Hal Kanunu.

TBMM’de Yeni Hal Kanunu (YHK) çalışmaları sürdürülmekte...

Bu konuda toplumun büyük ve haklı bir beklentisi var. Ancak taslağa bakıldığında, çözüm olarak sunulan bazı hususların son derece yanlış bir mecraya doğru sürüklenme potansiyeli olduğu kanaati edindim.

Bir Uzman Anlatıyor:

Daha önce Hal Kanunu Yazım Komisyonu’nda ve konuyla ilgili bazı çalışmalara katıldığım için gözlemlerim farklı noktalarda oldu haliyle. Her defasında öykünülen sistem olarak “Paris Hali” gösterilir. Sonra yanına Ankara Hali’nin fotoğrafı konulur ve ‘Bakın, gördünüz mü, böyle olmalıyız’ denir, falan filan...

Oysa çok özenilen, öykünülen, onun gibi olmak istenilen Paris Hali’nin sistematik temeli KOOPERATİF’tir.

Bizde büyük hallerde bir işyeri edinmeye kalksanız en az 10 milyon TL’yi gözden çıkarmalısınız. Bu parayı yatırımcı (halde kabzımal) ortalama 15 yılda geri alırken, en az 10 milyon TL de üzerine kâr koyunuz. Oldunuz mu 20 milyonluk... Şimdi bu 20 milyonu kilosunu 1 TL’ye aldığınız hıyarın üzerine ekleye ekleye çıkarmaya çalıştığınızda sizin tezgâhınızda hıyarın kilosu en az 2-3 TL yani alış fiyatınıza en az %100 fark olmalıdır. Hele bir de bugünlerde gündemde olan SOĞAN satıyorsanız…

Çözüm noktasında, taslakta “üretici birlikleri»nin gündeme gelmesi sevindirici ve çok doğru. Ancak Türkiye›de kooperatifler haricinde “üretici birliği» ünvanı altında çalışan tüzel kişiliklerin resmi karşılığı dernektir. Yani ticari faaliyet yapmaları için ayrı bir iktisadi işletme kurmaları lazım ve bu konuda çok ilerlemiş sayılmazlar. Üretici birliklerinin çoğu tabeladan ibaret. Dolayısıyla gerçek bir üretici birliğinin iktisadi ve tüzel kişilik formu yalnızca kooperatif olabilmektedir.

Ayrıca, hallerin işletmesinin TOBB›a bağlı kurulacak şirket tarafından işletilmesi ise tam anlamıyla rantın kapısını açar! Çünkü öngörülen o ki, daha önce belediyenin aldığı rüsum bedeli (yani vergi) artık alınmayacak, hizmet karşılığı olarak bu şirket alacak.

Bu mudur bulunan çözüm?!

Çözüm Önerimiz Şudur:

Hallerde bugüne kadar çalışan şirketler olduğu gibi kooperatifler de olmalı. Ama bu oran yarı yarıya olmalı. Her iki şirket modelinin avantaj-dezavantajları var. Bu konuda birbirinden üstün değiller ama devlet zorunlu dengeleyici bir rol üstlenmeli.

Kooperatifin girdiği piyasada fiyatlar mutlaka ucuzlar. Ayrıca, yukarıda verdiğimiz örnekten hareketle, hallerdeki işyerleri kooperatif modeliyle işletilmeli, şirket modeliyle değil; işyerlerinin mülkiyeti orada işyeri bulunanlara verilmemeli, işyerleri o işi fiilen yapmaları koşuluyla tahsis edilmeli.

Aktarmaya çalıştığım bu modeli ben uydurmadım, başarılı ülke uygulamaları bu temel üzerine kurulu. Kooperatif çatısı altında örgütlenmiş üreticiyi doğrudan tüketiciyle buluşturma modelidir bu.

Ancak, her zaman söylüyorum, yine söyleyeceğim.

Mevcut Kooperatifler Kanunu ile bir yol alamayız.

Yönetimin profesyonelleştirilmesi için KK m. 55-56 ile, kooperatiflerin güvenli kuruluşlar olmasını sağlayacak muteber bir denetim sistemi (kooperatif denetçilerinin bu konuda eğitim görmüş SMMM’lerden seçilmesi) getirmemiz şart.

Yoksa CNN Türk’te Cem Seymen’i daha çoook izleriz...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Soğan fiyatlarının yükselmesindeki sebep sizce nedir?