Bilindiği gibi cihat, İslam ın yaşanması için konulan
engelleri kaldırmak çalışması yapmaktır. Günümüzde İslam ın düşmanları ve bu
düşmanların kuyrukları İslam ın altıncı şartı olan cihat (Ahmet Hamdi Akseki,
Askere Din Kitabı, Sf: 195) kelimesini duydukları zaman kırmızı rengi görmüş
boğalar gibi çıldırıyorlar. Bunların yerlileri ağızlarını açtıklarında
yapmadıkları hakaret, icra etmedik zulüm bırakmıyorlar. Elbette iyi
yapmıyorlar. Çünkü bu tür davranışlarıyla simsiyah hale gelmiş cehaletlerini
açığa vurmuş oluyorlar. Şimdi sizlere tarihi bir gerçeği arz edeceğim:
Cumhuriyet in ilk yılları Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü nün hüküm
sürdüğü bir dönemdir. Bu dönemde hazırlanan (devletin hazırlattığı) kaynaklarda
cihat üzerinde önemli derecede durulmuştur. Hazırlanan ve hazırlattırılan
kaynaklar bizzat devlet tarafından neşredilmiştir. Bunun seyrini buyurun
birlikte gözden geçirelim: Cumhuriyet in ilk yıllarında Kur an-ı Kerim in
Türkçeye terceme edilmesine ve tefsirinin yapılmasına karar verildi.
Tercüme görevi İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif
Ersoy a verildi.
Tefsir için de görev Elmalılı M. Hamdi Yazır a verildi.
Daha sonra Mehmet Akif Ersoy çeşitli ve haklı mülahazalarla tercüme işinden
kesinlikle vazgeçtiğini ilgililere bildirince, bu vazife de Elmalılı M. Hamdi
Efendi ye verildi.
Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi ve
yardımcısı Ahmet Hamdi Akseki nin ısrarlı gayretleriyle başlayan süreç sadece
Kur an-ı Kerim in terceme ve tefsiriyle sınırlı kalmadı. Dinin ikinci kaynağı
hadis külliyatının da dilimize kazandırılmasına da karar verildi. Hadis
külliyatının dilimize kazandırılması görevi de Babanzâde Ahmet Naim Efendi ye
verildi. Ahmet Naim Efendi çalışmalarına hemen başladı. Ancak verilen görevi
bitiremeden vefat etti. Aynı görevi kaldığı yerden devam etmek üzere Kamil
Miras devraldı. Çalışma bittiği zaman, Sahih-i Buhari adlı muhteşem eserin
muhtasarı Tecrid-i Sarih in terceme ve şerhi yapılmış oldu. Böylece İslam ın
iki temel kaynağı Kur an-ı Kerim ve hadis-i şeriflere dair iki temel eser
bizzat devlet tarafından neşredilerek Mustafa Kemal Atatürk ün hayatında halkın
eline ulaşmış oldu. İsmet İnönü döneminde Diyanet İşleri Başkanı olan Ömer
Nasuhi Bilmen Efendi nin hazırladığı Hukuki İslamiyye Kamusu 1949 yılında Hukuk
Fakültesi Yayınları arasında bizzat devlet tarafından yayınlandı. Eserin
yayınlanmasında İstanbul Üniversitesi Rektörü Ordinaryüs Prof. Sıddık Sami Onar
ve Hukuk Fakültesi nin dekanlığını yapan Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı ile aynı
fakültenin dekanlığını yapmış olan Hıfzı Veldet Velidedeoğlu nun eserin
neşredilmesinde en üst seviyede katkıları olmuştu. Bu üç zatın hayat
hikâyelerini bilenler bilirler ki, Allah (C.C.) dilerse İslam a kimleri hizmet
ettirir bunu daha iyi anlamış olurlar. Böylece İsmet İnönü döneminde de Hukuki
İslamiyye ve İstilahat-ı Fıkhıyye Kamusu da devlet tarafından milletimizin
istifadesine sunuldu. Bunlar cihat ibadetinin ana kaynaklarıdır.
Tefsir, hadis ve fıkıh çalışmalarının başlamasında ve
neticelendirilmesinde ciddi yeri olan Ahmet Hamdi Akseki aynı yıllarda Askere
Din Kitabı nı yazdı ve yayınladı. Eserin birinci baskısı tarihsiz, ikinci
baskısı 1945 tarihi taşıyor. Sık sık, Asker evlatlarım! hitabıyla başlayan
paragrafların yer aldığı Askere Din Kitabı adlı eserde en geniş yeri cihat konusu tutmakta. Çünkü herkesi
ilgilendirmekle beraber cihat, askerleri direkt ilgilendiren bir kavramdır.
Zira savaşa meydan vermemenin yolu da cihattan geçer. Bundan dolayı merhum
Ahmet Hamdi Efendi konuyu çok sade bir dil ile dikkat çekici manaları ortaya
koymuştur.
Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü dönemlerinde
yayınlanan ve üst seviyede itibar gören bahse konu ettiğimiz eserlerde Kur an-ı
Kerim ve sünnetin bütün meselelerine ilmi vukufiyetle temas edilmiştir.
Şunu demek istiyorum: Cumhuriyet in ilk dönemlerinde
ortaya konan şaheserlere başvurarak cihat konusunu aktarmak çok faydalı
neticeler oluşturacaktır. İsimlerini tekrar tekrar andığımız zatlar döneminde
bu çalışmaların yapılmış olması, hususen cihat konusunun öne çıkarılmış olması
üzerinde ısrarlarla durulmalıdır.
Neden
Çünkü kendilerini Atatürkçü olarak lanse eden aslında
bir hiçten ibaret olan ve cihat sözünü duyunca sıtmaya tutulmuş gibi
kendilerinden geçen budalalara hakikatleri anlatmak gerekiyor. Hidayet Allah
(C.C.) tandır. Hidayete sebep olacak çalışmaları yapmak da ehil insanların
vazifesi cümlesindendir.
Cihat konusunu, Cumhuriyet in ilk yılları eserlerinden
Askere Din Kitabı nı öne çıkararak aktarmalarda bulunmak istiyorum.
Ancak, bir sonraki yazımızda bu aktarmayı istifadenize
sunabileceğiz, inşallah