Seçimlerde ülkenin genel gidişatı kadar, partilerin
YSK ya teslim ettikleri listeler de büyük önem taşır. Ortaya konan aday
profili, bir partinin politik duruşunu gösterir.
Her listenin verdiği mesajlar vardır. Merkeze kaymak
isteyen parti, aşırı adayları çeker. İçe kapanan küçük olsun benim olsun der.
Parti içi muhalefet korkusu yaşayan, dengeyi sandıktan
alacağı oydan ziyade, kongre hesapları üzerine kurar.
Bütün bu nedenlerle aday listeleri önemlidir ama hangi
liste şok etkisi yaparsa o daha önemlidir.
Mesela aday listeleri açıklanınca Türkiye çapında önemli
aday adaylarından biri kalp krizi geçiriyorsa, ya da fotoğraflardan - dindar
aileye mensup olduğu anlaşılan - bir aday intihar ediyorsa listeler daha da
önemli hale gelir.
***
Bu açıdan iktidar listesine göz attığımızda, Milli Görüş,
tarikat ve cemaat bağlantılı şahsiyetlerin tasfiye edildiğini görüyoruz. Kaptan
köşkündeki kadronun değişmesiyle AKP tarihinde ilk defa bu kadar yüksek oranda
dindarları tasfiye eden bir liste hazırlamıştır.
AK Parti nin kurucu öznesi dörtlüden, (Recep Tayyip
Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdullatif Şener) üçü saf dışı, birinin de
ebedi (!) liderliğini göz önüne bulundurursak hiç biri aday değil.
Büyük çoğunluğunu Refah kökenlilerin oluşturduğu üç
dönemlikler tasfiye edildi. Artık kimse AKP listesinin Milli Görüş kökenli ve
dindarlardan oluştuğunu iddia edemez.
Olsa olsa kayıtsız şartsız her şeyi alkışlayacak,
Türkiye yi başkanlığa taşıyacak ve tek adamlığa evet diyecekler listesidir.
Bizim mahalleden sembolik, devşirme ve istismar amaçlı
isimler aday edilmiş. Mavi Marmara şehidi Furkan Doğan ın babası ve AİHM nde
başörtü davası açan Leyla Şahin gibi. Keşke onlar da başkaları adına
taşıdıkları bu kutsal değerleri, milletvekilliğine tahvil etmeselerdi de
gönüllerde taht kurmaya devam etseydiler.
Ve seçilemeyecek yerlerdeki diğerleri (!)
Bir de Has (talık) sürecini merak ediyorum. Saadette genel başkanlık için ilk başta yola
çıkan değerli dostlarım Karadeniz in kutsal üçlü sü seçilecek yerlerde,
diğerleri liste dışı kalmış. Dördüncüsü de duyduğum kadarıyla patronaja rağmen
bonus
Sanki anlaşma dışı bir gelişme yaşanmamış, nice değerli
ve ağır şahsiyetler bir çırpıda silinmiş.
***
Bürokrasi, basın, STK ve siyasette yolu İslamcılarla
kesişenler kendilerine listelerde yer bulamadı. Ancak Milli Görüşe terörist
diyen sosyalist zat (!) İzmir den, Ermeni kökenli şahıs İstanbul dan, HADEP
Genel Başkan Yardımcılarından eski tüfek solcu Mardin den pekâlâ yer buldu.
Adaylar Kurtulmuş değilse de, Soylu luk durumu sonra
ortaya çıkacak. Tabi sekreter, danışman, şoför, yazlık komşu, damat ve şarkıcı
kontenjanından girenler hariç.
Sekiz-on adayın olduğu her hangi bir ilde, seçilme
ihtimali bulunan yerde bir iki düzgün görünen isim olması listeyi
masumlaştırmaz.
Bir listeye, göz boyamak için konan sembolik isimlerle
yapılan işin hiçbir anlamı olmaz. Camianın beyin takımından dirayetli,
ferasetli, şahsiyetli isimleri saf dışı bırakarak, sadece el kaldırıp
indirecek, emirlerinden çıkmayacak adaylar koydular ki bunları gösterip oy
alacaklar. Zaten mesele göstermelik adaysa, TBMM deki partiler arasında oransal
olarak seçilecek yerde azımsanmayacak kadar çok dindar aday HDP de var.
Tepki gösterenlere şükür ki alternatif çare olarak milletin
umudu Milli İttifak var, hayırlı olsun.