Son yüz sene boyunca baş senarist ve yönetmen İngiltere olmak üzere bir grup oyunbaz Müslümanlar üzerine dehşetli oyunlar oynadı ve el’an da oynuyor. Müslümanlar içerisinde üzerine oyun oynanan mühim bir tâife de Kürtlerdi. Bu dehşetli oyunların en can alıcı sahnesi çekilmek üzere. Bunun için Kürt kardeşlerimle hasbihal etmek istiyorum.
Değerli kardeşlerim, bu İslâm düşmanları bütün Müslümanların toprağına göz dikmiş durumda. Ayrıca biz Müslümanlara karşı tarihî bir kinleri var. Bu toprakların altı ve üstü ile ilgili hesapları var. Yaklaşık bir asırdır Ortadoğu’nun petrolünü çalıp semirdiler. Şimdi de Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki petrole göz dikmiş durumdalar. Ayrıca Şanlıurfa başşehir olmak üzere Doğu ve Güneydoğu’nun mühim yerleri üzerine kuracakları ikinci İsrail için çalışmalar yürütüyorlar. Doğu bölgesinin bir kısmını da Ermenistan’a vermek istiyorlar. Muhterem kardeşlerim, yakın tarihte sizlerin başlarına gelenleri en iyi bilenlerdenim. Bu bölgelerdeki “zulüm operasyonu” Tek Parti idaresinin bir projesiydi. Hedef de işte bugünleri hazırlamaktı. Tek Parti idaresi de bir proje idi. (Bu ayrı bir konu olduğu için şimdilik üzerinde durmuyorum.) Doğu’da ve Güneydoğu’da yoğun olarak yaşayan Kürt kardeşlerimi maddî-manevî fakirleştirmek istediler. Medreselere kilit vuruldu. Fahrî olarak bu hizmeti devam ettirmek, çocuklara ve gençlere İslâmî eğitim vermek isteyenlerin önüne bin türlü engel çıkartıldı. Son 40 senede hedefleri net şekilde ortaya çıktı. Hedef1leri; terbiyeli, saygılı, inançlı gençleri Marksizm’in kucağına itmek, o gençlerin İslâm ile olan bağını kopartmaktı. Çilekeş kardeşlerim, geliniz bu oyunu elbirliğiyle bozalım. Yol yakınken çocukları ve gençleri doğru İslâmî ve tarihî bilgilerle donatalım. Çocuklar ve gençler, bu muazzam İslâm topluluğunun bir ferdi olmakla iftihar etsin. Türk, Arap, Çerkez, Zaza, Boşnak, Pomak, Gürcü, Laz ve diğer ırktan kardeşleriyle kenetlensin.
Bizler bin yıl bu topraklar üzerinde kardeş kardeş yaşıyoruz. Etle tırnak gibi olmuşuz. Akraba olmuşuz. Birlikte devlet kurmuşuz, devlet olmuşuz. Yakın tarihteki ârızalar sistemden ve o sistem çerçevesinde ecnebi telkinlerine kapılanlardan kaynaklanmaktadır. Bunlar da elbette genişçe ele alınmalıdır. Kürtçe nasıl bu ülkenin bir zenginliği ve güzelliği ise Türkçe de öyledir. Öte yandan Türkçe Selçuklu ve Osmanlı devirlerinin de “devlet dili” olmuştur. Türkçe’nin içerisine Arapça ve Kürtçe kelimeler de girmiş ve adına “Osmanlıca” denilen Türkçenin zenginleşmiş şekli ortaya çıkmıştır. Pek çok Kürt âlim Türkçe eserler telif etmişlerdir. Kürt gençleri bu âlimlerin eserlerini de okumalı ve kendilerini geliştirmelidir. İdris-i Bitlisî (Arapça ve Farsça eserlerinin yanı sıra çok sayıda Türkçe eserleri de vardır), Bediüzzaman Said Nursî, Halil Gönenç, Muhammed Emin Er, Molla Muhammed Doğan gibi âlimlerin eserlerini okuyarak ilim ve irfanlarını arttırmalıdırlar. Sırf ırkçı mülahazalarla Türkçe yazılmış hazine değerindeki eserlere bîgâne kalmak, gâvuraken edip oruç yemeye benzer.
Kürt halkı, bütün oyunlara, tahriklere rağmen kardeşlerine aslâ el kaldırmayı düşünmemiştir. İşin doğrusu budur. Mahut terör örgütü Kürtlerin namını kullanarak ecnebilerin projelerine hizmet etmekte ve bünyelerinde pek çok Avrupa ülkelerinden gelme teröristleri barındırmaktadır. Bu durumdan Kürt halkının da çok muzdarip olduğunu bilmekteyiz. Kardeşlerim, bu vatan hepimizin. Bu vatan çadırı tutuşursa hepimiz zarar görürüz. Geliniz el ele vererek evvela müşterek yuvamız olan bu vatanımıza ve bize izzet yolunu açan dinimize sahip çıkalım. Bizi inanç değerlerimizden ve vatanımızdan koparmak isteyenlere fırsat vermeyelim. O İslam düşmanı vahşilerin Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de, Afganistan’da, Bosna’da yaptıklarını unutmayalım. İşin doğrusu: Onlar bizi Müslüman olduğumuz için sevmiyor. Biz de onları Allah’ın ve Allah’ın dinine iman etmiş olan Müslümanların düşmanı oldukları için sevmiyoruz. Ne derdimiz varsa, birlikte tedavisine bakalım. Rabbim hepimize dirlik, düzenlik, huzur, saadet, emniyet versin. Selam Hüdâ’ya tâbi olanlara olsun…