Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Bir Ramazan ayının sonuna geldik. Bu ayın Kur’an ayı olduğunu biliyor ve böyle inanıyoruz. Kur’an; kendisinde şek ve şüphe bulunmayan bir kitaptır. Muttakiler için hidayet kaynağı, yani yol göstericidir. Takva; kulun Allah’ın gazap ettiği şeylerden sakınması, razı olduğu şeylere de sarılmasıdır. Takva; insanın kendisini küfürden, şirkten, nifaktan, fasıklıktan, fücurdan koruması, tevhide ve İslam’a sarılmasıdır. Kur’an; insana saadetin yolunu gösterir ve Allah’ın insanlığa en büyük ikramıdır. Kur’an; Allah’ın ilahlığına inanan, O’nun bildirdiği hak ve adalet esaslarına teslim olan ve hakikati arayan kişilere fayda verir. Burada tam bir teslimiyet ve sağlam bir niyet gereklidir. Kur’an bize, hak ilah olarak iman ettiğimiz Allah’ı tanıtır. Kur’an; insanı, insana tanıtır. Bizler, kâinatın ve tabiatın yaratılış sırrını ve hikmetini Kur’an’dan öğreniriz. Saadet yolunun ne olduğunu bilelim diye peygamberleri ve onlara iman edenlerin güzel hallerini önümüze olumlu örnekler olarak sunar. Bir tarih şuuruna sahip olalım diye, hak-batıl mücadelesinde toplumların takındıkları tavırları anlatır. Kur’an; iman etmemiz gereken meleklerin nasıl varlıklar olduğunu anlaşılır bir şekilde açıklar. Kur’an yine yolumuzu vuran şeytanı, zalim Firavun’u, Karun’u, Ebu Leheb’i, kâfirleri, müşrikleri, zalimleri, fasıkları ve münafıkları derin düşmanlarımız olarak tanımlar. Helakler, kıyamet, ahiret, cennet, cehennem Kur’an’ın bize aktardığı konulardandır. Kur’an bize tabi olacağımız, din ve ahlâk düzenini, talim ve terbiye kurallarını, sahip olacağımız faydalı ilmi, refahı sağlayacak adil ekonomiyi, aile düzenimizi, siyaset, idare ve hakları, uluslararası ilişkileri, helal ve haramı açıklar. Kur’an; insanın bütün ödevlerini önüne koyar, hayatın iman ve cihattan ibaret bir süreç olduğunu hatırlatır. Kur’an bir hüküm kitabıdır. Onunla hükmetmeyen, yönetmeyen ya inkârcıdır, ya da zalim ve fasıktır.
KUR’AN’DA KUR’AN
Kur’an, kendisini bir kılavuz, rehber olarak tanıtır. Kur’an, insanlara hayatları boyunca takip etmeleri gereken esasları, yasaları gösteren ve onları teşvik eden bir kitaptır. Kur’an; Allah’ın izniyle, insanları karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve hamde layık olan, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah’ın yoluna çıkarmak için indirilmiş bir kitaptır. Kur’an; âlemler için bir öğüt ve hatırlatmadır. Hakkı batıldan ayıran Furkan’dır. Müminlere doğruluk rehberi ve şifadır. Kur’an’dan yüz çevirenin bunalımlı dar bir geçimi olur ve kıyamet günü o, kör olarak diriltilir. Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyenlerin, onu az bir değere satanların, karınlarına tıkındıkları ancak ateştir. Kur’an’ı işlerine geldiği gibi bölenlere de azap vardır.
Kur’an, Allah’ın kelamıdır. O’ndan başkasına nispet edilemez. O, bir şair sözü değildir, bir kâhin sözü de değildir. Kur’an’ı şeytanlar getirmedi. Kur’an’ı indirmeye onların güçleri yetmez.
Kur’an kendisini böyle tanıtıyor. Kur’an; insana ve içinde yaşadığı topluma hitap eder. Onu anlayacak, hayata ikame edecek, adil düzen olarak bir sisteme dönüştürecek insandır. Kur’an’da insanın düşünce, duygu, irade ve ünsiyet gibi yeteneklerini harekete geçirici ayetler vardır. Bu yeteneklerini Kur’an’la çalıştıran insan; fert ve toplumun saadeti için, zalimlerle, faiz gibi kötülüklerle mücadele eder, canını ve malını bu yolda harcar. Mücadele; Allah kelamının şeytan ve adamlarının sözüne üstün olacağı güne kadar devam eder, sonra dünyadaki tüm toplumlarda da bu ilahi hedef gerçekleşinceye kadar sürer. Böylelikle fert ve toplum Kur’an’la dirilmiş olur.
KARANLIKTAN AYDINLIĞA
İnsanlık karanlıktan aydınlığa sadece Kur’an’la çıkabilir. Zulumat; karanlıklar demektir. Zulüm kelimesi de aynı kökten gelmektedir. İlhamını Kur’an’dan, İslam’dan almayan bütün düzenler zulüm düzenleridir. Günümüzde zulmün önderliğini yapan ABD, AB ve İsrail’in üreterek dünyaya dayattığı “faizci kapitalizm” bir ezen ve ezilen zulüm düzenidir. Yaşanılan maddi ve manevi bunalımın sebebi, bu bozuk ve zulüm düzenidir. Bu faizci kapitalist düzeni kim yürütürse yürütsün yıkım ve kriz kaçınılmazdır. İnsanlık, bütün zulümlerden Kur’an ve telkin ettiği adil düzen ile çıkabilir. Bunun başkaca yolu yoktur. Allah, müminlerin velisidir, onları zulmün karanlığından Kur’an’ın aydınlığa çıkarır. İnkârcıların, müşriklerin ve münafıkların velisi tağut ise ABD, AB ve İsrail’dir. Onları, Kur’an’ın aydınlığından koparırlar ve kapitalizmin, Siyonizm’in karanlığına mahkûm ederler. Zalim insan; İslam’ca yaşamayı terk etmiş, faizci kapitalizmin karanlığında yaşamayı tercih etmiş kimsedir. Kur’an’sız hayat, körlerin ve sağırların hayatıdır. İnanmak; inandığını yaşamaktır. Ateşin yakıcı olduğuna inanan, kolay kolay elini ateşe uzatmaz.
ANLATACAĞIMIZ ŞEY
Bütün peygamberler fert ve toplumlara, tevhidi ve İslamsız dünya ve ahiret saadetine kavuşmanın mümkün olmayacağını anlatmıştır. İnsanları tevhide ve Adil Düzen’e çağırmışlardır. Milli Görüşçü olmak, peygamberlerin izinde yürüyerek fert ve toplumu birliğe ve adil düzene çağıranlardan olabilmektir. Anlatacağımız şey, Peygamberimiz ve arkadaşlarının her topluma anlattığı, telkin ve teklif ettiği şey ne ise odur. Araçların değişmiş olması bu gerçeği ortadan kaldırmaz. Tarihin şahit olduğu en büyük olay, Kur’an’ın gerçekleştirdiği devrimdir. Bu devrimi zamanımızda da gerçekleştirmek ve geleceğe taşımak Milli Görüşçüler olarak, bizim en mühim görevimizdir. Bu devrim; ferdi, toplumu ve faizci köle düzenini Kur’an ile kökten değiştirmektir. Tebliğ; gerçek anlamda çağ kapatıp çağ açan sadece Kur’an’dır hakikatini bütün yönleriyle anlatmaktır. Davet ise; fert ve toplumu Kur’an’ın aydınlığına çağırmaktır. Kur’an’ın aydınlığı; önce ahlâk ve maneviyattır, barış, huzur ve kardeşliktir, doğru hak anlayışıdır, adalettir, refahtır, izzet ve şereftir. Adil Düzen’i telkin ve teklif etmek, maruf olanı emretmektir. Faizci kapitalizmi etkisiz hale getirmek, münkeri ve kötülükleri men etmektir. Selam hidayete tabi olanlara…