Son Haçlı seferlerini başlatan Bush, halkı Müslüman olan ülkelerde Kur an-ı Kerim eğitimini engellemek için kanunlar çıkarttırıyor ve kendinden önce yapılan Haçlı seferlerinin başaramadığını kendisinin başaracağına inanıyordu.

Aradan geçen iki senelik zaman içinde bu güne kadar elli yılda sağladığı dev balonuna yine kendisi bir süngü sokuverdi ve dünya milletleri arasında olmayan değerinin kaç gram olduğunu görüverdi.

Bazı kelimeler vardır ki, onları kendi ağzımdan söylemem mümkün değil. Çünkü ben yeryüzünde bir zerre bile yaratmış değilim.

İnsan hakkında insanı yaratan konuşur. Müslüman ı, kafiri, Münafığı O yaratan tarif eder ve kimin iyi kimin kötü olduğunu O açıklar.

Allah ın ayetlerine inanmayan, kendi bilgisini Allah ın ayetlerinin üstünde gören ve Hz. Musa ya karşı Firavunun yanında yer alan Bel am hakkında Rabbimiz:

"Dileseydik onu bu ayetlerle yükseltirdik. Ancak o yeryüzünde ebedi kalmaya kalktı ve kendi arzularına uydu. O nun durumu köpeğin durumuna benzer. Üzerine varsan dilini sarkıtıp solur, bırakıversen yine dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin durumu bu. Bu yaşanmış olayı onlara anlat. Umulur ki düşünürler." (A raf 176)

"Âyetlerimizi yalanlayanların ve kendilerine zulmedenlerin durumu ne kötü." (A raf 177) buyururuyor ve o tip insanlara köpek kelimesini uygun buluyor.

"Biz, Mevlana nın Mesnevisini okuruz. O, insan ve tabiat sevgisiyle dopdolu" diyenler, buyurun Mesnevi yi okuyalım:

"Ey azgın köpek, ne havlıyorsun Kur an ı  kınayarak isyankar olma. (Mevlana, Mesnevi, hazırlayan Prof. Amil Çelebioğlu 3/ 4326)

"Sapıklar, Kur an da  sadece  laf ve söz görürler. Çünkü  dalâlet sahipleri böyledirler. (Mevlana, Mesnevi, hazırlayan Prof. Amil Çelebioğlu 3/4260)

Basireti körelmişler, veya çocukluktan kurtulamamışlar "Kur an ı okuduk ama içinde bir şey göremedik" diyenlere:

Güneşin  ışıkları, nurlarla  doluyken  körün gözü, onda sıcaklıktan başka bir şey hissetmez. (Mesnevi, hazırlayan Amil Çelebioğlu 3/4261)

"Kur an ı  küçük çocuklar da okur ama emir ve yasağı  anlamaya güçleri yoktur." (Mesnevi, hazırlayan Amil Çelebioğlu 3/4271)

Dünyanın her tarafında Kur an ın sesini keseceğiz" diyenlere:

 "Dolunay, geceleyin  gökte dolaşırken, onun yürüyüşünü  köpeklerin ulumaları engelleyemez.

"Bu köpekler "Kur an okunurken susunuz" emrine karşı  sağırdırlar. Kıskançlıklarından  dolunaya   havlar dururlar." (Mevlana, Mesnevi, hazırlayan Amil Çelebioğlu 3/ 1485- 1486)

Hakkın sözü eğri görünse de  o doğrudur." (Mesnevi, hazırlayan Amil Çelebioğlu 1/2989)

"Hakkın sözünün  tefsiri yine hakkın sözüyledir. (Kur an Kur an la tefsir edilir.) Zan sahibinin  görüşünün  peşine düşme." (Mesnevi, hazırlayan Amil Çelebioğlu 6/2315)

"Vahiyden  (Kur an ve sünnetten ) olmayan söz, heva ve hevesten ibarettir. Toza toprağa benzer, havada yok olur gider." (Mesnevi, hazırlayan Amil Çelebioğlu 6/4702)

"Allah ın lütfu  Muhammed Mustafa ya va detmişti ki  sen  ölsen de  Kur an ve onun kanunu bulunan İslam dini ölmez. (Mesnevi, Tahir-ül Mevlevi tercemesi beyit no: 8901)

"Kimsenin Kur an a bir harf ilâve etmeye ve bir harf eksiltmeye  gücü  yetmeyecektir. Sen, benden  iyi muhafız arama ." (Mesnevi, Tahir-ül Mevlevi tercemesi beyit no: 8903)

Kur an senin için, Musa nın asası gibidir ki ip ve  değnek gibi olan  küfrü, ejderha gibi yutar. (Mesnevi, Tahir-ül Mevlevi tercemesi 8912)

Eğer sen  toprak altında yatmışsan, söylediklerini- yani Kur an  ve hadisi Musa (S.A.V) nın asası bil. (Mesnevi, Tahir-ül Mevlevi tercemesi beyit no: 8914)

"Sen uykudasın, fakat nurun gök yüzünde düşmanlarına  yayını kurmuş, müdafaaya hazırdır."

"Senin yay gibi  olan nurun,  feylesofu ve ağzının gevelediği  din aleyhindeki felsefeyi  okla susturur." Mesnevi, Tahir-ül Mevlevi tercemesi beyit no: (8915-16)

"Kur an ın manasını yine Kur an dan sor veya Kur an a aşık olandan sor ki O Kur an a candan kurban olmuş, ruhu Kur an ın kendisi kesilmiştir." ( 5/3137)

 "Kur an, kıyamete kadar, inkarcılara şöyle bağırır: Ey cahilliğinin kurbanı olmuş kuru kalabalık!

"Siz, beni masal sanarak i tiraz ve küfür tohumunu dikmiştiniz."

"Yok etmeye çalıştığınız (Kur an) ki o bakidir. Siz ise masal oldunuz." (Mevlana, Mesnevi, Tahir-ül Mevlevi tercemesi beyit no: 11936-11938)

Tarih kitaplarında "Bir varmış bir yokmuş" diye anlatılan masallar arasına gireceksiniz.

Bu son uluyuşunuz olur İnşallah.