Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Biz Müslümanlar, özelde Millî Görüşçüler, takva sahipleri için hidayet, bütün insanlık için beyan olan Kur’an’ı okumuyor, tedebbür, tefekkür ve tevessül etmiyoruz. Her Müslüman, Allah’ın razı olduğu halife bir kul olmak istiyorsa, Kur’an’ı, kâinat kitabını, insanın bizzat kendisini okumak zorundadır. Bunlar, okunması emredilmiş üç kitaptır. Kur’an; diğer iki kitabın gereğince okunup değerlendirilmesini kolaylaştıran bir nurdur, hidayettir. Bu üç kitabi birlikte okumayan Müslümanlar, Allah’a kulluk, ibadet, hilafet, emanet ve imaret görevlerini yapmak yerine, nefsi arzularının kulu ve kölesi oluyorlar. Bir Müslüman; Kur’an’ın tanımladığı Kur’an’ca Müslüman olmadıktan sonra, zelil bir kimse olur.
KUR’AN’IN KONULARI
Bir hayat ve düzen kitabı olan Kur’an; bize kâinatın yaratılış sırlarını ve hikmetlerini açıklar. Bütün ilimlerin temel kurallarını bildirir. Kur’an’sız ilim, ilimsiz saadet olmaz. Kur’an; bize mülkün tek sahibi Allah’ı tanıtır. Meleklerden ve cinlerden söz eder. İnsanı ve yaratılışındaki hikmetleri açıklar. Kur’an; insanın Allah’la, insanın insanla ve diğer varlıklarla ilişkilerini düzene koyar. Kur’an; dünya ve ahiret saadetinin esaslarını, kitapları, peygamberleri ve onların fert ve topluma telkin ve teklif ettiği adil düzeni, güzel ahlak esaslarını, hak ve adalet ölçülerini bildirir. Kur’an; hak-batıl mücadelesinin tarihi seyrinden, hakka ve batıla inanan toplumların akıbetinden, Allah yolunda cihattan ve bu cihadın nasıl yapılacağından söz eder. Kur’an’ın ele aldığı konulardan birisi de dünya, evren ve hayatla ilgili hükümlerdir.
Kur’an; Allah’ın izniyle, insanları karanlıklardan aydınlığa, Allah’ın yoluna çıkaran bir kitaptır. Kur’an; âlemler için bir öğüt ve uyarıdır. Kur’an; bir hükmetme ve yönetme kitabıdır. Maide 49: “Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet, onların arzularına uyma ve seni Allah’ın indirdiği şeylerin bir kısmından uzaklaştırmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse bil ki Allah, onları bazı günahlarından dolayı bir belaya çarptırmak istemektedir. Gerçekte insanların çoğu fasıktırlar.”
Bu emir, Peygamberimiz’in şahsında bütün emir sahiplerinedir. Kur’an; uyulacak tek kitaptır.
NİÇİN KUR’AN?
Çünkü fert ve toplum; zulümden kurtulup, İslam’ın aydınlığına sadece Kur’an’la ulaşır. Bu gerçeği beyan eden birçok Kur’an ayeti vardır. Bakara 257: “Allah, iman edenlerin velisi, koruyucusu, emrinde oldukları otoritedir. Onları şüphe, inkâr ve cehalet karanlıklarından, hidayet, iman ve ilim aydınlığına, nura çıkarır. İnkârda ısrar edenlerin velileri de putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörler, idareler şeytani güçlerdir, tağuttur. Onları hidayet, iman ve ilim aydınlığından, nurdan; şüphe, inkâr ve cehalet karanlıklarına götürürler…” Aydınlık; Adil Düzen, karanlık da, faizci kapitalizmdir. Kur’an’la aydınlatılmayan zulüm karanlığı, şeytanların faaliyetleri için uygun bir ortam oluşturur. Aydın insan; faizci kapitalist cahiliye karanlıklarını reddedip, bir adı da "Nur" olan Allah’ın Kitabıyla nurlanıp başkalarını aydınlatmaya çalışan mümindir. Kur’an’la bağı kopmuş insan, aydın değil; olsa olsa kara karanlıkların kapkara adamıdır. Kur’an’sız hayat, vahşi bir hayattır, körlerin, sağırları ve akılsızların hayatıdır.
BÜYÜK DEĞİŞİM
İlk insan, aynı zamanda ilk peygamberdir. Büyük peygamberler de çağ kapatıp çağ açmış liderlerdir. Nuh tufanı, o tarihte ve sonraki etkileriyle yeni bir çağı belirler. Hz. İbrahim; putperest çağa destansı meydan okuması ve mücadelesiyle tevhit zihniyetinin köşe taşıdır. Hz. Musa ve İsa da böyledir. En büyük değişim, Kur’an’ın gerçekleştirdiği değişim; en büyük ıslahçı da Hz. Muhammed’dir. Kur'an'la cahiliye çağı kapanmış; saadet çağı başlamıştır. Durum böyleyken, Kur’an bu asrın Müslümanını niçin değiştirmiyor, insanlığı niçin etkilemiyor? Bunun sebebi Kur’an değildir. Kur’an; değişimci dinamik yapısını koruyor. Ancak günümüz Müslümanları, Kur’an’ca yaşamaktan uzaklaştılar. Modern cahiliyenin kölesi oldular. Cahiliye; materyalist bir inanç sistemi, Kur’an’sız yaşanan bir yaşam biçimidir. Cahiliye; ahlaksızlık ve hayâsızlıktır. Ve cahiliye bir hile rejimi ve köle düzeni, kuvveti üstün tutan, ırkçılığı esas alan bir yönetim biçimidir. Siyonist Yahudiler, Hıristiyanlar ve yerli işbirlikçiler modern köleliği devam ettiriyorlar. Çünkü Müslümanlar, tek bir ümmet, tek bir kuvvet halinde, modern cahiliyeye ve zulme karşı emredilen cihadı yapmıyorlar. Müslümanlar, kaplarını Kur’an çeşmesinden doldurmuyorlar. Kur’an’a muhalefet ederek ümmet olunmuyor.
Kur’an, ittifak edin, dedikçe bizler, daha fazla tefrikaya yöneliyoruz. Kur’an, adalet dedikçe, bizler daha fazla zalimleşiyoruz. Kur’an; müminler kardeştir dedikçe, bizler kin ve nefretimizi kardeşlerimize kusuyoruz. Kur’an hayırda yarışın derken, biz belamıza koşuyoruz. Biz böyle olunca, cihattan düşüyor, dünyamızı da, ahiretimizi de berbat ediyoruz. Millî Görüşçüler ve İslam âlemi olarak, içinde bulunduğumuz hal, zilletimizin en büyük delilidir. Bu halimiz, kendimizi Kur’an’la tedavi edinceye kadar devam edecektir.
YAŞAMAK İÇİN OKUMAK
Kur’an, yaşamak için okunmuyorsa, O’nu ha bir papağan okumuş, ha papağanlaşmış insan okusun fark etmez. Kur’an; muhatabı olan bizlerden, kendisine sahih bir niyet ve sağlam bir itikatla, samimiyet ve ihlas içinde muhatap olmamızı talep ediyor. Kaypaklık, saptırma ve fitne için yapılacak okumaları da kınıyor. Kur’an talim ve terbiye için okunmalıdır. Kur’an; ahkâmına, telkin ettiği adil düzene uymak için okunmalıdır. Kur’an bir felsefe kitabı değil, hakikat kitabıdır. İnanmak ve kanunlarına göre yaşamak mecburiyetinde olduğumuz tek kitap, Kur’an’dır. Mümin; Kur’an insanıdır. Mümin; dünya ve ahirette hor ve hakir olmaktan kurtulmak için ashabın Kur'an'a sarıldığı gibi sarılır. Sadece Allah’a kul olabilmek, özgürlüğe kavuşup yükselmek için Kur’an’ı harfiyen ve aynı heyecanla yaşamak, emir ve yasaklarına uymak için okumalıyız. Selam hidayete tabi olanlara…