Kültür, en çok kullandığımız kavramlardan biridir. Ancak
tanım ve açıklaması biraz zordur. En kısa, sade ve herkesin anlayabileceği bir
lisanla şöyle tarif edebiliriz.
Kültür:
İnsana bu dünyada nasıl yaşayacağını öğretmektir.
Toplumların dinlerinden, tarihlerinden devraldıkları
manevî ve maddi mirasların toplamıdır.
Manevî mirastan kastedilen inançlar örf ve âdetler, değer
yargıları, fikirler, düşünce sistemleri, sanat anlayışları müzik ve
benzerleridir.
Maddi mirastan kastedilen ise mimari yapılar, ilim ve
bilgi, yapı sanat eserleri ve benzerleridir.
İhsan Sezal ın Sosyal Bilimlerde Temel Yapılar
Ansiklopedisi de (Ank 1991 Sf. 79) naklettiğine göre Prof. Mümtaz Turhan a göre
kültür:
Toplumların maddi ve manevî değerlerinden oluşur. Bu
değerler ise, her nevi bilgi, alâkalar, itiyatlar, davranışlar ve zihniyettir.
Bir milletin temel kaynağı Milli Kültürü dür. Bunun
kaynağı da milletin dini, dili, tarihi, ahlâkı, sanat ve gelenekleri olmuştur.
Milletleri millet yapan çocuğu aileye, aileyi topluma,
toplumu millete bağlayan ve onların birlikte yaşamasını sağlayan ortak
değerler, yani kültürdür. Eti yenmeyen, derisi giyilmeyen, kemikleri bir işe
yaramayan insanoğlunun değeri imanına, aldığı terbiyeye ve kültüre göre
ölçülür. Elbette kendi kültürlerini yaşamayanları başkalarının kültürü alır,
götürür.
Allah (C.C.), Bakara Suresi nin 204 ve 205 inci ayetinde
ekonomik ve kültürel harbin milletlerarasında çok yaygın bir hâl alacağını
haber vermiştir.
Merhum Nurettin Topçu, İslam Medeniyeti mecmuasında
(Ağustos 1967 tarihli 1 no lu nüshasında) diyor ki:
Okullarda maddi-manevî kültür dersleri verilir. Manevî
kültürün özü, insan sevgisidir. Gayesi Allah sevgisidir. O yalnız bir ders
içinde verilmez.
Sanat, edebiyat, yurttaşlık, tarih ve felsefe manevî
kültür dersleridir. Manevî kültürün gayesi olan Allah ideali ise dinin
sahasıdır. Yarım asırdan fazla zamandan beri okullarda manevî kültür
yozlaştırılmış, maddi kültür ise kutsallaştırılmıştır. Bunun sonucu iyiye
alâmet değildir.
Kültür kelimesinin Türkçe karşılığı irfandır. İrfan,
yaratılıştan bilmek veya sezgi ya da bilgi ve tecrübeden meydana gelen
zihin/zekâ olgunluğudur. Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır /
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır ifadesi aynı manada
kullanılmıştır.