Hz Peygamber

kişi günah işlediğinde kalbinde siyah bir leke meydana gelir. Tevbe ve

istiğfar ile temizlenmezse kara lekeler çoğalarak kalbi kaplayıncaya kadar

istila eder buyurmaktadır. Hata insan fıtratıyla uyumlu değildir, patolojidir

ve iyileştirilmesi gerekir. İnsanın fıtratıyla uyumlu olmayan hal ve hareketler

kişi üzerinde negatif bir etki bırakır. Hatada ısrar etmek, kişinin ruh

sağlığında aşınmalara neden olur. Yani hatalarımız dünyevi ve uhveri hayatımıza

büyük zararlar getirir. O yüzden Rabbimiz fıtratımızla uyumlu olmayan

davranışları haram kapsamına alarak bizi korumaktadır.

Müslüman hata yapar fakat hatada ısrar etmez,

etmemelidir. Bu konuda en güçlü kılavuz, kişinin inandığı din ve bundan

beslenen vicdanıdır. Vicdanın gecesi gündüzü yoktur, sorumlu bir asker gibi

dinamik ve kuvvetlidir. Hataya yaklaştığımız anda harekete geçer ve gönderdiği

sinyallerle bizi uyarmaya çalışır. Fakat vicdanın da enerjiye ihtiyacı vardır.

Nitekim sesi kısılan vicdan, donuklaşır ve artık tepki veremez hale gelir.

Kötülüğü karakter haline getirenlerin içinde düştüğü durum budur.

Kötülük insanın fıtratı ile uyumlu olmadığından kişide

olumsuz duygulara yol açar. Bazı kimseler vicdanın sesine kulak verip geri adım

atarken bazıları hatalarını kör nefisleri ile uyumlu hale getirir ve kötülükte

ısrar ederler. Kötülük bu kimselerin karakteri haline gelir ve artık geri

dönmeleri pek mümkün değildir. Kötülüğe eğilimliyiz fakat iyiliği tercih etme

gücüne de sahibiz. Bunun için hayata iman penceresinden bakmalı ve olayları

iman gözlüğü ile görebilmeliyiz. Bunun tek tedavisi budur.