Yakın zamana kadar grip aşısının yapılacağı kimseler grubuna dahil olan büyük bir kitle birdenbire grip aşısı olması gerekenler risk grubunun dışına itiliverdi. Buna karşılık sorumluların toplumu tatmin edecek bir açıklama yapmaması da tereddütleri artırıyor. Bunun da ötesinde pek çok soru cevapsız kalıyor. Çünkü her türlü hastalıkta müracaat edilen aile hekimleri sadece bakanlığın açıkladığı listede adı geçenlere aşı için reçete yazabiliyor. Eğer bakanlığın listesinde isminiz yoksa yani bakanlık sizi risk grubuna almamış ise parasını ödeseniz bile grip aşısı olmanız mümkün değil. Böyle olunca da aile hekimleri kimlerin grip aşısı olması gerektiğine karar veremez duruma getirilmiş durumda.
Hemen belirteyim ki, yapılan bir takım açıklamalarda kimlerin risk grubunda olduğu belirlenirken artık bu gruba dâhil olanların sadece belli bir yaşı aşmış olması yetmiyor. Bazı çok ciddi hastalıklarla da uğraşıyor olması gerekiyor. Bu arada bir de risk grubuna girenler belirlenirken bu gruba girebilmek için 5 puana ulaşmak gerekiyormuş. Bu da bazı hastalıklara puanlar verilmiş, yakalandığı hastalıkların puanı 5’e ulaşırsa grip aşısı olunabiliniyor. Bunun da ötesinde insanların risk grubunda olup olmadıklarını bakanlık belirliyor, aile hekimlerine sadece reçete yazmak kalıyor.
Gelinen noktada yakın zamana kadar korona salgını konusunda risk grubunda olmak bugün için geçerli değil. Söz gelimi geçmişte 65 yaşını geçen herkes sık sık uyarılır, salgına yakalandığı takdirde tehlikeli olacağı belirtilirken şimdilerde 70-75 yaşını geçmiş olmak risk grubunda olmanıza yetmiyor. Sanki korona ya da grip mikrobu yapı değiştirdi. En azından şimdilik böyle bir değişim söz konusu değil. İlgililer böyle söylüyor. O zaman da vaktinde yeteri kadar grip aşısı temin etmemiş/edememiş olanlar kendilerince yeni bir risk grubu oluşturmuş bulunuyorlar. Böyle olunca da ister istemez gündeme iktidarın yeteri kadar grip aşısı tedarik edememe beceriksizliği gizlenmeye çalışıldığı akla geliyor.
Aslında başta Sağlık Bakanı Koca’nın grip aşısı ile ilgili gazetecilerin sorularına verdiği cevaplarda böyle bir durumun ortaya çıkabileceğinin işaretleri vardı. Ancak, söylenenin doğru olduğunu aksi ispatlanmadığı sürece kabul etmek esas olduğu için bu konu fazlaca gündeme gelmemişti. Şimdi ise işin gizlenecek yanı kalmadığı halde aynı belirsiz açıklamalar sürdürülüyor. İnsan sağlığı ile ilgili bir konunun böylesine belirsizliğe itilmesinin doğru olmadığını sanıyorum söylemeye bile gerek yok. Korona salgınının başlarında alınacak tedbirlerdeki belirsizlik uzunca bir süre devam etmiş, yeteri kadar maske temin edildiği andan sonra maskenin yüzde yüz gerekli olduğu topluma hatırlatılmaya başlanmıştı. Sanıyorum grip aşısı konusunda benzer bir durum söz konusu. Dilerim grip toplumu kırıp geçirmeden piyasaya yeteri kadar aşı sürülür, iş işten geçmeden bu mesele halledilir.