GİDEREK ağırlaşan şartlar; sosyal dokunun tahribe

uğramasını artırmaktadır. Milletimizin değerlerinden hızla uzaklaştırılarak

ahlak ve maneviyat bunalımına sokulması; en temel kurum olan aile yapısını

tehdit edecek boyutlara ulaşmaktadır. Bu durum, ülkemizde güç uygarlığının

yaşattığı krizi göstermektedir. İnsanın insan üzerinde egemen olmasını esas

alan ve yeryüzünü kendi mülkü olarak algılayan bu anlayışa karşı durmak milli

duruşun bir göstergesidir.

Toplumun tarafgirliğe ve kutuplaşmaya zorlandığı bir

dönemde bu görev çok asil bir görevwdir. Çünkü güç temelli uygarlığın dayandığı

değerler ve kurumlar insanlığı mutlu etmemiştir. İşgalleri, soykırımları ve

sefaleti sürekli artıran biri gücün, bir konjonktürün peşinden sürüklenmek

kimseye fayda sağlamıyor. Günümüzde güç uygarlığı , huzur ve barışı tesis

edemediği gibi göç uygarlığı nı da başlatmıştır. Bunu görmek kadar göstermek

de önemli!

Bunu yaparken iktidarın oyuncağı olmamak bir duruş

gerektiriyor. Bu duruşu 43 yıldır sergileyen Milli Gazete, seçkinlerin adeta

bir iktidar oyununa dönüştürdüğü yönetim anlayışına bir derinlik kazandırma

mücadelesi vermektedir. Türkiye nin müzakereci ve sorun çözücü bir anlayışa ve

zarif bir üsluba olan ihtiyacını karşılamaya çalışmaktadır. Milli Gazete,

zamana yenik düşenlere sürekli sormaktadır: Kula kulluğa, sömürüye,

adaletsizliğe karşı çıkanlar aynı çatı altında güç üzerine nasıl

birleştiriliyor Siyaseti insani bir faaliyet olarak değil de, bir iktidar

oyunu olarak gören anlayışlardan nasıl çözüm bekleniyor

Sadece konjonktüre yenik düşmeyenler milli dir! Bir kez

daha anlıyoruz ki; emek, gayret ve şevkin önemsenmediği, yaşamın sadece yenilgi

ve zaferlerden oluştuğu biz zamanda hakkın ve hakikatin peşinden gitmekten

başka çare olmadığını vurgulamak ne kadar da önemliymiş! Yola çıktığı insanları

yarı yolda bırakmayan, egemen güçlerin maşası olmayan, gizli ve kapaklı işler

çevirmeyen, milleti kamplaştırmayanlarla yol almak ne kadar da anlamlıymış!

Kimseye halel getirmeden ve vatanımıza asla bir bedel ödetmeden bunun

başarılabileceğine inananlara seslenmek ne kadar da yüce bir görevmiş!

Milli Gazete, misyonu ve vizyonuyla Türkiye nin hem

yolunu hem yönünü belirleyecek konumdadır. Batı ya uydu kalan değil, İslam

ülkelerinin öncüsü olacak kadroların sesidir. Mazlumlara umut, küresel beylere

korkudur. İstikbal mücadelesinin değil, istiklal mücadelesinin takipçisidir.

Mazlumlar ayağa kalkmadıkça zalimlerin diz çökmeyeceği şuurunun tercümanıdır.

Bu şuur sayesinde, okudukça kalplerin huzur bulduğu bir gazetedir. Bu ülkenin geleceğinde

kendini sorumlu görenlerin okuru olduğu gazetedir! Milli Gazete, adanmışlığı,

inanmışlığı kuşananların kendini onda bulduğu dünümüz, bugünümüz ve

yarınımızdır!