SURİYE DE 4 yıldan beri bir iç savaş sürüyor. Daha

doğrusu Esad yönetiminin halkını bombalaması, katletmesi ve milyonlarca

Suriyeliyi ülkeyi terke zorlaması sürüp gidiyor. Suriye de Suriye de Esad

yönetimine karşı çatışmalar başladığında ortada IŞİD diye bir örgüt yoktu. Irak

ve Suriye de ortaya IŞİD diye bir örgüt çıkana kadar Suriye de devlet güçleri

tarafından insanların katledilişi, yerleşim merkezlerinin yerle bir edilişi ABD

ve koalisyon güçlerini hiç ilgilendirmedi. Bu yönde özellikle Türkiye nin Batılıların

dikkatini çekme gayretleri de bir sonuç vermedi. Bırakın Esad a karşı harekete

geçip Suriye de katliamlara son vermeyi, saldırılar karşısında ülkelerini terk

ederek komşu ülkelere sığınmak zorunda kalan 5 milyon civarında insanın aç,

açık kalması da özgürlük ve insan hakları savunucusu görüntüsü veren ABD ve

koalisyon ortaklarını hiç ilgilendirmedi. Bu arada Birleşmiş Milletler (BM)

denen örgütten bahsetmeye bile gerek duymuyorum. Çünkü bu örgüt Suriye de

çatışmaların başından bugüne kadar ülkeyi terk edenler ile Esad güçlerinin

saldırıları sonucunda hayatını kaybedenlerle ilgili istatistik bilgiler

yayınlamanın ötesinde varlık gösteremedi. Bu haliyle de eleştirilerin odağı

haline geldi.

IŞİD ortaya çıkıp bir anda Musul u işgal ederek Bağdat a

doğru harekete geçtiğinde de ABD ve koalisyon ortaklarını fazlaca

ilgilendirmedi, hiçbir hareket görülmedi. Ne zaman ki, IŞİD yönünü Irak tan

Suriye ye çevirdi ve Kobani yi işgal etti bir anda ABD ve yandaşları harekete

geçme ihtiyacı duydular. Harekete geçtiler de ne oldu Suriye de iç savaşın

tetikleyicisi Esad yönetimine yönelik bir hareket mi söz konusu oldu Bugüne

kadar böyle bir şey söz konusu değil. Sadece eğit-donat olarak nitelendirilen

bir uygulamadan bahsediliyor. Yani ABD ve yandaşları Suriye deki muhalif

grupların içinden seçecekleri kendilerine yakın ve sözlerinden çıkmayacak bazı

grupları eğitip donatacaklarmış Bu ne kadar sürer, sonuçta bu eğitilmiş ve

donatılmış güçler Esad a yönelik bir hareketi mi sürdürürler yoksa Irak ta

olduğu gibi Suriye nin de parçalanmasında görev mi üstlenirler onu da zaman

gösterecek. Ancak ABD ve yandaşlarının hedefinin bu iki ülkenin parçalara

ayrılması olduğunu söylemek için çok fazla özel istihbarat bilgilerine ihtiyaç

olmadığını düşünüyorum. Özellikle de Kobanı nin IŞİD den temizlenmesinin

ardından esen havaya bakıldığında Suriye nin parçalanmasının önü açılmış

görünüyor. Yoksa Kobani nin IŞİD den temizlenmesinin Türkiye de bazı şehirlerde

kutlanmasını, ABD ve koalisyon ortaklarının açıklamalarını nasıl izah edeceksiniz

Belli ki bugün olmasa bile gelecekte kurulmasına karar verilmiş Büyük

Kürdistan a giden yol Kobani den geçiyor.

Kısacası, Irak ve Suriye de yaşananları sadece IŞİD ile

izah edenler, aslında Irak ve Suriye de yaşanan karmaşadan IŞİD in çıktığını

görmezden gelerek gerçek sorunu ve perde arkasındaki güçleri gizlemede bir

vasıta olarak kullandılar, kullanıyorlar.