Bizimle olduğunu birçok ayette haber veren Rabbimiz, bizim de bu dünyada, müminlerle beraber olmamızı haber verir.
“Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnız Allah’a halis kılanlar hariç. İşte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah yakında müminlere büyük mükâfat verecektir.” (Nisa süresi ayet 4/146).
İmanda birlik sağlayanların bir araya gelmeleri gerekir.
Orası da kimsenin tekelinde olmamalıdır.
“Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve ruku’ edenlerle beraber ruku’ edin.” (Bakara süresi ayet 2/43, Al-i Imran süresi ayet 3/43).
Namazda birlik.
1400 yıllık zaman içinde bütün Müslümanların birlikte olabildiği tek yer camilerdir.
Cuma günü farz namazı kılmaya kalktığınızda sağınızda, solunuzda, önünüzde ve arkanızda gördüğünüz insanlarla başka bir yerde bir araya gelemezsiniz.
Partiler, dernekler, vakıflar, sosyal kurumların tamamı, ayrı ayrı kendi mekânlarında birlikte olurken cami hepsini toplar.
Şahitlerle beraber olmamızı istememizi haber verir.
Şahit, yer ve gökyüzünde olan her çiçek, çocuk, taş, kuş, deniz, yıldız her ne var ise hepsinin Allah’a götüren ayetler olduğuna, bütün peygamberlere ve onların getirdikleri ayetlere bakarak Allah’ın birliğine, peygamberlerin hak olduğuna şahitlik yapanlardır.
“Ey Rabbimiz! İndirdiğine inandık, Resule uyduk. Sen bizi şahitlerle yaz.” (Al-i Imran süresi ayet 3/53).
“Peygambere indirilenleri işittiklerinde hakkı tanımalarından dolayı gözlerinden yaş aktığını görürsün. Onlar: ‘Ey Rabbimiz, biz iman ettik, bizi şahitlerle beraber yaz’ derler.” (Maide süresi ayet 5/83).
Biz, Ezan-ı Muhammedi ile her gün beş vakitte, “Eşhedü en la ilahe illallah/Şahitlik yaparım ki, Allah’tan başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur.
EşhedüenneMuhammedenRasülüllah/Ben yine şahitlik yaparım ki, Muhammed, Allah’ın rasülüdür” diye şahitliğimizi bütün dünyaya ilan ederken o şahitlerle beraber oluruz.
Bu şahitler, iman esaslarına inanarak, İslam’ın beş şartını yerine getirerek, ihtiyaç sahiplerine en sevdiği yediğinden yedirme, giydiğinden giydirme yaparak, bu yolda darlığa da, bolluğa da, sağlığa da hastalığa da, zenginliğe de, fakirliğe de sabrederek, sözünden caymadan, doğruluktan ayrılmadan Ebrar arasına katılmayı ister.
Öyle ise “Ebrar” kim? Devamı yarın.