Bakanlığın arkasında kurulan “özel çiftliği” ortaya çıkardık… Çıt yok!

Üst düzey bürokratın kayınvalidesinin üstünden üç yıl boyunca yarış atı koşturduğunu ortaya çıkardık… Çıt yok!

Bakanlığın “Özel Hesabı” örtülü ödenek gibi kullanılmış. Belgeleriyle ortaya koyduk… Çıt yok!

Oynatılan dansözle gündeme gelen hizmet içi eğitim programının bütçesi sır gibi saklandı… Yazdık, çıt yok!

Hakan Bilal Kutlualp’e verilen sonra vazgeçilen ve milyon dolarların konuşulduğu “ürün doğrulama takip sistemiyle” ilgili kafaları karıştıran süreçleri yazdık… Çıt yok!

Bilişimle ilgili alımları tek çatı altına toplayan Bilişim Koordinasyon Üst Kurulu ile ilgili soru işaretlerini yazdık… Çıt yok!

Üst düzey bürokratın kullandığı makam aracıyla ilgili millet iradesinin tecelligahı TBMM’nin yanlış bilgilendirildiğini ortaya çıkardık… Yine çıt yok!

Haberlerin hepsi mahkemeler tarafından aklandı… Yine çıt çıkmadı! 

Bir başka ülkede olsa yer yerinden oynardı… En azından sorgulanırdı ama Türkiye’de çıt çıkmadı!

Diğer yandan Türkiye, ilk kez ‘O’nun döneminde saman ithal etti!

Türkiye’nin hayvancılığı, ‘O’nun döneminde krize girdi! Ha bire et ithal ediyoruz!

Çiftçi kan ağlıyor…

Tarımsal destekler de olmasa Türkiye’de çiftçi namına bir şey kalmayacaktı.

Sağlık, ulaştırma, çevre… Bu bakanlıklarda millet adına iyi işler yapılmış olabilir…

Ancak şunu çok iyi biliyorum ki tarım gibi dünyanın en stratejik bir sektöründe Türkiye ‘O’nun döneminde tartışmasız bir şekilde geriye gitti.

Hakkını yemeyelim; Fransa hükümetinden ‘Şövalye Liyakat Nişanı’ aldı. 

Tek başarısı da bu zaten!

Bütün bunlara rağmen ne gariptir ki ‘O’nun ismi yine ‘Bakan’ olarak geçiyor…

Hem de Tarım Bakanı olarak…

Demek ki Türkiye’de belli çevrelerin kriterleri çok farklı!

Başbakan Davutoğlu, belli çevrelerin kriterlerini mi, yoksa milletin kriterlerini mi dikkate alacak… Bekleyip göreceğiz…