“Her kim izzet istiyorsa bilsin ki izzet tamamıyla
Allah’ındır..” (Fatır suresi-10).
Onur, üstünlük ve itibar isteyen için yegane adres.
Sahip olduklarımızın hiç biri bizi itibarlı kılmaya yetmiyor
demek. Unvanlarımız, servet ve mülklerimiz, bildiklerimiz bize hakikatte bir
şeref ve onur kazandırmaya yetmiyor.
Birilerinin bize yönelen takdir ve iltifatları, alkış ve
tezahüratları, bize yakın/tanış olma arzuları doğru bir mevkide ve güvende
olduğumuz anlamına gelmiyor demek.
Bu mesele neden bu yazıya konu oldu dersiniz
Kitabın bu açık ve net beyanına rağmen bir çok ilahi haber
gibi bu meseleyi de içinde bulunduğumuz yoğun (!) mesailerimiz ve gündelik
telaşlarımıza kurban edip kendimizle irtibatlandırmaktan ve üzerinde
düşünmekten uzak kalabiliyoruz.
Postmodernitenin herkese yarayışlı hakikat ve değer ölçüleri
icad etmekte ne denli mahir olduğuna tanık olduğumuz şu zamanlarda müslüman
oluşumuzun ne demeye geldiğine dair de oldukça çeşitli ve elastik tanım ve
tekliflere muhatap kılınıyoruz. Müslümanca bir çıkış bulabilmek için ve kafa
karşıklığımızı gidermek üzere yine vahye müracaat etmeli değil miyiz
Önce istediğimizin ne olduğunu sorarak zihnimizi ve
yüreğimizi yoklayarak başlayalım.
Gerçekten neyi talep ediyoruz
Kendimizin kendimize yönelik beğenisi ve takdiri mi
Etrafımızdakilerin, eşin dostun, bizi idare edenlerin ya da idare ettiklerimizin takdiri mi
Bizim ya da çevremizin bize atfettiği değer ve takdir bizim
için ne çeşit ve ne düzeyde bir ölçü (gaye) ifade ediyor
Sahip olduğumuz veya sahip olmak için çabaladığımız maddi
varlıklar (ev, araba, işletme vs.) erişmeye çabaladığımız hangi hedefe ayarlı
Bir tür saygınlık
Mutluluk, hoşnutluk…Gurur, yeterlilik ve muhtaç olmama
hissi ...
Başarıyı ispat, beğenilme arzusu ...
Hangisi, hangileri
….
Diğer yandan sizin gibi inanmayan ve sizin mukaddes
saydıklarınıza itibar etmeyen birilerinin yanında değer kazanma ve saygınlık
görme ihtiyacı hissettiğinizde, aklınızı ve kalbinizi yoklamak gerekmez mi
Öyle ya sizin inandıklarınız ve değer verdiklerinize o/onlar değer vermiyor.
Dolayısıyla size değer vermiyor. Aranızdaki münasebetin bir dostluk ve
muhabbet, bir güvenlik ve sadakat anlamı taşıması mümkün mü Ortak bir doğru
(hakikat) ve güvenlik sahasına sahip olmadığımız kişilerin itibar (kıymet)
ölçüleri ve eminliği bizim için ne ifade edebilir
Bu çeşit zeminlerde saygınlık arama çabası ne tür bir
zihinsel ve ruhsal duruma işaret eder
Nasib olursa haftaya buradan devamla meselenin hayatımıza
dokunan yanlarını konuşmaya çalışalım. Aradığımızın, aradıklarımızın gerçekte
neler olduğunu fark etmeye ve ne olması gerektiğini hatırlamaya çalışalım.
Diğer bir ayetin bizi
çağırdığı yeni boyutlarla tefekküre devam edelim
”.. .İzzet Allah’ın, peygamberlerinin ve mü’minlerindir”…