Şiir nedir?
Çok farklı tarifleri yapılabilir.
Şiir olmayanı keşfettiği zaman insan şiirin ne olduğunu tanımlama ihtiyacı duymaz.
Tanımlandıkça kendi özünden uzaklaşan bir şey şiir.
En iyisi yine de onu başka bir şeye yaklaştırarak tanımaya çalışmak.
Bunun en güzel örneklerinden birini Ayşe Sevim’in yakın zaman önce çıkan şiir kitabının isminde yakaladım: Uçma Taklidi!
Şiir yazmak düz yazı konuşmanın yanında tam anlamıyla bir uçma hevesidir.
Kelimeler ve dizeler insanı uçurmaya yetmez belki, ama uçma taklidi yaptırarak onu bir anlık bile olsa yaşama hevesini teskin eder.
‘Uçmak’ çok çağrışımlı bir kelime. Uçunca, ayaklarınız yerden kesilir ve başka bir âleme yükselirsiniz. Belki de cennetin bir adının da ‘Uçmak’ olması buna sebeptir.
“Mağaranın ağzını kapatmak için atlıyor taşlar/ uçmak değil bu/ ama uçanlarla bir anlığına aynı yerde olabilmek var ya kendim/ atla”
Şairin kendisi ile arasına mesafe koyması ve bu aralıktan kendisi ile didişmesidir belki de ayaklarını yerden kesen şey.
Ayşe Sevim’in ‘Uçma Taklidi’ şiirinde uçma hamlelerinin benzerini bir zaman önce “Uçmak” adlı şiirimde ben de denemeye çalışmıştım. O şiirden aklımdan çıkmayan şu mısra oldu: ‘Uçma bilmeyenleri uçuruma gömsünler’
Şiir takipçileri Ayşe Sevim ismini daha önce çıkan Taburcu (2012) ve İşlenmemiş Suç (2015) şiir kitaplarından hatırlayacaklardır.
Son şiir kitabında her şiiri ayrı bir yarayı soğutacak cinsten. Ben ‘Esnaf Lokantası’ şiirini çok sevdim, lakin aklım yine de ‘Müslümanların birbirini çok sevmesi duasıyla’ takdim edilen ‘Soğuk İman’da kaldı. ‘Tren Kadar Uzun Bir İç Sıkıntısı’ ve ‘Kibre Mektup’u da sana bırakıyorum sevgili okur. Aklın uçup giden de kalmasın diye. (Ayşe Sevim- Uçma Taklidi- Şule Yayınları)
MUTERİZ MİSİNİZ?
İtiraz bir duruş biçimi. Körü körüne red değil, teyakkuzla yanlışa direnmektir.
Yanlışın ve yalanın önünde set olmak, onun geçtiği yerleri tahrip etmesini engellemek muteriz bir tavırdır.
Gelene ağam gidene paşam demedikleri için muteriz kişilikler toplumda kolay kolay yer bulmazlar. Uyumsuz ve de sıkıntılı oldukları konusunda neredeyse herkes ittifak halindedir.
Oysa muteriz kendisine saygıda kusur etmeyen bir kişidir.
Tasvip etmediği, onay vermediği şeylere hatır gönül için katlanmak zorunda kalmaz. Şart koşar, şerh düşer, parmak kaldırır, yumruğunu masaya vurur.
Çağa, insana ve de doktrinlere karşı hep teyakkuz halindedir.
Pasif kişilikler bu karşı duruş refleksi kendilerine de bulaşır diye muteriz şahsiyetlerin semtinden geçmezler.
Pragmatik bir dikkatin peşinden sürüklenmezler.
İtirazlarında ihtiras vardır, çünkü bu hırstan yoksun olduklarında nasıl gevşeyip esneyeceklerinin farkındadırlar.
Şaire ne de güzel yakışan bir haslettir muteriz olmak.