Özel bir

üniversitede öğrenciyim. Ailem eğitim konusunda çok titizdir, beni özel

okullarda okuttular, eğitim hayatımda hep önümü açtılar. Bu konuda onlara

duacıyım. Fakat benim şöyle bir sorunum var. Babam çocukluğumdan beri bana hiç

güvenmedi. Bunu her fark ettiğimde üzülüyor ve odama kapanıyorum. Tamam,

istediğim her şeyi alıyor, şiddeti yok, azarlaması yok ama söylediğim hiçbir

şeye inanmıyor. Mesela o gün ders çalışmak için arkadaşlarımla bir araya gelsem

ve bunu eve haber versem babam inanmıyor, bana sen yine bir dolap çeviriyorsun

diyor. Ya da sınavlarım iyi geçiyor, sorduğunda gururla söylüyorum hemen

atılıyor ve sen saklıyorsundur, hepsi iyi değildir diyor. Babamın bana

güvenmemesi çok zoruma gidiyor. Keşke daha az harçlık verseydi de, bana inansa

ve değer verseydi (Emre Ç)

İlişkilerimizin temelinde saygı ve güven verdir.

Karşımızdaki kişiye güvenme ihtiyacı içinde olduğumuz gibi, onun da bize

güvenmesini bekleriz. Çünkü güvenilir bir kişi olarak görülmek, bizim

değerimizi ortaya koyar. Karşımızdaki kişi bize güvenmekle birlikte değer

atfetmiş ve farklı bir noktaya çekmiştir. Başkalarının nazarında itibar edilen,

güvenilir biri olmak ister ve bunu kaybetmekten fazlasıyla korkarız.

 Çünkü ailede ya da

toplumda birinin güvenini sarsmışsak, yavaş yavaş düşüşe geçer ve her geçen gün

bir şeyler kaybederiz. Bazen de önyargılarımızın kurbanı olur ve karşımızdaki

kişiyi zan üzere damgalarız. Mesela, bir adam akıllı ve fedakâr eşiyle ilgili

kalıp yargılara sahiptir ve sürekli o bilmez, o anlamaz onun kafası basmaz

demektedir. Kadın herhangi bir konuda düşüncelerini aktarsa, adam hemen atılır

ve sen ne anlarsın diye çıkışır. Bir süre sonra kadın değersiz ve yetersiz

olduğuna inanmaya başlar. Çünkü eşi kendisine güvenmemekte ve bunu her fırsatta

dile getirmektedir Kendisine itimat edilmediğini hisseden kişi değersizlik

duygusuna kapılır ve insanlardan uzak durmaya çalışır.

Bir babanın da çocuğuna kuşku ile bakması ve onu sözüne

güvenilmez biri olarak damgalaması aralarında soğuk duvarlar örecek oğlu babadan

uzaklaştıracaktır. Anne babalar çocuklarının güvenlerini sarsacak hatalarına

şahit olsalar dahi onları damgalamamalı, sorunu makul çerçevede çözüme

götürmelidirler. Babalar oğullarına sarılmalı ve sen dünyanın en özel oğlusun,

seninle gurur duyuyorum sana güveniyor ve inanıyorum diyebilmelidirler. İçinde

kötülüğe meyli olan oğul dahi babanın bu tavrından etkilenecek ve doğru yolu

bulacaktır.