Yaz aylarına girdik gireli, televizyonlarımızdaki ve gazetelerimizdeki "baldır bacak" ibresi de tavana vurdu. Ana haber bültenlerinde "Kuşadası, Marmaris, Bodrum, Antalya" menşeli görüntüler, salkım saçak manzaralar dolayısıyla artan görüntü kirliliğinden nasıl korunacağımız muamma Kanallar arasında gizli gizli, "en çok baldır bacak görüntüsünü" biz veririz rekabeti yaşanıyor. Sahil beldelerinde konuşlanan muhabirler, havuzlardan, plajlardan, su kaydıraklarından, sokaklardan derledikleri görüntülere, uyduruk haberler ekleyip "Turizm bülteni" yapmış oluyorlar Kadın unsuru tepe tepe kullanılıyor Metalaştırılıyor Ne kadar çıplaklık, o kadar çağdaşlık!

"Utanırdı burnunu göstermeye babaannem

Kızımın gösterdiği kefen bezine mahrem"

Televizyon ekranı toplumun sosyolojik yapısında ne tür değişikliklerde bulunabilir İyice magazinleşen, cıvık haberlere bulanan ekranlarımıza bakıp bunun analizini yapmamız mümkün.

Nerelerden nerelere gelmişiz

Zaman zaman Anadolu illerinde düzenlediğimiz konferanslarda sürekli verdiğimiz bir örnek vardır. 1980 li yıllarda TRT nin tek tabanca olduğu dönemlerde, özellikle yılbaşı akşamları için yaptığımız bir tartışma vardı: "TRT ekranına dansöz çıksın mı Çıkmasın mı ". Şimdi bu tartışmayı çok gerilerde bıraktık. Özel televizyonların hayatımıza girmesinden bu yana, reyting canavarı ve misyonsuz televizyon kanallarında kadrolu dansözler istihdam edilmeye başlandı. Yetmedi, milleti de özendiren, zihinlerini iğdiş eden "Dansöz Yarışmaları" organize edildi Bu programlarla milletin cebinden para devşirildi "Sanat, manat" tartışmalarıyla milletten tırtıklanan bu paralarla, birileri ceplerini şişirdi. Önce, geçiş formatında magazin programları geldi. Kimin nerde ne halt yediği, hangi mankenin kiminle dolaştığı, hangi sanatçının nerde kiminle fingirdeştiği türünde arızalı ilişkiler gözümüzün içine sokuldu. Namus kavramının payimal edildiği bir dünya kurgulandı gözlerimizin önünde. Tek gecelik ilişkiler, nikahsız birliktelikler meşrulaştırılmaya çalışıldı. Yaz aylarındaki magazin programları ise, sahil beldelerinde tatil yapan meşhurların, orasını burasını çekerek ekrana getirerek, paparazzicilik işine soyundular. Paranoyakça bir "Herkesi gözetliyoruz" oyunu oynanmaya başlandı.

Bugünlerde gazetelerin "magazin sayfaları", televizyonların ana haber bültenleri ve magazin programları, "Mayolu reklamımı yaptırmıyorlar" diye bağıranların teşhir mağazası ve reklam arenası gibi

İşin tuhaf yönü, sakız gibi uzatılabilecek her gereksiz tartışmada, cart diye ortaya çıkan kadın örgütleri, kadın dernekleri ya da kadınlarla ilgili sivil toplum kuruluşları, kadın unsurunun böylesine metalaştırılması süreciyle ilgili ağızlarını bile açmazlar. Gereksiz konularda fikir beyan etmekten geri kalmazlar ama, kendilerini ilgilendiren bu hususta, "Ekranların kadın vücudunu hayasızca kullanması" olayına eleştirel bir tepki geliştirmezler.