Hz. Ömer (r.a) Kûfe yi üs olarak kuruyor. Tarihlerimizin bildirdiğine göre, Hz. Ömer, İran ın fethinden önce İran fatihi Sa d bin Ebi Vakkas a emir vermiş ve üs olarak Kûfe şehrini kurdurtmuş. Kur an ve sünneti bilen dört bin sahabiyi Kûfe ye iskan etmiş ve Abdullah bin Mesut, Ebu Musa el-Eşari gibi zatları oraya vali göndermiştir.

Bugünkü üslerden farkı, bugünkü üslerdeki silahların kaç adam öldürebildiğinin hesabı yapılıyor. En fazla adam öldüren silahlarla insanlar üzerine top atmayı, futbol sahasında kaleye top atmak kadar zevkli bulan insanlar bu üslere yerleştiriliyor.

Bu adamlar aracılığı ile Dünyaya, Barbara Cartlad, Michael Jackson, Cola kültürü ve adam korkutma sanatı öğretiyorlar.

İstanbul da bir genç, Blujean giyiyor, Michael Jackson dinliyor, colayı içiyor ama Üniversitenin camisinde saftaki yerini alıyor.

Ve Amerika, silahlarının gölgesinde kendi kültürünü yayarken kullandığı Michael Jackson da Müslüman olur, Bahreyn e yerleşir, cami yapar, Hacca gider. Yahudi basın ise onun Müslüman olacağını haber alınca ondan önce davranır ve karalama kampanyasına başlar ve fakat karaları kendi başına dökülür.

İngiliz Seafield Kontunun oğlu, Lord James Reidheaven, Müslüman olunca babası hemen Amerika dan yardım ister. Onlar da Vietnam da deliren Amerikalı askerleri tedavi eden Dr. Luis Weste yi gönderirler. Doktor tedavisi Lord un Müslümanlığının kuvvetlenmesine sebep olur.(Bak, Aktüel dergisi, 24-30 kasım 1994)

NATO da görevli Alman hariciyecisi Wilfried Hofmann, Cezayir büyükelçisi iken Müslüman olur ve Murat ismini alır.

Müslüman olmasında kendisini etkileyen üç şeyi şöyle sıralar:

1- Endülüs te gördüğü İslam sanatı

2- İslâm ın akla uygunluğu ve Hıristiyanlığın, insan tabiatına aykırılığı.

3- Cezayir de 1960 larda Alman büyükelçisi iken Fransızların pislikleri, katliamları karşısında direnen Cezayirli Müslümanların direniş esnasında bile oruçlarını tuttuklarını görünce etkilendiğini ve bunları motive eden Kur an ı okumalıyım dedim ve Müslüman oldum diyor. (Bakınız. İslâm a Gönül Verenler, Ali Erkan Kavaklı, Nesil yayınları, tel. (0212) 520 70 72)

Sunday Express gazetesinin muhabiri olarak gizlice Afganistan a giren ve Taliban tarafından yakalandıktan sonra ellerinde esir olarak kalan Yvonne Ridley 10 Ekim 2001 tarihinde serbest bırakılır.

İngiltere ye dönünce Müslüman olduğunu ilan eder ve gerekçe olarak:

1- Amerikan ağzıyla yayın yapan dünya basın yayın kuruluşlarının "Gazeteci bayan Yvonne ye Taliban askerleri sırayla tecavüz ettiler" haberine içerlemesi.

2- Filistin de kiliseye sığınan Müslümanlara dünyanın hiçbir yerindeki dini otoritelerden tepki gelmemesi.

3- Dağlarda bomba altında yaşayan ve kendisini kaçıran Taliban ın kendisine tecavüz etmediği gibi çok nazik davranmaları. (Bakınız, 22/08/2002 tarihli Türk gazeteleri)

Bu hanımefendi Müslüman olduktan sonraki hayatıyla ilgili, basın bildirileriyle ilgili haberlere sansür koyarlar ama gazetelerle duyuramadığı İslâmını başında taşıdığı başörtüsüyle bütün dünyaya duyuruyor.

Hz. Ömer in üsse koyduğu adamlar bir ülkeyi fethedecek güçtedirler. Binlerce adamın imana girmesine vesile olacak güçtedir, şu Kur an ı en iyi anlatacak iyi bilen insandır diye yerleştiriyor üsse. Şimdi hepimizde Kûfe üssünün etkisi vardır. İmam Ebu Hanife orada yetişmiştir. Ebu Hanife nin yetiştirdiği insanlar bugün Avrupa nın bağrında dört bin üs/cami kurdular.

Amerikan üssündeki füze ile Müslümanların Avrupa da konuşlandırdığı minareler görüntüde birbirine benzerler ama onlarınki öldürür, bizimki "Hayye alel felâh" diyerek kurtuluşa çağırır.

Amerikanın füzesi bir haftada hastahaneden okula kadar, evlerden yardım binalarına kadar bin insanın ölmesine sebep olurken bizim üslerimiz, Komünist milletvekilinden, pop şarkıcısından, işçisinden, NATO görevlisine kadar yüz bin Avrupalının Müslüman olmasına sebep oldu.

29 Mayıs 1995 Newsweek dergisi 19 uncu sayısında "Avrupa da sekiz milyon Müslüman nüfusunun batı için tehdit oluşturduğunu" yazıyor.

Amerikanın üslerinin yok olduğunu göreceğiz İnşallah. Olur mu Olur. Olmaz dediğimiz neler oldu. İlim daima galiptir. Kılıcın galibiyeti geçicidir. Dinim, ikisini beraber götürmemizi emrediyor.

Amerika şimdi füzelerin gölgesi altında yaşıyor. Ama onlar endişeli. Çünkü demirin gölgesi de demir kadar ağırdır.