HANİ trafikte kazalar olur ya, kimin haklı kimin haksız

olduğuna pek kolay karar verilemez. Haklı olan zarara uğrar, haksız sıyırır ya

bazen... İşte böyle bir benzetme ile başlayalım bizim aynı şehir dışı

derbisine...

Trabzonspor da Şota bu defa tedbirli başlattı oyuna

takımını... Hem de hem Marin, hem de pozisyona göre Özer in desteklediği MBia

Okay ön liberolarıyla... Asıl sarkan yorulmak bilmeyen Cavanda oldu.

Constant ın gittiği bölgeler de sınırlı ve zaman aşıldı. NDaye ilk maçtaki

performansına bir türlü yaklaşamazken, Erkan acaba Galatasaray takımının

tamamını çalımla geçebilir miyim denemesinde idi. Tabii ki futbolda takım

halinde oynayamazsanız sonuç alamazsınız. Ya da rastlantı sonucu olur bu...

Yine de Şota, Kasımpaşa daki her tarafından rüzgârın çıkıp girdiği perili ev

muhabbetinde sürmedi sahaya takımını. Yani dengeli, korunmalı...

Galatasaray ise son olarak taraftarı tarafından komple

istifaya çağırılmış, oyuncularının büyük kısmı yuhalanmış olmanın kırıklığı ile

çıktı maça. Biz öyle sandık biraz da... Rodriguez in ön libero destekçisi

Bilal, o bölgenin hücuma dönük adamı da Sneijder idi. Yani rakibe bu bölgede

ciddi üstünlük sunulacak bir kurgu gibi gözüktü bu diziliş... Öndeki Yasin,

Burak ve hele hele Podolski nin blok arkası desteği ne kadar olabilirdi ki

İşte yukarıda çizmeye çalıştığım Trabzonspor orta sahası sık sık dörtlüden

ikiliye düştüğü için de Galatasaray ın bu kurgusu bile pek rahatsız olmadı. Bu

arada koca oyunda dikkatimi çeken gelişmelerin başında Bilal in en garanti yere

uzak veya kısa top atışları oldu. Bu da Galatasaray ın her kontrada açık veren

savunmasının organize olabilmesine yardım etti. Ön blok neredeyse sıfır

çekerken kalede Muslera yine iyi işler yaptı.

İkinci yarıya kadar fotoğraf bu idi... Podolski çıkıp

yerine daha aktif Sinan girince ve de Burak sakatlanıp yerini Umut a bırakınca,

Trabzonspor da sanki mutlaka oyuncu değiştirmek gerekir kanunu varmışçasına

değişiklikleri gitti. Ve bunlardan birinde fena halde çuvalladı. Constant

yerini Salih e bırakınca Cavanda da sola geçti. Özer le de Cardoso değişmişti.

İşte karşılayan, ama zaman zaman da acıtıcı olmayan ataklar yapan Trabzonspor

birden ivme kaybetti.

Galatasaray da ölü topların kullanıcı patronajı Selçuk ve

Sneijder iken bu defa Bilal kullandı ve golü yaptırttı dersek yalan olmaz.

Kaleci Onur un bu tip öne kısa yumruklarının bakalım daha kaç defa takımı

yakacağını göreceğiz... Hakem Cüneyt Çakır kardeşimiz de veya çizgi hakemleri

de penaltı oluşumunun kuralını bir kere daha okusunlar derim.  Belki de oynama yok ama ceza sahası içine

çıkarılan bir topa da iki kolunu kenarlara açarak karşılama istemi de

penaltıdır.

Az kalsın unutuyordum... Futbolda ciddi rolü olan

direklerin varlığına inanmayan ne olsun bilemem... Ama Erkan ınkini de

yorumlamak çok zor olacaktır.

Sonuçta Galatasaray, belki de bir iki maçlık da olsa

krizden çıkar gibiydi. Trabzonspor ise ilk defa stadına kalabalık bir seyirci

toplamanın primini alamadı.