TFF’nin erteleme kararı aldıktan En Güzel Senaryo!
Öncelikle bu sütunlardan yazdıklarımızı dikkatlice okuyup harfiyen geç de olsa erteleme kararı alan ve aldıran Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’na, “Nihat Abi ol, Sayın Özdemir” yazımızdaki gibi futbolun Nihat abisi olarak dönüş yapan Sayın Nihat Özdemir’e, Basketbol, Voleybol ve Hentbol federasyonları başkanlarına teşekkür ediyorum.
Tabii dünyada ve Türkiye’de en popüler spor olan futbol için genelde yazılar yazıyoruz. Buradan futbol için yazdıklarımızı diğer branşlar da uyarlayarak kendi içlerinde aynı hesabı yapmasını istiyoruz. Tüm spor etkinlikleri zaten Spor Bakanlığı tarafından ertelenmişti. Geçtiğimiz günlerde geç de olsa aklın yolu birdir hesabı en popüler spor branşları da ileri bir tarihe kadar ertelendi. Şimdi ise konunun bir başka boyutuna geçtik. Erteleme bittikten sonra ya da Covid19 virüsü etkisini sonra “ligleri 27 Haziran’a kadar bitirmek istiyoruz” diye bir açıklaması var.
Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’nun Futbol, Basketbol ve Voleybol başkanlarını çağırdığı toplantıda erteleme kararından sonra yapılacak işler ve alınacak önlemleri sorduğunda alamadığı cevaplar var. Haklı olarak tepki göstermesi var. Eğer Bakan sizi önemli bir toplantıya çağırıyor ise çantanız ve ajandanız dolu gitmelisiniz. Yönetim kurulları bu yüzden vardır. Orası yan gelip yatma, salla başı al maaşı yerleri değildir.
Ülkeyi yöneten en küçük birimden en yüksek mevki için söylüyorum o makamlar, meşgul ettiğiniz makamlar bahane üretme, “gerekir”, “lazım” gibi laf üretme yerleri değildir. Olağanüstü hallerde pratik çözümler bulma ve bunları derhal harekete geçirme yeridir.
Şimdi ortaya çıkan veya Kulüpler Birliği çatısı altında telekonferans ile konuşulup tartışılan 3 senaryo var. 1) Ligin 17 Nisan tarihinde başlaması. 2) Eğer erteleme kararı virüsü etkisine göre Bilim Kurulu’ndan alınan bilgilere göre uzar ise Play-Off oynanacak. 3) Eğer Play-Off için de yeterli zaman kalmaz ise ligler tescil edilecek. Bu 3 senaryo Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil tarafından TFF ile görüşülerek kamuoyuyla paylaşıldı.
Fakat kulüp başkanları play-off seçeneği paylaşılmadı diyor. Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, “Play-off olmaz. Sıcak bakmıyoruz” açıklamasını yaptı. Spor yazarları, futbol yorumcuları da play-off senaryosunu benimsemiyor. Play-off oynanacak ise 8 hafta kalmış hepsi oynansın diyorlar. Sonu gelen bir lige sonradan kurallar yazılmasın, adaletli bir karar alınsın istiyorlar.
Önce şu virüsten bir kurtulalım. Bilim Kurulu, FIFA ve UEFA ile görüşülerek net bir tarih belirlendikten sonra yapılması gerekenleri sıralayalım. UEFA önümüzdeki yılın planını yapmak için liglerin tescilini isteyip kimlerin Avrupa kupalarında yer alacağı listeyi isteyecektir. Tabii UEFA acaba erteledikten sonra hangi kararları almış veya alacaktır, onlar bilinmelidir. Spor medyası adaletli bir sistem istiyor. Kalan 8 hafta için önümüzdeki 2021 sezonunun kurallarını önceden belirlemek daha adaletli olur.
Bu yüzden bana göre en güzel senaryo “dondurmak” olur. Bu senaryo veya sistem aslında her alanda uygulanmalıdır. Ya da uygulanmalıydı. Ekonomik paket bile şu “dondurmak” fiiliyle tek maddede açıklanabilirdi. Covid19 diye 19 maddede sınırlayarak rakamsal edebiyat yapmanın ne yeri ne zamanıydı. Eğer dünya, eğer Türkiye ne zaman “ceterisparibus”u yani “tüm şartlar aynı kalmak koşulu”nu ne zaman yakalar ise o güne kadar her şey donmalıdır. Ne zaman şartlar elverir ise hayat yeniden kaldığı yerden başlamalıdır. Kredi, kredi kartı, fatura, vergi, kira vs. Devletçilik esasını benimseyen hükümetlerin otoritesi, bilgisi, yetkisi bu kararları almaya muktedir olmalıdır.
Ligler de aynen dondurulmalı ve kalan 8 hafta Çarşamba-Pazar oynatılarak, dediğimiz gibi UEFA’nın takım isimlerini istediği tarihe adaletli bir şekilde yetiştirelim. Tabii UEFA da tüm ligleri göz önünde bulundurarak adaletli davranmalıdır. 2020’de kaybedilen zaman, 2021-2022 sezonunda telafi edilmelidir. Bir kural konulacaksa o sezon için düşünülmelidir. Futbol için yazdıklarım ise diğer branşlara da ışık tutabilir.
Tabii işin kulüpler, beinsport, maliyet, yan kuruluşlar ve bu endüstriden gelir sağlayıp geçimini sürdüren insanlar kısmı da var! Bununla ilgili araştırma yapıp bir sonraki yazıya bırakalım derim. Çünkü derin konular bunlar!
Dileğimiz ve dualarımız hayatın eski haline erken dönmesidir. Bu sırada herkes fedakârlık yaparken, özellikle sağlıkçılarımız ki, onları gönülden alkışlıyorum. Hem de ellerim patlayıncaya ve su toplayıncaya kadar. Türkiye pazarında büyük kazançlar elde eden “babayiğit”leri şu zamanda görmek istiyoruz.
Adım Hıdır, elimden gelen budur.