Doğu insanı başkasını kendisi gibi gördükçe, Batı insanını ve düşüncesini kavramada zorlanır. Kendi algılayışlarıyla, batının bakışı arasındaki farkı kavramadıkça, kendisinin üzerine boca edilenlerin altında kalır ve bunu çözmekte de zorlanır.

Karşı tezlerin altında kalınca savunma duygusuna kapılır. Kendi kavramlarını ve düşünüşünü ortaya koymaya zaman bulamaz. Bugünü en iyi tanımlayan ve özetleyen durum da budur.

Kendi medeniyetimizi ve düşüncemizi, batı düşüncesini ve hareketlerini bilmek, ona karşı tedbir almak ve kendi kavramlarını üretmek için verilecek çaba önemli. Günümüz insanının temel sorunları: Zamansızlık, çabasızlık, bilinçsizlik, kolaycılık ve boşvermişlik.

Hergün yeni bir saldırıyla karşı karşıya bulunuyoruz. Bu saldırıların özelliği de yeni üslûplarla ortaya çıkmasıyla beliriyor. Bazı çabalar vardır ki bu yeni değildir. Kültür tarihimiz boyunca yüzleştiğimiz bir sorun. Güçlü olunduğu zamanlar karşı saldırıların pek bir anlamı olmaz. Bunu anlamlandırmak için günümüzde üzerimize boca edilen kavramların temellerini bulmak, onun üzerinden yürümek daha doğru olur.

Bush radikal islâm için şeytan tanımlamasında bulundu. Bu sıfat Müslümanlar tarafından Abedeye ve o ruha mensup olanlar için kullanılıyordu: Büyük şeytan. Bu yeni bir saldırı taktiğidir.

İslâm bir bütündür. Günümüzde de, geçmişte de bütünlüğünü korumuştur.

Müslümanlar kendilerini savunmak durumdadırlar. Çünkü büyük bir saldırı karşısında bulunuyorlar. İslâm karşıtı güçler kendilerine köle milletler oluşturma arzusundadırlar. Onların özelliğidir bu.

İslâm a karşı büyük bir hınçları bulunuyor. Bu yeni de değildir. Onların bu saldırılarının olması doğal ve olağandır. Geçmişte, misyonerler vasıtasıyla, İslâm dünyasının ve Müslümanların özelliklerini kavramak, yararlanılan bu metotla İslâm milletini dönüştürme yoluyla mücadele veriyorlardı.

Şimdinin misyonleri Müslümanlardan oluşuyor. Bu ifadeyi kullanırken bile ne denli bir rahatsızlık duyduğumuzu ifade edemem. Ancak gerçek bu.

Bir milleti dönüştürmenin bilimsel çalışmaları yapılıyor. Özellikle bu alanda kullanılan bilim dalı sosyolojidir. Türkiye de sosyolojinin en önemli ismi de Şerif Mardin dir. Epey bir zamandır Türkiye deki İslâmi cemaatler, gruplar ve ekollor üzerinde yoğun bir çalışma yapılıyor. Bu konunun da ciddî bir araştırmaya gereksinimi bulunuyor.

Bazı kavramların nerede ve nasıl doğduklarının araştırılması. Çünkü bu, bazı şeyleri görmemizi sağlar.

Şerif Mardin bu konuda önemli bir isim. Onun denetiminde yapılan çalışmalar da bu anlamda önem kazanıyor. Bilim adamlığı ve bilimsel çalışmalar önemli ve üzerinde durulması gereken hususlar. Ancak bazı çalışmalar vardır ki, bilimsel olmanın ötesinde başka işlevleri bulunuyor.

Milli Görüş ve Refah denilince akla gelebilecek isimler kaç kişidir, kimlerdir Ya da Bediüzzaman, Nur Cemaati ve Fetullah Gülen Hoca dendiğinde kimler akla geliyor. Filistin ve İran konusu denilince kim akla geliyor Bu ve benzeri konularda araştırma yapanların konumlarına da bakmada yarar var. Bir bilim adamı olarak beni veya başkalarını ne ilgilendiriyor bu önemlidir. Bu isimler, gerçekte bilim adına, bilimsellik olsun diye mi bu çalışmaları yapıyorlar, yoksa bir görev gereği mi Asıl soru ve sorun budur.

Dikkatimi çeken bir kavramı ve bu kavramın doğuş tarihini okurlarımla bölüşmek istiyorum.

Bu yakın zamandan beri ılımlı İslâm, light İslâm kavramları sık gündeme geldi. Tartışılıyor. Bu kavramın temelleri çok eskiye dayanıyor: 1969 yılına. Şerif Mardin in Din ve İdeoloji eseri. Bu eserin alt başlığı uzun bir cümleden oluşuyor: Türkiye de Halk Katındaki Dinsel İnançların Siyasal Eylemleri Etkilendirmesine İlişkin Bir Kavramlaştırma Modeli. Siyahlaştırdığımız bölüme dikkatle bakılmalı. Kavramlaştırma modeli vurgusu önemlidir. Buna bir başka deyimle şöyle yaklaşabiliriz. Bir düşünceyi kavramlaştırarak yönlendirme metodu. Eseri dikkatle okuyacağım. Ancak eserin sonuç bölümünde bir kavram dikkat çekiyor. "İslâmiyetin "volk İslâm" şeklinin Türkiye de tarihi gelişmeler sonucunda bir "yumuşak ideoloji" haline geldiği"1 Bu kavramın ışığından bugüne doğru yeniden bir bakalım ve üzerinde düşünelim.

1 Din ve İdeoloji, Toplu Eserleri: 2 Şerif Mardin, 3. baskı (ilk baskısı 1969 Ank. Üniv. S. B. F. yayınları), İstanbul,  1986, s. 124.