Adli yönü olan olaylar, gasp, hırsızlık, yaralama, tecavüz, öldürme vs. eskiden beri gazetelerin üçüncü sayfalarında değerlendirilir. Bu sebeple, gazetelerin bu sayfasına "iç karartıcı haberler sayfası" diye bir yaftalama yapılmıştır Dikkatinizi çekiyorsa, uzunca bir süredir, bu tür haberler, gazetelerimizin birinci sayfalarında da yoğun şekilde yer bulmaya başladı. Çünkü, gasp, kapkaç, hırsızlık, tecavüz, yaralama ve öldürme olayları öylesine çoğaldı ki, bunların içinden ilginç boyutluları ayıklanıyor ve birinci sayfalarda da değerlendiriliyor. Televizyon kanallarımızın ana haber bültenlerinde ise uyduruk siyaset hattı haberlerinin hemen arkasından bu tür olayların geçiş merasimini izliyoruz Kuyumcu soygunları, adi hırsızlık, araba gaspları, kapkaç Muhabir mikrofonu uzatmış, adam şikayet ediyor, "Bu kaçıncı kardeşim Hemen 500 metre uzağımızda polis karakolu var Hırsızlar, beşinci keredir burayı soyuyorlar" Hemen arkasından mobese kameralarına yansıyan veya mağazanın kendi kamerasından görüntüler ekrana geliyor Bir yanda arsızlık, bir yanda hırsızlık Adam, binmiş gasp ettiği arabaya Mağazanın camına gümbür diye arabayla bindiriyor İçeri giriyor, 30-40 saniye içinde, içerde elektronik eşya nevinden ne var ne yoksa silip süpürüyor Basıp arabasına gidiyor
Önceki gün bir televizyonun ana haber bülteninde bir hırsızlık haberi izliyoruz Küçük yaştaki kızıyla birlikte gaspa çıkan bir anne Yani, sülale boyu çalışıyorlar Annesi, mesleğinin inceliklerini küçük kızına öğretmiş, sokaklarda iş tutuyorlar Deniliyor ki haberde, "Hırsız anne bilmem kim, üç ay önce de yakalanmış, gözaltına alınmış ve mahkum olmuştu" Hırsızın aynı tarihlerde kameralara söylediği ibretlik laflar da veriliyor: "Nerede devletin kanunu Devletin kanununu bekliyoruz" Konuşmalarından Roman havası sezilen vatandaşın, beklediği kanunun, mızrapla çalınan kanun gibi bir şey olduğu çok açık! Bu nasıl kanun ki, yaptığı hırsızlık sonunda kendisini üç ay içeride tutup, ondan sonra mesleğini aynen icra etsin diye piyasaya salıvermiş! Bundan seneler evvel, Rami de kirada oturduğumuz evde bir gece derin uykudayken bir hırsız, neyimiz var, neyimiz yok silip süpürmüştü Sabahleyin evimizde parmak izi araştırması yapan polis, "Ne yapalım abi Biz bunları tutuklayıp mahkemeye çıkarıyoruz. Adamlar birkaç ay yattıktan sonra tekrar icrayı faaliyete başlıyorlar" gibisinden şekvada bulunmuştu. Böyle hukuk, böyle adalet olmaz! Bir ülkenin kanunları, toplumun önünden değil, arkasından geliyorsa, o ülkede sosyal adaletten bahsedemezsiniz! O ülkede toplumsal mutabakattan bahsedemezsiniz! Adaleti temsil eden kadının ellerinde eşitliği sembolize eden bir terazi vardır ve o kadının gözleri bağlıdır!... Yaptığı arsızlığın, hırsızlığın canını acıtmayacağını, en çok üç-beş ay sonra tekrar topluma dönüp işine devam edeceğini bilen birileri, arsızlık-hırsızlık yapmaktan vazgeçerler mi Suç ile cezanın böylesine orantısız olduğunu bilen birileri, suç ikliminden rantlanmanın keyfinden feragat ederler mi
Diğer yandan, toplumdaki bu suç atmosferinin ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden birisi de, toplumun ahlak yapısının iyice dejenere olması ve insanlarda Allah (c.c.) korkusunun yok olmasıdır! Vali Muammer Güler açıklama yapmış, "İstanbul da suç oranı düşük" Jet gibi konuşan valimizin sözlerini muhabir arkadaşlarımız yanlış not almışlardır!