Eğer çocuğunuz iki ve daha fazla ise beni daha iyi
anlayacaksınız.
Veya kardeşleriniz ikiden fazla ise yine anlayacaksınız.
Babayla anne, çocuklarının dünyaya gelmesine sebep
olurlar ama huylarına, karakterlerine, sevgilerine, nefretlerine, akıllarının
az veya çokluğuna etkili olamazlar.
En zeki insanlardan en ahmak çocuk doğduğu gibi, en ahmak
adamdan en zeki çocuk da doğuyor.
Allah, her yarattığını eşsiz, Unik, tek nüsha olarak
yaratır.
Eşinize, arkadaşınıza iltifat ederken Senin bir eşin
dünyada yok deseniz yalan söylememiş olursunuz.
Herkes ve her şey, eskilerin ifadesiyle Nev-i şahsına
münhasırdır .
Hiç bir çocuğunuz sizin kalıplarınıza uymaz.
Allah, onları ayrı yaratmıştır.
Dünyaya geldiğimiz andan değil, ana rahmine düştüğümüzden
önce baba ve annelerimizde iken bile baba ve annelerimizin yediği, içtiği,
giydiği, sevdiği, sinirlendiği her şeyden şekillenmeye başlıyoruz.
Onun için yeme, içme, giyme, konuşmalarımıza dikkat
edecek, helal, temiz, doğru ve güzel olmasına özen göstereceğiz.
Hiç bir çocuğunuzu en sevdiğinizin kalıbına dökmeye
çalışmayın başaramazsınız.
Benzetme yolunda çalışma yapan, tek tip insan üretmeye
çalışan ülkeler hep başarısız olmuşlardır.
Benim doğduğum, büyüdüğüm çevre, okuduklarım,
gördüklerim, duyduklarım, yediklerim... bende bir kalıp oluşturur ve ben o
kalıba uyanları sever, uymayanları sevmemeye başlarsam yanılmam çoğalır.
Beraber olduğunuz siyasi parti, dernek, vakıf, cemiyet,
cemaat, sivil toplum kuruluşu, farkında olalım veya olmayalım bize bir kalıp
hazırlar.
Rabbimizin koyduğu, Peygamberimizin uygulayıp örnek
olduğu kurallara uygun olan her şeyi yapmak, uymayanları yapmamak azmiyle
girdiğiniz hiç bir kurum sizi kendi kalıbına göre dökemez.
Çünkü çocuklarım dahil hiç bir insanın benim düşünce
kalıbıma uyma zorunluğu yoktur.
Ama insan dahil yaratılan her şey, Rabbimizin koyduğu
kurallara uyduğu oranda bu dünyada rahat eder.
Bütün insanlığı bağlayan tek kural, Allah ın kitabı,
rasülünün sünnetidir.
Bu iki kalıp, yedi milyar insanın akıl kalıplarının
ulaşamayacağı kadar geniştir.
İnsan aklıyla genişletilmiş özgürlük alanlarının hepsi
aslında daraltılmış alanlardır.
İnsan, kendisi gibi birine sınır çiziyorsa aslında onun
alanını daraltıyor demektir.
Siyasilerimizin ve basın-yayıncılarımızın en sıkıştığı
günlerde acaba bu konuda Obama, Avrupa Birliği, Putin ne diyor ki diye kulak
kabartmaları aslında sınır içinde düşünme ve karar verme mahkumları
olduklarının işaretidir.
Kulak verilenlerin de üzerinde kulak verdikleri
insanların mahkumudurlar.
Onun için biz, her gün, beş vakit namazımızda kırk defa
Rabbimizin huzuruna gelip İyyake na büdü/Biz ancak sana kulluk ederiz deriz
ve biz, Allah ın boyasıyla boyanmaya çalışırız.
Onun, bunun, şunun sanal rengine girmeyiz.