Dünkü yazımla ilgili kadınlardan hayli ileti aldım.

Çoğu günah çıkarmakta idi.

Kimi diyor ki, “son yıllarda hiç kitap okumamışım”.

"Ya da bakıp geçmişim”.

“Hızlı okumuş bir şey anlamamışım”.

Olmaz.

Kitap ciddi bir iştir.

Öyle bakıp geçemezsin.

Bir kere sabah işlerinden önce oturacaksın.

Önce ev işi sonra kitap okurum demeyeceksin.

Dingin bir zihinle çok ciddi bir iş yapıyormuş formatı ile mümkünse masada oturacaksın.

Öyle koltukta yayılarak olmaz.

Müzikle okumakta kimi.

Ben kitapla arama müzik de sokamam.

Sonra kâğıt, kalem, kitap üçlemesi yapacaksın.

Mutlaka kitaba renkli işaretler bırakacaksın, satırların altını çizeceksin.

Kâğıtlarına, defterine notlar alacaksın.

Yoksa çalakalem, okumak için okumak değil.

Hızlı ibadet ettiğimiz gibi bir moda da hızlı kitap okumak.

Değil.

Sindirerek, anlayarak, yorumlar çıkararak okumak.

Bir de seçici olmak, ne okuduğunu bilmek.

Kadınlar günü kutlayanlar bilmeliler ki, bizim memleketin kadınlarının en büyük eksikliği kitap okumamak.

Çok güzel temizlik yapmakta, harika yemekler çıkarmakta, güler yüzle misafir karşılamakta, cömertçe ikramlarla takdir toplamakta.

Fakat ülke kadını, AVMlere hesapsız vakit harcamakta.

Kırlar bomboş, AVMler modern tapınaklar gibi insan kaynamakta.

Bir şeyler almasa da insanlar saf saf dolaşıyor, bu beni kahrediyor.

Alışveriş yerlerini gezmelere doyamayanlar, daha yaşadığı şehrin önemli yerlerini görmeden ölmekte çoğu zaman.

Kâbe’yi ilk gördüğümde ilk duam ne olsun diye düşündüm.

Vakit bulamamaktan çok müşkülat çektiğim için bol bol kitap okumayı istedim Rahman’dan.

Yaşantıma daha bir durağanlık vermesini, vaktimi bereketli kılmasını, kitap okumaya zaman hediye etmesini istedim.

Dikkat edin yazı işçisi olduğum halde, kitap yazmakla değil öncelikle okumakla ilgili yakarışta bulundum.

Tamam, televizyonu eskiciye vereli uzun yıllar olmuştu.

Hayatımda dizi izlemeye ayıracak vakit yoktu.

Elbet her ay tiyatroya gidiyorum, Sinan’lı, Süleyman’lı oyuna “Sarhoş” un yerleştirilmesine sabrediyorum.

Kaliteli film seyrediyorum,“Goya” ve “Gülün Adı” hemen aklıma gelenler, hararetle tavsiye ediyorum.

Ancak çocukların sorumlulukları, misafirler, sağlık sorunları, seyahatler vakti alıp götürdüğünden değerli dostlar kitaplar için programladığım zamanın kısalması elem vermekte.

Kendinize hedefler koyun.

Yemek yeniyorsa, kitap da okunacaktır.

Üç saat olmadı, bir saat, o da olmadı yarım saat okuyun her gün.

Hayatınızda çok şeyler değişecek.

Bir kadınlar gününde, en önemli sorun bu.

Kitap seferberliği yapmazsanız, yolda kalacağız.

Dağda umutlarımız donacak, siz okumazsanız.

Ovada ayaklarımız dolaşacak.

En onurlu, en soylu eylem olarak, elinize kitap almadan sokağa adım atmayın.

Çantanızda mutlaka kitap bulundurun, arabaya bırakın.

Kitap okumadığınız günü kayıp bilin, acı çekin.

Çünkü insan olmamızın sorumluluğudur, kitap okumak.