Hükümet ile cemaat arasındaki dershane sürtüşmesi sonunda AKP’nin futbolcu milletvekili Hakan Şükür partisinden istifa etti!

Hakan Şükür “Başbakan’ın sitemlere kulaklarını tıkamasını anlayabilmiş değilim” diyerek istifayı basarken Başbakan’ın konuyla ilgili olarak söylediği iddia edilen sözler yalanlandı!

Başbakan’a atfedilen “Talimatla istifa etmiştir” sözü Hüseyin Çelik tarafından yalanlanırken benzer sözlerin Mehmet Ali Şahin tarafından sarf edildiği ortaya çıktı!

Mehmet Ali Şahin bir yandan “Hakan Şükür sevdiğimiz bir kardeşimiz” derken bir yandan da “Emrettiler partiye katıldı, emrettiler partiden ayrıldı” demek suretiyle “Talimatla istifa etmiştir” sözünün kendisine ait olduğunu ortaya koydu!

Sahi, Başbakan bu istifa haberini duyduğu zaman ne demiş ya da kafasından ne geçmiştir

Mesela AKP’nin eski milletvekillerinden Kemalettin Köktaş’ın Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’a kızdığı zaman söylediği “Kabahat sende değil seni Bakan yapanda” sözü gibi Hakan Şükür hakkında “Kabahat sende değil seni milletvekili yapanda” diye bir düşünce kafasından geçmiş olabilir mi         

Hakan Şükür ile AKP ile ilişkileri hakkında ayrıntılı bilgiye sahip değiliz!

Bildiklerimiz herkesin bildiklerinden farklı şeyler değil!

Sadece nikâhını Başbakan Erdoğan’ın Belediye Başkanı iken bizzat kıydığını ve nikâh şahitlerinden birinin Gülen olduğunu hatırlıyoruz!

Yani iktidar ile cemaat arasındaki kavgasız günlerden kalmış birkaç anı dışında Hakan Şükür ile AKP ilişkileri hakkında fazla bir bilgimiz bulunmuyor!

Hakan Şükür’ün milletvekili olduktan sonra da elle tutulur, gözle görülür bir icraatına tanık olmuş değiliz!

Sadece bir yandan milletvekilliğini sürdürürken bir yandan da yüksek ücretle TRT’de yorumcu olarak çalışmasını eleştiren haberlerle kendisini hatırlıyoruz!

Anladığımız kadarıyla cemaat Başbakan Erdoğan’a “Elimiz armut toplamıyor, bizim de yapacaklarımız var” mesajı vermeye çalışıyor ve bu yolda Hakan Şükür’ü devreye sokmuş bulunuyor!

Cemaatin bu hesabına karşılık Başbakan Erdoğan “Dürüst ise parlamentodan da istifa etsin” diyerek bu istifayı çok önemsemediğini gösterdi!

Kafasından “Kabahat sende değil seni milletvekili yapanda” şeklinde bir düşüncenin geçip geçmediğini öğrenmek için biraz vakte ihtiyacımız var!

Ancak öyle anlaşılıyor ki iktidar ile cemaat arasındaki sorunu örtbas etme gayretlerine karşılık cemaat alttan alıp olayı kapatma ya da unutturma yanlısı değil!

Aksine her yeni gün olayın üzerine üzerine giderek canlı tutma ve bu yolla iktidarı hizaya getirme çabası içinde gibi görünüyorlar!