Çoğu kişinin bu yıl da kavuşturana hamd olsun dediği sır ortaya saçıldı.

Teravihte, taburelerinde birkaç yaşlı kadının, “geçen yıl burada oturduklarımız, yerleştiler kabir konutlarına.

Kavuşturana şükür, az hastalık çekmedik, kavuşamayız dedik ama erdik Ramazan’a”.

Genç kızlar için bir sağlık iksiri. Kan aldırmak, ya da kırlarda yürüyüş yapmak gibi bedenin ilacı. Ağza atılan zehir şekerlere veda diyorlar.

Orta yaş tefekkür grubu için, sadece iyilerin mevsimi.

Orucu zehirlememenin, hasta etmemenin formülü dillerinde.

Dedikodu ile orucun incinmemesi derdindeler.

Ellerinde defterler, ders programlarını birbirlerine göstermekteler.

Sahur sonrası iki saat ezber, mahreç, tecvid.

Hâlâ meal okumadığını hâlâ tefsire fırsat bulamadığını fısıldıyor biri, utançla.

Cemaatten ayaklarını kesip evde iyice yalnız kalıp

kararan kalplere iştah açıcı tasavvuf şurubu öneriyor diğeri.

Evinden çıkamayan meflûç Hatice Hanım’ı anımsatıyor bir başkası “artık iftarlara katılamamaktadır, oruç da tutamamaktadır, hanesinde ziyaret, yapılan yemeklerden ikram.

Evde gelinlerle kızlarla toplantı; “Aileyi aile yapan şu sofrayı israfla zehirlemeyelim çocuklar, çorba, salata bazen sebze ya da et yemeği ile tek çeşidi Yaradan aşkına aşmayın. Fakat mayıs soğuğuna karşın ne olur sofrayı bahçede hazırlamaya üşenmeyin,

arkadaşlarımız ağaçların altında belki de son oruç mevsimim, seneye sizler belki de bensiz olacaksınız sofrada.

“Şiir gibiydi iftar akşamları.

O ezanı beklerken ki cennet mutluluğu kadar dünyada başka lezzet tanımadım”.

Başka bir evde benzer bir iyilik dersi verilmekte idi;

“Suriyeli komşularımızı iftara mutlaka almalıyız, İSKİ inşaatında çalışan Özbek gençler de oruçlu, onlara da bir kap yemeği unutmayın sakın.

Aman çocuklar biraz da bilgisayar, internet, TV, cep telefonu orucu tutun, sofrada olsun, Face’den uzak durun.

Küçükler için çok sabırlı olun, onların ilk oruçları birkaç saattir, mutlaka onlarla hediyeleşin, oruçla dostluk kurmalarına yardımcı olun. Bahçe gibi özgürce koşup oynadıkları cami avlularını çocuk kahkahalarından mahrum bırakmayın.

Bir mülteci çocuğun gözlerinize merhametle bakmasına, bakışlarınızı çevirmeyin, ensarla muhacirini anımsayıp, okşayın başını”.

Yaşlı bilge nine, “ölmeden önce ölünüz” sırrını keşfetmeye çalışın.

Bütün güzellikler değersizleşti.

İlme, âlimlere değer verin”.

“İmâmü’l-Haremeyn Hazretleri hicrî 478 yılı Rebiülâhirindevefât ettiği gün, Nişâbur’un bütün dükkânları kapanmış, Câmi-i Kebîrin minberi kırılmış,400 talebesi kalemlerini kırıp yas tutmuşlardı, o devirde İslam âlimlerine değer verilirdi.”

Bilge nineyi orta yaşlarındaki gelini tamamlıyor;

“İmâmü’l-Harameyn, meşhur âlim el Cüveynî’dir çocuklar. Pek çok eser kaleme almış 400 kadar talebeye yüksek İslami eserler okutmuştur, fakat en büyük eseri İmam-ı Gazâlî’dir”.

Gençler, anlamışlardı ki sofralardaki sohbetlerle asıl gıdalarını almakta idiler.