OSMANLI; Rusya, Trablusgarp ve Balkanlarda yaptığı

savaşlardan sonra 1. Dünya Savaşı nın içine çekildi. Birçok vatan toprağı

elimizden çıktı. Sömürgeci Batı ülkeleri 1. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı nın

ana gövdesini oluşturan Anadolu yu da paylaşmak istediler. İşgal amaçlı

topraklarımıza girmeye başladılar.

Bıçak kemiğe dayanmıştı. Anadolu nun iman dolu yiğit

evlâtları İstiklâl Savaşı nı başlattılar. Seferberlik adı da verilen bu

mücadeleye 7 den 70 e bütün halk sahip çıktı. Volkan misali patlayan iman ile

yıkılmaz azim ve irade karşısında şaşkına dönen Batılılar geldikleri gibi geri

dönmek zorunda kaldılar.

Kurtuluş Savaşı na Mehmet Akif de katılarak cami

kürsülerinden halkı uyarmış, cephedeki askere ümit vermişti. Uzun savaş yılları

sebebiyle yorulmuş, fakir düşmüş bir milletin iman ve azmi ile destanlar

yazdığını yakından gördü.

Ülke düşmandan temizlendikten sonra İstiklâl Marşı yazma

ihtiyacı doğdu. Bunu, o günleri yaşayıp halk ve askerimizi cesaretlendirmiş

olan Akif ten başkası yapamazdı. Öyle de oldu. Yokluk ve imkânsızlıklar içinde

kazanılmış varlık yokluk mücadelesini Taceddin Dergâhı nda nazma aktardı.

İstiklâl Marşımız, 12 Mart 1921 de TBMM de 4 kere okundu, ayakta alkışlandı ve

Millî Marş olarak kabul edildi.

İstiklâl Marşı nda geçen vatan, millet, hürriyet,

istiklâl gibi kavramlara koskoca bir milletin var olma referanslarının

yüklendiğini görürsünüz. İnsanımızın ölümü hiçe sayarak vatanına sahip çıkma

azmi şöyle anlatılır: Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ.

Akif, Enbiyâ yurdu bu toprak; şühedâ burcu bu yer, / Bir

yıkık türbesinin üstüne Mevlâ titrer diyerek manevî değerini terennüm ettiği

bu toprakların dünyalara bedel olduğunu anlatmıştı: Verme, dünyaları alsan da

bu cennet vatanı!

 VATAN TOPRAĞI KUTSALDIR

Bizim vatanımız herhangi bir toprak parçası değildir.

Orada, ezan susmasın, Hak hâkim olsun, Allah ın indirdiklerine uygun bir hayat

yaşansın diye can fedâ etmiş aziz şehitlerimiz yatmaktadır. Her karışında şehit

kanı vardır. Akif in, Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı deyişinin

sebebi budur.

Aziz milletimiz asırlar boyu bu kutsal manaya bağlı

kalmış, Akif in Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı uyarısında olduğu

gibi, şehitlerin emanetine sahip çıkmıştır.

Fatih Sultan Mehmet, fethettiği İstanbul için yazdığı

Vasiyetnamesi nde şu ifadeyi kullanır: Bu beldenin topraklarından gayri

Müslimlere, yabancılara bir karış toprak satana Allah ın da, Peygamberin de,

benim de lânetim üzerine olsun.

Siyonist Yahudiler, Sultan Abdülhamit Han a yüksek

paralar karşılığında Filistin bölgesinden bir miktar toprak satmasını teklif

etmişlerdi de, o tavizsizliğini şöyle ifade etmişti: Şehit kanı ile alınan

vatan toprağı para ile satılamaz.

1974 öncesi Rumlar Kıbrıslı soydaşlarımızı uzun süre

zulüm ve baskılara maruz bırakmış, defalarca büyük katliama girişmişlerdi. Batı

zihniyetli yöneticiler, Avrupa nın ağzına bakarak vahşete sessiz kalmışlardı.

Başbakan Yardımcısı olarak görev yapan Necmettin Erbakan, Başbakan Ecevit in

İngiltere de çözüm aradığı günlerde, Genelkurmay Başkanı Semih Sancar ile

istişare ederek Kıbrıs Barış Harekâtı nın başlatılması emrini vermiş, oradaki

zulmü ortadan kaldırmıştı. Bu harekâtla birlikte Türkiye, 1683 ten bu yana ilk

defa toprak elde etmiştir.

Erbakan Hoca, TBMM deki bir konuşmasında vatan toprağının

önemini şöyle haykırmıştı: Türkiye yi, Ortak Pazarmış, şuymuş, buymuş, kestane

satacağız, maydanoz satacağız,  diye

verimli yerlerimizi Rum a, Ermeni ye, Yahudi ye satışa çıkarmak kimsenin hakkı

ve harcı değildir.

 YİNE AYNI İMAN VE AZİMLE! 

Son senelerde, ihtiras ve menfaatlerinin zebunu olmuş

bazı gafiller, AB ye girmek adına her türlü tavizi vermeye başlamışlardır. 55

senedir, bekleme odasında tutulan Türkiye Hıristiyanlaştırılmak istenmektedir.

Manevî direncimizi yok eden ifsat çalışmalarına hız verilmesinin sebebi budur.

Türkiye Başbakanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, 29

Ekim 2004 te Roma daki Papa heykeli önünde AB Anayasası na imza atmış,

egemenliğimizi AB ye devretmişlerdir. Konu, zamanın TBMM Başkanı Bülent Arınç a

sorulduğunda, Egemenlik devri suç, günah ve ayıp değildir pişkinliğini

gösterebilmiştir. Ne duruma düşürüldüğümüzü fark edebiliyor musunuz

Bu imzaya sadık kalındığını gösterebilmek için de son AKP

Hükümeti ne bir de AB Bakanlığı ilâve edilmiştir. AB istedi diye, yabancılara

toprak satışı 25 dönümden 300 dönüme çıkarılmıştır. Vatan toprakları bugün

çiftlik satar gibi satılmaya başlanmıştır. Avrupa; bazı eski Millî Görüşçüleri,

İmam Hatip mezunu olanları kandırarak Derenin taşı ile, derenin kuşunu

vurmaya başlamıştır. Bu durum, vatan toprağı konusundaki hassasiyetlerimizi

gevşetmiştir.

Şimdi, yabancı zihniyetlerin devre dışı bırakılması için

önümüzde güzel bir seçim fırsatı bulunmaktadır. Halkımız Millî Görüş üne sahip

çıkarsa Türkiye miz ciddî tehlikelerden kurtulacaktır. Erbakan Hoca her zaman

uyardı: Milletimiz tarih boyunca hep Millî Görüş üyle var olmuş, bundan sonra

da Millî Görüş le var olacaktır. Tarihimizde kazandığımız zaferlerin hepsi

imaaan imaaan imaaan ve azimle kazanılmıştır.

İstiklâl Marşımızın tam içinde yer alarak şehidi şehit

yapan manaya sahip çıkabilirsek vatan topraklarına sahip çıkmak konusundaki

şuur ve hassasiyetimiz artacaktır.