Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki günlerde iktidarın başı İstanbul Sözleşmesi yüzünden bir hayli ağrıyacak!
İktidar partisi yöneticilerinin yerinde olsak parti tabanından gelen feryatlara kulak verir ve ona göre yeni politika geliştirirdik.
Parti tabanından gelen feryatları öğrenmek için öyle uzun boylu çalışmaya gerek yok. Sosyal medyaya göz atmak yeterli1
Kuruluşundan bugüne kadar oyları ile hep AKP’ye destek vermiş pek çok kişi şimdi nedamet duygularını dile getiriyor. Bu sözleşme yüzünden mahkûm olan kişilerin sayısı artık yüzlerle değil binlerle ifade edilir hale gelmiş bulunuyor.
Sıradan bir “karı-koca” kavgası bile bu sözleşme kapsamında insanların mağdur olmaları için yetip de artıyor bile! Evet, sosyal medya İstanbul Sözleşmesi yüzünden bugüne kadar iktidar partisine oy verenlerin pişmanlıklarını dile getiren yakınmalar ile dolup taşıyor.
Konunun önemine dikkat çekebilmek için İslami kuruluşların önümüzdeki günlerde konferanslar yoluyla iktidarı uyarmaya çalışacakları söyleniyor.
Konferanslar yoluyla ülke insanının huzurunun Batı’nın değer yargılarıyla değil İslami kurallarla bağlılık ile sağlanabileceğine dikkat çekilecek deniliyor.
Yurt genelinde muhtelif şehirlerde düzenlenecek konferans ve toplantılar ile İstanbul Sözleşmesi’nin beraberinde getirdiği sıkıntılar göz önüne serilecek.
İstanbul Sözleşmesi’ni kadına şiddetin önüne geçme bahanesi ile yürürlüğe koyanların dikkati uygulama sonucu ortaya çıkan mağduriyetlere çekilmeye çalışılacak. Sosyal medyada çok dikkat çeken bir mesajı sizinle paylaşmak istiyoruz.
“Kur’an’a göre öf bile demenin yasaklandığı baba İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa ile kızının ve eşinin insafına terk edilmiştir. Bu yüzden artık evlerinde yabancı gibiler. Her an uzaklaştırma alarak kapının önüne konabilirler.”
Sosyal medyada bir başka yakınma konusu ise erken yaşta yapılan evlilikler sonucu ortaya çıkan vahim tablolar olarak karşımıza çıkıyor. Erken yaşta evlenmekten başka bir suçları olmayan binlerce kişinin mahkûm olmaları bir türlü kabullenilemiyor.
Ve iktidardan bu sorunlara çözüm üretmesi bekleniyor.
İktidar konuyla ilgili bir çözüm üretebilirse ne âlâ ama üretemezse ilk seçimlerde bunun bedelini çok ağır bir biçimde ödemek zorunda kalacağı şimdiden söylenebilir.
Kadına şiddetin önüne geçiyoruz derken ortaya pek çok yeni mağduriyetin çıkması hiç de akıl alır gibi değil. Umarız iktidar tabandan gelen bu feryatlara kulak verir ve mağduriyetleri giderir.