Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…
Siyonist İsrail yöneticileri yaptıkları vahşi katliamlarla yok olmayı hak ediyorlar ve -aynen bugüne kadarki insanlık tarihinde cereyan ettiği üzere- onlar tarihin tekerrür etmesine vesile oluyorlar yani zülüm ile abat olanlar gibi sonlarının berbat olmasını hazırlıyorlar…
-Sırplar Bosna ve Kosova’da nasıl kaybettilerse Siyonist İsrailliler de kaybediyor…
-Silahsız sivilleri bebek-çocuk bile demeden katledenler elbette kaybedecek…
-İnsanlık nezdinde ve ülke halkları nezdinde şimdiden kaybettiler bile…
-Kukla ülke yöneticileri yerlerini kaybedince de kaybedecekler…
*Bu kaybetmenin ve son bulmanın bir an önce gerçekleşmesini isteyenler var…
*Onların acele etmesine hak vermekle beraber her şeyin vakti var diyorum…
*Artık bir yüzyılı da aşan bu İsrail sorununun sonunun başlangıcındayız…
*Bu sonun nasıl ve ne zaman olacağını önceki 24 yazımızda yazdık…
7 Ekim sonrası yazdıklarımıza ilaveten bugün farklı bir hatırlatma uyarısı yapalım. Bu farklılık özellikle Batı dünyasının yani Avrupa’nın merkezinde çok değil sadece 30 yıl önce soykırım seviyesinde yapılanları hatırlatma şeklinde olacak ki; bu aynı zamanda Batı anlayışının günümüzde de yapılan soykırım konusunda bakışının değişmediğini gösterecek…
Bosna ve Kosova’da, özellikle Srebrenitsa’da olanları hatırlatmış olacağım…
Her iki ülkeden birincisi annemin memleketi, ikincisi de kendi doğum yerimdir…
30 YIL ÖNCE - 30 YIL SONRA
30 yıl önce Srebrenitsa/Bosna’da olanlar şimdi Gazze’de oluyor; değişen bir şey yok!
Aliya İzzetbegoviç'in o zaman adı İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) şimdi İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) toplantısında yaptığı konuşma, 30 yıl sonra durumun değişmediğini gösteriyor: “Biz kuşatma altındayız, her gün onlarca -saldırının ilk günlerinde ise her gün yüzlerce- kardeşlerimizin cenaze namazlarını kılıyoruz. Yüz elli binden fazla insanımız öldürüldü, bir milyondan fazlası evlerinden sürüldü, on binlerce Müslüman kadınımız tecavüze uğradı, yüzlerce şehir ve köyümüz yerle bir edildi ve binlerce sakatın yardım beklediğini biliyor musunuz? Bizler, Bosna Müslümanları artık neden Avrupa yardım etmiyor sorusunu kendimize gittikçe daha az soruyoruz. Ancak neden Müslüman ülkelerin, Bosna Müslümanlarının faciası üzerine kayıtsız kaldıklarının sorusunu daha fazla sormaya başladık. Hakikaten Müslüman ülkelerin çoğu bize moral ve siyasi destek veriyor, onlardan daha az bir kısmı insanî yardım da gönderiyor. Ancak onlardan sadece beş ülke etkili ve hakiki yardım yapıyor. Çok fazla olmasa da bazı Müslüman ülkelerin hükümetleri, Bosna'da olup bitenler hakkında tamamen kayıtsız durumdalar. İnanıyorum ki hükümet ettikleri Müslüman halk bunu asla onaylamaz ve affetmez.” İslam Konferansı Örgütü (İTÖ) Toplantısı, Kazablanka, 13.12.1994
Bosna’daki soykırım sonrasında henüz değişen bir şey yok!
“iza cae va’dul ahireti”
Kur’an ayetinde “iza cae va’dul ahireti” dendiği üzere, vakti gelince olması gereken olacak ve bu Siyonist İsrail ile ABD başta olmak üzere bütün yandaşlarının sonu olacak...
Yeni Şafak’tan Taha Kılınç, 18 Kasım günkü yazısında, olabilecekleri kısaca yazdı: “Mescid-i Aksâ’nın kapılarındaki işgal askerleri çekilmiş ve kontrol tamamen Müslümanların eline geçmiş… Yahudilerin “Ağlama Duvarı” dedikleri ibadet mekânında da kontrol Müslümanlarda… Kudüs sur içinde, Yahudiler çeşitli yöntemlerle el koydukları bütün gayrimenkulleri Müslümanlara devretmiş… Kudüs’teki Yahudi Mahallesi tümüyle dağıtılmış, mekânlar eski sahiplerine geri dönmüş, işgalle birlikte kurulan onlarca Yahudi okulu ve eğitim müessesesi kapatılmış… Sur içindeki Yahudi nüfus dışarı tehcir edilmiş, onların yerlerini işgal öncesindeki Müslüman nüfus almış… Zeytindağı ve çevresinde ihdas edilen yeni Yahudi mezarlıklarına definler durdurulmuş… Şeyh Cerrâh ve Silvân mahallelerindeki Yahudi işgalciler çekilmiş, el koydukları mekânları Müslümanlara bırakmış…”
(Devamı var)