İstanbul Barosu'nun 24-25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 128. Olağan Genel Kurulu, alınan LGBT kararı ve yaşanan gerginliklerle dikkat çekti.
Avukatların mesleki sorunları, yargı sistemindeki aksaklıklar ve vatandaşların adalete erişim konusunda yaşadığı sıkıntılar gündemdeki yerini korurken, baro bünyesinde LGBT Hakları Merkezi kurulmasının kararlaştırılması, kurumun faaliyet alanlarına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi.
"LGBT HAKLARI MERKEZİ"NE 160 KABUL, 73 RET OYU
Genel kurulda görüşülen LGBT Hakları Merkezi kurulmasına ilişkin önerge, yapılan oylamada 160 kabul ve 73 ret oyu aldı.

Avukatlar arasında görüş ayrılığına neden olan önerge, oy çokluğuyla kabul edildi.
Baronun yeni oluşturulacak merkez aracılığıyla hangi faaliyetleri yürüteceği, merkezin bütçesinin nasıl karşılanacağı ve çalışmalarının hangi esaslara dayanacağı konusunda henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
Karar, özellikle baroların asli görevleri ile toplumsal ve ideolojik tartışmalara konu olan alanlardaki faaliyetleri arasındaki sınırın nasıl belirleneceği sorusunu gündeme getirdi.
GENEL KURULDA LGBT BAYRAĞI AÇILDI, GERGİNLİK BÜYÜDÜ

İstanbul Barosu'nun genel kurulunda yaşanan olaylar da toplantıya damga vurdu.
Bağımsız Avukatlar Grubu'nun başkan adayı Arife Gökkaya Dinç'in konuşmasını tamamlamasının ardından bazı avukatlar LGBT bayrağı açarak slogan attı.
Bunun üzerine başka bir grup, “Kahrolsun PKK” sloganıyla karşılık verdi.
Salonda başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek avukatlar arasında fiziksel kavgaya dönüştü.
BAROLARIN ÖNCELİĞİ NE OLMALI?
İstanbul Barosu'nun aldığı LGBT Hakları Merkezi kararı, hukuk meslek örgütlerinin öncelikleri konusunda eleştirel bir değerlendirmeyi de beraberinde getiriyor.
Yargılamaların uzun sürmesi, savunma hakkına erişimde yaşanan güçlükler ve avukatların ekonomik sorunları çözüm beklerken, İstanbul Barosu'nun probleminin toplumun ifsadından başka hiç bir şeye yaramayan LGBT çıkmazının problemleri olmaması gerektiği düşünülüyor.





