Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
HAMAS Lideri İsmail Heniyye; İran’da, Kur’an’ın ifadesiyle Allah’ın gazabına ve lanetine muhatap fesatçı İsrail tarafından şehit edildi. Bu olay, vicdan sahibi her Müslüman'ın ve insanın gönlünü bir kez daha sızlattı. Kendisine Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyoruz. Mekânı cennet, derecesi ali olsun. İslam için yaşadı, Allah yolunda malıyla canıyla cihat etti, bu yolda başına gelen bütün bela ve musibetlere sabretti, en ufak bir şikâyette dahi bulunmadı. İsmail Heniyye; 1963’te Gazze Şeridi'ndeki ELŞATİ mülteci kampında dünyaya geldi. Ailesi 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında Aşkelon şehrinden ayrılarak mülteci durumuna düştü. 1987'de Gazze İslam Üniversitesi’nden mezun oldu. 1989’da İntifada'ya katıldığı ve HAMAS üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. 1992'de serbest bırakıldıktan sonra, İsrail tarafından diğer İslami Cihat ve HAMAS üyesi 415 kişilik bir grubun içinde, Güney Lübnan’a sürüldü. Ertesi yıl Gazze'ye geri döndü. 1999'dan 2004’e kadar, HAMAS Genel sekreteri Şeyh Ahmet Yasin'in özel kalem müdürlüğünü yaptı. Aralık 2005’te yapılan ve 25 Ocak 2006’da tekrarlanan Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde HAMAS Lideri Halid Meşal’in Şam’da bulunmasından dolayı listenin en başında yer aldı. HAMAS’ın 132 sandalyeden 74'ünü aldığı seçimler sonucunda Heniyye, 16 Şubat 2006’da HAMAS’ın başbakan adayı olarak açıklandı. 19 Şubat’ta, ABD ve İsrail'in karşı çıkmalarına rağmen Filistin başkanı Mahmud Abbas tarafından başbakanlığa atandı. Ekim 2006’da Gazze'de El-Fetih ile HAMAS üyelerinin çarpışmaları sırasında konvoyuna düzenlenen saldırıdan kurtuldu. Mayıs 2007'de İsrail'in evine karşı düzenlediği füze saldırısını atlattı. Haziran 2007’de Gazze Şeridi'ndeki HAMAS ile El-Fetih arasındaki çatışmaların zirveye çıkması üzerine, Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas tarafından görevinden alındı. 2017-2024 yılları arasında HAMAS lideri olarak görev yaptı. Ömrünü Filistin’in bağımsızlık mücadelesine adayan HAMAS Lideri İsmail Heniyye yaşamı boyunca Filistin mücadelesi için ailesinden pek çok kayıp verdi. Bugüne kadar 4 oğlunu ve 4 torununu Filistin mücadelesinde kaybeden Heniyye; “Ailemin 60'a yakın ferdi savaşta şehit oldu ve onlar ve halkımız arasında hiçbir fark yok. Kayıplarımız ne kadar büyük olursa olsun, İsrail'in yaptığı şantaja boyun eğmeyeceğiz, taviz vermeyeceğiz” ifadeleriyle Filistin’in bağımsızlığı için kararlılıkla mücadelesine devam edeceğini dile getirmişti. Oğlu Abdul Salam, babasının uğradığı suikast sonucu; “Direniş devam ediyor. Babamın dileği yerine geldi. Biz düşmana karşı devrimin ve sürekli mücadelenin içindeyiz ve direniş liderlerin öldürülmesiyle bitmiyor” ifadeleriyle duygulandırdı. Ayrıca gelini Inas ise; “Güle güle ey ulusun büyük lideri” diyerek şunları söyledi: “Allah’ın hükmüne ve kaderine razı olan kalplerle, büyük ve saygıdeğer şehit lider amcam İsmail Heniyye’nin yasını tutuyorum. Şüphesiz biz Allah’a aidiz ve yine O’na döneceğiz. Güle güle ey ulusun büyük lideri” sözleriyle onu uğurladı. İsmail Heniyye; bu asırda Allah yolunda cihat eden her Müslüman için, yaşayan bir örnek olmuştur. Şehitler ölmez ve zafer mutlaka inananların olacaktır.
BU İSRAİL
Rabbimiz buyuruyor. Maide 82: “İnsanlar içerisinde, iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın.” Bu düşmanlık tedavisi mümkün olmayan kin ve nefretin eseridir. Yaşanan tarihi olaylar bunun şahididir. Bu ayette ifade edilen Yahudiler Siyonist İsrail, müşrikler ise ABD, AB ülkeleri ve işbirlikçi yönetimlerdir. Bu düşmanlığın engellenmesi, sadece mukabil bir güçle olur. İsrail ve ABD, ikiz kardeşler gibidir. Bu ikisi, zülüm ve fesatta sınır tanımıyor. Bunlar, Allah’ın gazabına uğramış ve sapıtmış olanlardır. Allah’a vermiş oldukları sözü bozan bu iki toplum, maymun ve domuz karakterlidirler. Allah’tan korkmazlar ve hakka kör ve sağır kesilirler. Nankörlükte sınır tanımazlar. Hep bozgunculuğa koşarlar. Gerekli gördükleri her yalanı söylemekten çekinmezler. Devamlı harp ve fitne çıkarırlar. Firavun ve Karun’u örnek alırlar. Katı kalplidirler.
Allah’ın nurunu söndürmek isterler ve haindirler. Antlaşmalara uymazlar. Bu karakterlere sahip İsrail ve ABD sadece güçten anlar. Bu güç ise İslam gücüdür. Bu gücü oluşturmak da Müslümanların üzerine yazılmış bir mecburiyettir.
GÖRMEK GEREKİR
Dünya barışını tehdit eden İsrail, ABD ve müttefiklerinin, “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi” adı altında, İslam dünyasına karşı sürdürdükleri kanlı işgal politikaları dünya barışını çok ağır bir şekilde tehdit etmektedir. Aynı şekilde, İsrail’in, birçok Birleşmiş Milletler kararına rağmen, sürdürdüğü saldırganlık, soykırım ve genişleme politikası, bölge ve dünya barışı için, açık bir tehdit oluşturmaktadır. İsmail Heniyye suikastı ve Gazze’de yürütülen kirli savaş bunun canlı kanıtıdır. Dünya ve bölge barışını tehdit eden bu duruma sessiz kalmak, insanlıktan nasibi kalmamış sefil kimselerin işi olabilir. ABD ve İsrail, kimsenin dostu olamaz. Bu gerçeğin görülmesi gerekir. Yapılması gereken şey, yeni bir saadet dünyasını kurulmasıdır. Müslümanlar bu konuya sıfırdan başlayacak da değillerdir. Erbakan Hoca'mızın temellerini attığı yerden başlayarak, yola devam etmek aklın ve ilmin gereğidir. Dünya; bu ABD ve İsrail’i daha fazla sırtında taşıyamaz. Bu tehdidin önlenmesi için, D-8’lerin güçlendirilmesi ve aktif hale getirilmesi gerekir. Bunun için güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır. Bu siyasi iradeye ise sadece Milli Görüş zihniyeti ile ulaşmak mümkündür. Bu iş, işbirlikçilikle, muhafazakâr demokratlık, sosyal demokratlıkla yürümez. Şeytan, şeytanla iş birliği yaparak engellenemez. İslam Birliği, İslam Birleşmiş Milletleri, İslam NATO’su kurulmadan ABD ve İsrail’i etkisiz hale getirmek hayal olur. Kınamakla, hiçbir zulmü önlenemez. Selam hidayete tabi olanlara…