Son otuz yıl içinde bir İslam burjuvazisi oluştu. Eskiden
egemen azınlıklar ülkenin rantlarını kendilerini yiyorlar, Müslümanlara bir şey
koklatmıyorlardı. Sonra Müslümanların ellerine fırsatlar, imkanlar geçti ve
onların bir kısmı da rant-hor (rant yer) oldu.
Herkes için söylemem, helal ve meşrû yollarla zengin
olanları tenzih ederim ama islamî kesime giren bazı eğri hergeleler şüpheli
servetler edindiler. İhalelere fesat karıştırıldı, ne laik hukukun ve de Şeriat
hukukun kabul etmediği acayip karanlık dolaplar çevrildi, nüfuz ticareti
yapıldı, velhasıl âblar aktı, dolablar döndü ve karşımıza türedi birileri
çıktı.
Şeriata ve ahlaka uygun olmayan yollarla zengin olanların
bir kısmı şöyle düşünüyor: Zekatımı
verdikten sonra istediğimi her işi yaparım Bu adamlar İslamın israfı, lüks
hayatı, sefahati, beyinsizliği, azgınlığı, kuduzluğu, haksız kazancı yasak
ettiğini bilmiyorlar mı
Yine bu adamlar bir yıl boyunca günah işlerim, haram
yerim, sonra bir hacca veya umreye gider, anamdan doğmuş gibi pir ü pak
tertemiz günahsız dönerim zihniyetine sahipler Beyinsizliğin bu kadarı nerede görülmüştür!
Haram yollarla süper zengin olanlara bendeniz Müslüman
diyemiyorum.
Türkiyenin İslamî uyanış ve kalkınma hareketini haram
rant yiyen sahtekarlar kirletmiş ve dejenere etmiştir.
19 uncu asırda Batı da püriten Protestan zenginler
türemişti. Bizim sözde Müslümanlar püriten ve takvalı değiller.
İslam ahlak dinidir. Peygamberimiz (Salat ve selam olsun
ona) mekârim-i ahlakı tamamlamak, yüksek ahlakı kemale erdirmek için
gönderilmiştir.
Müslüman elbette insan olmak hasebiyle günah işleyebilir
ama bir Müslüman devamlı şekilde fasık-i mütecahir olamaz.
Rüşvetçiler mel undur.
Devletin ve belediyelerin bütçelerini hortumlayanlar
haindir.
İslam mülkiyet hakkını tanır ve meşru sınırlar içinde
yapılan ticareti teşvik eder ama vahşi kapitalizmi asla kabul ve tasvib etmez.
Serveti kendisini azdıran, günaha batıran kimseler, namaz
kılsalar, umreye gitseler de kötü, şerir, şaqi kimselerdir.
Bütün haram servetlerde kul hakkı vardır ve Allahü Teala
Kendi hakkını afveder ama kul hakkını afvetmez.
İhalelere fesat karıştırılarak elde edilen servetler
haram servetlerdir.
Şeriata uymayan bâtıl alışverişlerle kazanılan servetler
ateştir.
Allah ticareti helal, ribayı haram kılmıştır.
Halkın ihtiyacı olan temel maddeleri, fiyatları artsın
diye saklayanlar muhtekirdir, muhtekirler mel undur.
Şeriata ve ahlaka uymayan kirli ve karışık yollarla rant
elde edip zenginleşenler zalimdir, günahkardır, fasık ve facirdir, ahlaksızdır.
Kur ana, Şeriata aykırı haram işlere helaldir diyenler
kafir ve mürted olur.
Haram servetin zekatı verilse bile o servet helal olmaz.
Ben zekatımı verdikten sonra ihtiyacımı kat kat aşan lüks
bir otomobil alırım, bana kimse karışamaz diyenlerin akılları güdüktür.
Haram paralarla banyolarındaki ve tuvaletlerindeki madenî
aksamı altınla kaplatanlar beyinsizdir.
Zengin Müslümanlar da Şeriat ahkamına uymaya mecburdur.
Allah zengin Müslümanlara çalıştırdıkları işçilerin,
memurların, personelin hesabını soracaktır.
İyi bir Müslüman patron, öğle vakti gelince fabrikanın
yemekhanesinde işçileriyle birlikte yemek yer.
İşçilere nohut, bulgur pilavı, hoşaf Patrona pirzola, biftek, baklalı engihar ve
kaymaklı burma tatlısı Böyle Müslümanlık, böyle dindarlık olmaz olmaz olmaz!
İkinci yazı
Belgrad Ormanları!
İstanbul un son ciğerleri elden gidiyor Belgrad
Ormanları ndan imdat çığlıkları geliyor Rantçılar oraya da göz diktiler.
Bendeniz gazeteci-yazar bir vatandaşım. Konuşmaya,
yazmaya hakkım var, hürriyet de var; binaenaleyh Belgrad Ormanları ndan bir tek
ağacın kesilmesine bile rızam olmadığını açıkça beyan ediyorum. Hangi sıfatla
Bir vatandaş, bir gazeteci, bir yazar, bir Türkiyeli olarak
Belgrad Ormanları nı tahribe, seyreltmeye, yozlaştırmaya
yönelik bütün faaliyetleri kınıyorum.
Duyduğuma göre oralardaki derelerin suları birtakım
tesislerde şişelenip memba suyu diye halka içiriliyormuş, bunu da kınıyorum.
Belgrad Ormanları terk edilmiş sahipsiz köpeklerle
doluymuş. Bazı merhametsiz, vicdansız, ahlaksız, duygusuz, adaletsiz, insafsız
kimseler piknik yapmaya gelirken getirdikleri köpekleri akşam dönüşte orada bırakıyormuş.
Hayvancağızlar yazın şöyle böyle, piknikçilerin atıklarıyla karınlarını
doyuruyorlarmış ama kış gelince açlıktan birbirlerini parçalıyorlarmış. Bu
başıboş köpeklerin şerrinden ormanda sincap gibi küçük vahşi hayvan kalmamış.
Köpeklerine bu zulmü yapan merhametsiz ve vicdansız
vatandaşlarımı kınıyorum ve onları uyarıyorum:
Evine, bahçesine evcil bir hayvan alan kimse ona ölünceye
kadar bakmakla yükümlüdür. Köpeğini, kedisini ormanda bırakmak ahlak, adalet ve
vicdan sahibi bir insana yakışmaz... Dünya adaleti bunun hesabını sormayabilir
ama o adaletin üzerinde ilahî bir adalet vardır.
Size bir hanımefendiden duyduğum vakayı anlatayım:
Edremit taraflarında bir yazlıkları varmış, komşularının villasının giriş
kısmına kırlangıçlar çamurdan bir yuva yapmışlar, içine yumurtlayıp yavru
çıkartmışlar. Yuvanın altındaki taşlık biraz pisleniyormuş. Ev sahibi hanım çok
şikâyetçi Olamaz, kuşlar burayı pisletemez, yuvayı kaldıracağım demiş. Komşusu
hanımefendi, aman yapma, yuva yıkmak büyük uğursuzluk ve felaket getirir, ne
olur sabr et, tahammül et, bak yuvadaki yavrular cik cik ne güzel ötüşüyor,
onların seslerini duymak, annelerinin ve babalarının birkaç dakikada bir onlara
yiyecek getirmelerini seyretmek insana ne kadar sevinç ve neşe veriyor
Merhametsiz kadın uyarılara kulak asmamış, uzun bir
sopayla yuvaları yıkmış, yavrular yere saçılmış.
Hanımefendi anlattı: Komşu aile bir dahaki sene
görünmedi. Başlarına felaketler gelmiş ve darmadağın olmuşlardı.
Belgrad Ormanları ndaki ağaçlar, çalılar, çiçekler,
yeşillikler can taşıyor. Oradaki derelerin de bir canı vardır. Ağaçlarda
yaşayan sincapların, kuşların hep canları vardır. Sakın kaplumbağaları önemsiz
saymayın, onların kendi güçleri sizinle başa çıkmaya yetişmez ama mutlak güce
sahip bir Sahipleri vardır.
Ey vicdansız ve umursamaz adam! Gaddarca kestiğin
ağaçtaki kuş yuvası senin felaketine sebep olabilir. Kuşların Sahibi seni
cezalandırır. Bu ceza sana üzerinde Ağacı kestin, kuş yuvasını yıktın diye
yazan bir kâğıtla gelmez. Dümdüz yolda giderken otomobilin bariyere çarpar.
Allah Allah!.. Bu düz yolda bu kaza nasıl olmuş Cevap: Allah Allah
Rantçılar Rantçılar Rantçılar Haram rantlarla zengin
olup da safa süreceğinizi mi sanıyorsunuz Ah, siz ne kadar gafilsiniz
Görmüyor musunuz, adam haram rantlarla Karun gibi zengin
oldu ama karısıyla anlaşamadı, yuvası yıkıldı; üstelik karı, yeni feminist
düzenlemeler ile servetin yarısını aldı.
Başka bir vak a: Kadın mahkemeden kocası aleyhinde evden
uzaklaştırma kararı almış, şimdi kocasını o lüks ve şahane evine
yaklaştırmıyor. Elinde kapı gibi mahkeme kararı var. Koca kendi evinin kapısını
çalmaya kalkmasın, bir ay hapis cezası yer. Bu ceza ertelenmez.
Ağaçları, çalıları kesenler, dereleri kirletenler,
çiçekleri kopartanlar, tabiî düzeni bozanlar HES ler, MES ler Rantlar,
mantlar Arazi spekülasyonları ile haram zenginliklere nail olanlar. Biliyorum
siz uyanmazsınız. Otomobiliniz düz yolda durup dururken bariyere toslar, sağ
kalırsanız siz Yol kaygandı, kazanın başka bir sebebi yok dersiniz. Haram parayla
elde edilmiş villanızın verandasında otururken başınıza saksı düşer, siz Saksı
iğreti ve yampiri konulmuş da ondan düştü dersiniz.
Velhasıl, siz adam olmazsınız.
Köpeklerini Belgrad Ormanları nda bırakan vicdansızlar! O
köpeklerin âhı sizi dünyada da ahirette de yakar Bazılarınız ahiret yok mu
diyor, siz bu kafayla gözlerinizi kapar ve Güneş yoktur da diyebilirsiniz.
Belgrad Ormanları İstanbul un ciğerleri Ağaçlar,
çalılar, yeşillikler Sular, rantlar, kuşlar, sincaplar, kaplumbağalar, terk edilmiş
köpekler, vicdansızlar
Elimden başka bir şey gelmiyor, bu yazıyı yazabildim, o
kadar.
03.04.2013