Ben deniz dernekçiliğe başladığım zamanlar birçok görme
engelli ile tanıştıktan sonra şöyle bir söylem geliştirmiştim; ilim ışığıyla
aydınlanan insan kör değildir, asıl körlük cehalettir. Bu kavramları sık sık
dile getirirdim. Ve toplumda bunun karşılığını da yaşar ve hissederdim. Yakın
tarihte işitme engelli kardeşimiz Muhammed İkbal ile tanıştıktan sonra anladım
ki bu söylem sadece görme engelliler için değil, işitme engelliler içinde
geçerliymiş. Zira onlar duymadıkları halde Kur an ı öğrenen ve öğreten pozisyonuna
gelmişler, Hakk a ibadet aşkıyla Kur an kurslarını devam ettirmek azminde ve
gayretinde birbirleriyle yarışır haldeler.
İşitme engellilerle uğraşan insanlardan edindiğim bilgiye
göre, yaşadıkları duygular arınmış ve tertemizdir, bizim gibi karmakarışık
değil. Bir şey ya siyahtır ya beyaz, ortası yoktur. Kelimelerin kötü
manalarının ağırlığını kalplerine koymuyorlar bunun içinde bir fesatlık
düşünmüyorlar. Bundan ötürüdür ki insanlara daha samimi yaklaşıyorlar,
sevdiklerini de ölesiye seviyorlar. İnanç hususundaki samimiyetleri de aynen
öyle. Hakk a bağlı ibadet aşkıyla azimlerini ortaya koyarak hayatlarını idame
ettiriyorlar.
Muhammed İkbal diyor ki, işitme engelli arkadaşlarımız
anneden babadan dini maalesef öğrenemiyorlar. Okulda da bu aynı şekilde,
öğretmenler işaret dilini bilmedikleri için bu manada gerektiği kadar bu
insanlara ulaşılamıyor.
Kendisi de işitme engelli olan Dilek Yıldız ise Kur an
öğretirken bunların küçük yaştan temel eğitim almadıkları için belli bir yaştan
sonra anlama kabiliyetiyle birlikte işaret dilinin yetersizliği kursun süresini
uzatmaktadır, bunun için de tam anlamıyla işitme engellilerin İslam ı öğrenme
hususunda daha çok zamana ihtiyaç olduğu bir hakikattir diyor.
Şimdi bugünlerde Diyanet in yapmış olduğu Türk İşaret
Dili Dini Kavramlar Sözlüğü adlı kitabında bu problemi en bariz şekilde
görebiliriz.
Daha önce hiçbir din eğitimi alamamış olan bu insanların
zihninde olmayan kavramlar yanlış işaretlerle ifade edilmiştir. Diyanet in bu
hususta daha dikkatli ve araştırarak konuyu ele alması gerekmektir. Ayrıca,
camilerde işaret dili eğitimi almış din görevlilerine ihtiyaç vardır.
Duymadığı halde ilme kulak veren işitme engelli değildir.
Asıl işitme engelli kulağı olup ta Hakk ın sesini duymayandır.