Açıklamalarına bakınca insan bilerek ya da bilmeden Obama’nın olayları abartmada ölçüyü kaçırdığını ya da dünya ile dalga geçtiğini düşünür. Obama’nın, ”IŞİD’le dünya savaşıyor” cümlesi bile olayları abartmada ipin ucunun kaçtığını göstermiyor mu .. Olayları olduğundan farklı gösterme çabası öylesine ileri götürüldü ki, medyaya bir takım kaynaklardan her gün yansıyan haberlere baktığınızda bile bunu görmeniz mümkün. Mesela, 10 günden beri IŞİD bir yandan kuşattığı Kobani’nin önemli bir bölümünü ele geçirdiği haberleri verilirken bir de bakıyorsunuz Obama,”Kobani’deki durumdan endişelendiklerini ancak şu an Irak’ta Anbar’daki savaşa odaklandıklarını” söylüyor. Yani, IŞİD’in Kobani’yi ele geçirmek üzere olduğu haberlerinin aslı olmadığı, bu haberlerin sadece bölgede tansiyonu yükseltmek ve bölge ülkelerinde karmaşayı tetiklemek için pompalandığı anlaşılıyor. Bu arada Musul’u ele geçirmesinin ardından IŞİD’in Bağdat’a birkaç kilometre yaklaştığı, Bağdat’ın düşmek üzere olduğu haberleri de düşünüldüğünde görünen o ki, IŞİD birkaç cephede birden savaşıyor ve bu cephelerde yine Obama’nın ifadesiyle 60 ülke birleşmiş vaziyette onunla başa çıkamıyor. Birden bire ortaya öyle bir örgüt çıktı ki, dünyaya meydan okuyor ve kendisine karşı cephe oluşturan 60 ülke mücadelede sonuç alamıyor. Kısacası, Üçüncü Dünya Savaşı çıkmış, bir yanda IŞİD karşı tarafta 60 ülke savaşıyor. Verilen görüntü bu.
Bu noktada ABD ve müttefikleri gerçekten IŞİD denen örgütü böylesine ciddiye alıyorlar mı yoksa dünyayı kandırmak adına mı bir takım açıklamalar yapılıyor bilemiyoruz ama, bu söylenenlere bakılarak, ”IŞİD’le dünya savaşıyor” başlıkları atılmasını doğru ve ciddi bulmak mümkün mü Tüm bu açıklamalar yapılırken, ABD ve müttefikleri kesinlikle kara harekatı yapılmayacağını, havadan vurularak meselenin halledileceğini söylüyorlar ve bu yönde çalışıyorlar. Ama bu arda ABD Genelkurmay Başkanı ve Obama hava saldırıları ile başarılı olunamadığını, bu mücadelenin daha uzun süre devam edeceğini açıklıyorlar. Saddam’a karşı hava saldırısı ile yetinmeyip ülkeyi işgal edenlerin yaptıkları açıklamalara bakıldığında bölgede Saddam’dan daha ciddi bir IŞİD tehlikesi bulunuyor. Ama abartmalı açıklamaların dışında ciddi bir adım atılmıyor. Sanki, özellikle bölge ülkeleri bu tür açıklamalarla IŞİD tehdidine odaklandırılırken, geçen yüzyılın başlarında bölgemiz için çizilen haritaya göre özellikle Irak ve Suriye’nin bölünmesine doğru gidiliyor. Şahsen uygulanan planın bu ülkelerin parçalanarak Büyük İsrail Projesi’nin önünü açılmaya yönelik olduğunu düşünüyorum. Bu arada Irak ve Suriye parçalanırken Bağımsız bir Kürt devletinin de önü açılıyor.
Ne yazık ki, bölgemize dönük bu tür planların uygulanmasına İslam ülkelerindeki parçalanmışlık ve gaflette yardımcı oluyor. Bir türlü kucaklaşmayı ve kaynaşmayı beceremeyen İslam dünyası kendi eliyle kuyusunu kazıyor. 12 yıllık AK Parti iktidarı da geçen zaman içinde Erbakan Hoca’nın kurmuş olduğu D-8’leri bir adım ileri götürmek için hiçbir çaba sarf etmezken hâlâ AB Bakanı her gün iktidarın hedefinin AB olduğunu, bununla da yetinmeyip Avrupa’nın istikrar için Türkiye’ye ihtiyaçları olduğunu tekrarlayıp duruyor, Biriside çıkıp, ”Kardeşim!.. Bize ne AB’nin istikrarından. Biz önce kendimizden sorumlu değil miyiz ” diye sormuyor.