El-Maliki fena sinirlenmiş ve "Saddam ın idamı, Irak ın iç işidir, kimsenin karışmaya, protesto etmeye hakkı yoktur.! Böyle giderse, resmi veya gayri resmi bütün protestoları inceleyerek, diplomatik ilişkilerimizi yeniden düzenleriz" demiş.!! 

 ABD nin kurdurmuş olduğu kukla rejimin, sinirli başkanı nın sözlerinden tüm komşuları ve dünya devletleri herhalde çok ürkmüştürler.!!  Kukla başkan fena tedirgin. "İlle de bu gece asılacak ve gömülecek" diye tutturan, Saddam ın ölüm haberini almadan gözüne uyku girmeyen ve inatla Arefe gecesi adam astıran El-Maliki bugünlerde çok huysuz. Dünyanın tepkisi karşısında sadece hırçınlaşan ve yaptığını izah edemeyen bir ruh hali içerisine düşmüş bulunuyor.

Yakalandığı andan beri Amerikalıların kontrolündeki bir  bölgede hapiste tutulan ve aylarca "Traji-komik bir mahkeme"de, Amerikalıların tayin ettirdiği hakimlerce yargılanan Saddam ı asıp,  toprak altına gömene kadar rahat edemeyen el Maliki acaba şimdi neyin bunalımında Aslında el-Maliki, ABD nin kendilerine  müthiş bir kıyak geçmiş olduğunu görüp, böyle bir  fırsatı kaçırmamış ama bunun sonuçlarını da tahmin edememiş olmanın şaşkınlığı içerisinde, olsa gerek.

Çevreden  Tepkiler Başlıyor:

Yakın komşulardan, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, televizyonlarda  konuştu ve olayı kınadı. Tunus ve Fas ta  Saddam ın idam edilişi ile ilgili protestolar yapıldı. Irak içinde, Tikrit te her gün protesto gösterileri düzenleniyor.

Tüm  Avrupa basını, idamın yapılış şeklini, zamanlamasını, asanların "insansızlığını, insafsızlığını ve terbiyesizliğini" en açık bir dille kınıyorlar.

Dünya medyasında hava tümü ile olumsuz. Hatta, Amerikan gazetelerinin yorumları bile olayı kınıyor. Birçoğu çok ciddi analizler yapıyor ve idamın Orta Doğu politikasındaki muhteme etkilerini tartışıyorlar. Bu geçtiğimiz hafta sonu BBC ve CNN "Saddam ın idamına olan tepkiler bitmek bilmiyor" diyerek, kapsamlı programlar yaptılar.

 İngiltere nin gelecek başbakanı olarak görülen J. Brown, Saddam ın yargılanışını ve asılışını tel in etti. Şu anki başbakan, Tony Blair de benzer bir konuşma yaptı ve olayı sert bir dille yerdi. Bütün bunlar Avrupa ve dünya kamuoyunun birer yansımasıdır. Bu tepkileri tek anlamayan asabi el-Maliki ve hükümetidir.

Asya kıtasından gelen tepkiler de son derece kınayıcı ve tel in edici. Sadece İran olayı sevinç gösterileri ile karşıladı. Bu bile uzun sürmedi.

ABD ye gelince ısrarla, bu asılma olayı ile hiçbir ilgileri bulunmadığını, bunun Irak ın iç  işi olduğunu ve hatta o gece Baskan Bush un  uyumakta olduğunu ve olayı sonradan duyduğunu tekrarlayıp durdular. Ne demeli ! (Herhalde bu tutum, dünyayı tümü ile aptal kabul ettiklerinden olacak). 

Bu arada El- Maliki daha da  efeleniyor. Hafta sonu itibari ile tepki gösterenlerle, siyasi ilişkileri keseceğini ilan ediyor ve ilk uygulamayı Libya ya karşı yapıyor.( Eh, demek ki emir öyle gelmiş.) Herhalde, bu  duruma da, zavallılığın son kertesi  denir.

Dünyadan Yankıların Analizi:

Çok enteresandır: Dünyanın her yerinde inanılmaz sayıda Saddam olayı hakkında makaleler yazılıyor ve analizler yapılıyor. BBC nin ifadesi ile, "Saddam olayı bir türlü sahneyi terkedip, gitmek bilmiyor". Yani bir türlü gündemden düşmüyor.    (Irak hükümeti ve ABD bunu hiç tahmin etmiyordu.)

Uluslararası yazılar ve tahliller  belli noktalarda birleşiyorlar:

w Saddam ın yaptıklarını tasvip eden yok.

w   Ama, yargılandığı mahkemeyi doğru bulan tek bir Allah ın kulu da yok. (Maliki ve etrafındaki adamlar hariç)

w  Yargılanma yalnış, hakimler yalnış, usul yalnış bulunuyor,

w  Ne şahit dinletmesine izin verildi, ne temyiz imkanı tanındı, ne de uluslararası teamül ve kurallara uyuldu. İşte bunlarda herkes hemfikir.

w Halepçe olaylarına  hiç gelinmedi. Kuveyt in işgaline hiç yanaşılmadı. Çünkü, bu olaylarda, şu anda başta olan grupların da kanlı elleri, ABD  ve  İngiltere nin olaylardaki katkıları da ortaya çıkacak ve konuşulacaktı da ondan.

w Zamanlama çok yalnıştı. Müslümanlar için çok önemli olan bir günün sabahında bu olay hızla gerçekleştirilip adeta Müslüman dünyasına bir mesaj verilmek istendi.  İşte olay budur. Gündemden düşmemenin sebebi de budur.

w İnfaz şekli de berbattı: Acaba nasıl bir yaratık, ölmekte olan bir kişinin "kelime-i şahadetini" bitirtmeden ipini çekebilir Acaba bu kişiler kendi canlarını nasıl teslim edecekler

Diğer taraftan, ölüme giden Saddam gözlerini bile bağlatmadığı halde cellatların tüm yüz ve başları örtülü idi. Kimdi bunlar Neden saklanıyorlardı   (Yoksa başka birileri mi vardı o maskenin ardında ).

Ya ipin boyu ve kalınlığı! nerede ise gemi halatı kadar kalın ve büyüktü.  Orada gemi veya tank mı sallandıracaklardı   Acaba, bu kalın halat da bir sembol, bir mesaj mıydı Bir de, "neden olay gündemden düşmedi" diye hayret ediyorlar.

Alınacak Dersler:

w Böylesine bir dava mutlaka uluslararası bir mahkemede, mesela Lahey Adalet Divanı nda görülmeliydi.  Aynen, Bosna savaş suçlularının yargılandığı gibi. Bu hata tekrarlanmamalıdır.

w Gaddarlık ve zulüm hiçbir zaman baki kalmamaktadır. Zalimin sonu da en zalim şekilde yok olmaktır.

w Bu idam olayı, Irak ta şimdi olduğundan da fazla, ayrılık ve nefret tohumları ekmektedir. Önümüzdeki aylarda, mezhep ve etnik çatışmalarının daha ciddi boyutlara ulaşacağı beklenmektedir.

w Bu idam ve yapılış şekli, sadece Irak ta değil, tüm bölgede son derece olumsuz bir etki meydana getirmiştir. Çeşitli gruplar arasındaki nefret ve çekişmeler körüklenmiştir.

(Eğer maksat bu idiyse, başarı ile hedefe varıldı demektir. Yok, maksat bu değildiyse, çok yalnış bir hesapla, olaylar kötü bir mecraya döküldü demektir)

w Olayların bu noktaya ulaşmasına sebep olan herkes ve herşey bundan sonra bir hedeftir. Bu olay, uzun yıllar örnek olarak anlatılacak bir menkibe haline dönüşmüştür. Saddam ın kendisi değil, ama onu kullanıp sonra asanların hikayesi hep hatırlanacaktır. Orta Doğu yu biraz incelemiş olanlar gelecekte olacakları tahminde pek zorlanmazlar.

w Alınacak en büyük ders de, bölge adamı olup da, bölge dışından gelen güçlerle işbirliği, ortaklık, yapanların kendi ülke ve milli çıkarları aleyhine hareket ederek, dıştan gelenlerin isteklerine alet olanların sonlarının er veya geç, hazin, hatta feci olacağının idrak edilmesi  ve anlaşılması hususudur.

Ha, sahi,  bir soru daha var: Acaba "öfkeli  el-Maliki" İngiltere ile olan ilişkilerini de kesmeye hazırlanıyor mu Zira, hem Tony Blair, hem de gelecek başbakan Brown Saddam ın davasının yürütülüşünü ve idamın tümünü hiç  tasvip etmediklerini bütün dünyaya BBC de  beyan ettiler. Şimdi Maliki ne yapacak Libya ya yaptığını mı, yoksa başka birşey mi İzlemeye değer.