İranın karasularına girdiklerini öne sürerek gözaltına aldığı 15 İngiliz askeri olayı İngiltere, ABD ve ABnin sert tepkisine yol açtı.. Blair ile Bushun giderek sertleşen tavırlarını benim gibi pek çokları ibretle izliyorlardır diye düşünüyorum. Bu ikiz kardeşlerin sergilediği çifte standart karşısında harekete geçmemiz ve Batıya bakışımızı yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini hatırlayanlar olursa sanıyorum geleceğe biraz daha ümitle bakabiliriz.

Gelelim bu eşkiya başlarının kendi askerlerinin gözaltına alınması karşısında ağızlarına geleni söylemelerine karşılık İsrailin yaptıkları karşısında seslerinin çıkmayışı ve dillerinin boğazlarına kaçmasına.. Bu arada İngiltere-ABD ittifakının İslam coğrafyasında işledikleri cinayetleri de unutmamak gerekir.

Bugün  Filistin Parlamentosu milletvekillerinin dörtte biri, Hamasın seçimlerin ardından kurduğu Filistin kabinesinin üçte biri İsrail zindanlarında.. Evlerinden alınıp götürülen bu insanlar aylardan beri tutuklu bulunmasına karşılık ABD ve İngiltereden bir tek kınama açıklaması duydunuz mu Ben duymadım. Peki bu milletvekili ve bakanlar sınır ihlali mi yapmış Silahlı çatışmada mı ele geçirilmiş de tutuklanmış

Bu soruların hepsinin cevabı "hayır" dır. İsrail HAMASın Filistin halkının oyları ile iktidar olmasını hazmedemediği için, halkın seçtiği milletvekillerini toplayıp İsrail zindanlarına atmıştır.

Bu işin bir izahı olabilir mi Utanmazlık ve yüzsüzlükten başka bir nitelendirme söz konusu olabilir mi

Tüm bunlar dünyanın gözleri önünde cereyan ederken İran karasularına girmiş olan 15 İngiliz askerinin tutuklanması karşısında öfkeye kapılan ABD, İngiltere ve Almanya Başbakanı Merkel yaptıkları "Bağışlanmayacak bir davranış", "15 İngiliz askerinin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" şeklindeki açıklamaları karşısında "Hay hay. Emriniz olur!" mu denmesi gerekiyor.

İsrailin Filistin milletvekilleri ve bakanlarına yaptığı muamele bağışlanabilir mi Tutuklayan İsrail olunca herşey serbest ama İran ya da bir başka müslüman ülke olunca "bağışlanmayacak bir davranış" olarak nitelendirilirse vahşi Batı medeniyetinin gerçek yüzü sergilenmiş olmaz mı

Bu arada, 15 İngiliz askrenin tutuklanması karşısında Amerikası ve AB ülkelerinin tek bir cephe oluşturduğunu da görmemiz gerekiyor. Olayın sadece Amerika ve İngiltere birlikteliğini aştığını AB ülkelerinin de bu iki ülke ile birlikte hareket ettiklerini, benzer açıklamaları yaptıklarını düşündüğümüzde Batılıların İslam dünyasına bakışının "Ötekilerden" ibaret olduğunu artık anlayalım. Anlayalım ki, ille de bu canavar topluluğu ile birlikte olmak isteğimizden vazgeçelim.

Belli ki Batıda İslam dünyası sürekli düşman olarak algılanıyor. Böyle olunca da müslümanlara karşı yapılan her türlü işkence, zulüm ve katliam karşısında ya doğrudan ya da en azından sessiz kalarak destek veriyorlar.

Hemen belirteyim ki, 15 İngiliz askerinin suçsuz olarak kaçırılmış olmasını tasvip etmek mümkün değildir. Ancak, yakın bir geçmişte İranın eski Savunma Bakan Yardımcısının İstanbulda kaçırılmış olduğunu unutmamak gerekiyor. İranlı bakan yardımcısı İstanbul da kaçırılıyor, kaçıranlar İsrail, ABD ve İngiliz istihbarat örgütleri olunca sessiz kalınacak ama, İran karasularını ihlal ettiklerini ileri sürdüğü 15 İngiliz askerini gözaltına alınca kıyamet kopacak.. Artık buna dünyanın pirim vermemesi gerekiyor.

Öte yandan Amerikalılar Irakta İranlı diplomatların kafasına çuval geçirince bundan haz duyan birtakım uşak ruhlular, sıra İngiliz askerine gelince insan haklarını hatırlayacak.. Olmaz böyle şey. Hiç kimse insan haklarının sadece Batılılara ait olduğunu iddia edemez. Çünkü, böyle bir iddia batılıların kendilerinden başkasını insandan saymadıkları anlamına gelir.. Böyle bir anlayış ise esas kendilerinin insanlıktan uzaklaştığını gösterir.