"Kutlu Doğum"un yıldönümü münasebetiyle, Müslümanlar olarak, yüce Resûlümüz Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizi daha iyi tanımak için seferber olmalıyız. Ebû Hureyre (R.A.) den rivayete göre, O nun Veda Hutbesi nde bize söylediği şu emirlere kulak vermeliyiz:
"Size iki emanet bırakıyorum. Onlara sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmazsınız. Onlar, ALLAH ın kitabı Kur an-ı Kerim ve benim sünnetimdir." (Dârekutnî; 4/245, No:149)
Evet, ALLAH Resûlü, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz vefat etti ama, O nun bize bıraktığı mesajlar ve hayat modeli bütün canlılığı ile ortadadır. Kur an-ı Kerim, ALLAH Resûlü, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz sanki biraz önce Hira dan inmiş gibi, tazelik ve canlılığını muhafaza etmektedir. ALLAH Resûlü, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sünneti olarak hayatımıza yansıyan Kur an-ı Kerim in hayat modeli, bir kurtuluş reçetesi olarak ortadadır.
O yüce Resûl, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin hayat modeli, dünyanın en vahşi toplumunu, dünyanın en medeni bir toplumu haline döndürmüştür. Putlara tapan, zayıfları ezen, kız çocuklarını diri diri toprağa gömen, vahşetin girdabına düşen bir toplum; o yüce Resûl, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sunduğu hayat modeli sayesinde karıncayı bile incitmekten korkan bir medeniliğe ulaşmıştır. Yani Cahiliye den Asr-ı Saadet e...
Bugün de problem ve sıkıntılar biriktikçe birikmiştir. Kavgalar, savaşlar, çatışmalar, sosyal çalkantılar zirve noktadadır. İnsanlık, saadet ve mutluluğun hasretini çekmektedir. ALLAH Resûlü, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin çağları aşan evrensel mesajı, bugün de bir kurtuluş reçetesi olarak durmaktadır. İnsanlık, kâr ve zarar hesabını çok iyi yapmalı, yaşanmaya değer hayatın ne olduğunu bir an önce görerek ALLAH Resûlü, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin kutlu yolunu takip etmeye başlamalıdır.
Çünkü, dünya ve ahiret saadeti buna bağlıdır. O nu Rabbimiz seçmiş ve bütün insanlığa bir rahmet ve kurtuluş rehberi olarak göndermiştir. Ne mutlu O yüce Resûl, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin yolunda olma şerefini elde edenlere!..
Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bütün kemâl ve güzellikleri kendisinde toplamış, ahlâk ve fazilet örneği mübarek ve muhterem bir şahsiyettir. O ndan önce ve sonra da böyle bir kimse gelmemiş ve gelmeyecektir. İslâm dininin kısa zamanda cihanşumûl bir din haline gelmesi ve gönüllere taht kurması, onu tebliğ eden peygamberin ne yüksek ahlâka sahip olduğunu gösterir. Bütün insanlık O nun yolunda gitmedikçe istenen huzur ve selâmete erişemeyecektir. O nun için gerek ferd ve gerekse cemiyet olarak huzur, barış ve selâmet istiyorsak O nun yoluna toptan girmeli, O nun izinde gitmeli ve neslimize bunu aşılamalıyız. Çünkü gerçek mutluluk O nun yolundadır. İşte bizler, ferdî ve ailevî hayatımızda, içtimaî münasebetlerimizde Rabbimizin seçtiği bu şanlı Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin önderliğinde yaşamakla mükellefiz. Mü min olarak yaşamak, Müslüman olarak can vermek isteyecek her ferdin yegane hayat önderi Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimizdir. O na iman bunu gerektirir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
"Resûlüm ya Muhammed! De ki: Eğer ALLAH Teâlâ yı kemâl-i hulus ile seviyorsanız, bana ittiba ediniz, uyunuz ki ALLAH Teâlâ da sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret etsin bağışlasın. ALLAH Teâlâ kullarını çok mağfiret edici ve çok merhamet edicidir." (Âl-i İmran Sûresi: 31)
"Kim Resûl e itaat ederse muhakkak ALLAH a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onların başına bekçi olarak göndermedik!" (Nisa Sûresi: 80)
"Kim ALLAH a ve Resûlüne itaat ederse işte onlar, ALLAH ın kendilerine nimetler verdiği, lütuf ve ihsanlarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!" (Nisa Sûresi: 69)