İnsandan tabi ki insan anlıyoruz diyeceğimiz için bu tartışma bize anlamsız gelse de yaşadığımız dünyada insandan ne anlaşıldığını bilmek; bazı ahlak, teknoloji ve diğer tartışmalarda aydınlatıcı olacaktır. Zira insanlar genelde karşındakileri de kendisi gibi zannetmekteler. Yani ben biliyorsam herkes biliyordur; ben iyi niyetli isem karşımdaki de öyledir gibi birçok düşünce yanıltıcı ve hatta bazen tehlikeli olabilir.
Biz, insandan; “Allah’ın en güzel şekilde yarattığı” ve “Allah’ın halifesi olan” varlığı anlıyoruz. Bu anlamda insan değerli ve özeldir. Özel bir türdür. Allah’ın tüm isimleri insanda tecelli eder ve hatta mecazen ve izafi olarak da olsa tüm ilahi isimler insanda bulunur. Zaten onu değerli yapan da budur. Fakat bazı isimler bazı kimselerde ağır basar. Örneğin bazı insanlarda rahmet ismi galiptir. Bazılarında kudret ve celal. Bu da insanları farklı huy ve davranış sahibi yapar.
Bu anlamda insan, herhangi bir canlı değildir. Gelişmiş bir hayvan türü de değildir. Tabi ki insanda toprağın ve başka canlıların bir takım özellikleri vardır. Ama bu, onun özel bir tür olmasına mani değildir. Örneğin başka yemeklerde pirinç kullanılması bu yemeği pilav yapmaz. Mesela pirinç sütlaçta da bulunabilir çorbada da. Ama tüm bu yemekler farklıdır.
İnsanda da başka varlıkların özellikleri bulunması, bu başka varlıkla aynı yapmaz. İnsan bir bütündür. Özel bir karışımdır. Zaten yaratılmış her şey, bir takım şeylerden meydana gelir. Fakat yaratma orijinaldir, eşsizdir.
Günümüzde her kesim, insanı bu şekilde anlıyor değildir:
1.Bazılarına göre insan, herhangi bir varlıktır. Taş veya ağaç gibi. Bu materyalist görüştür.
2.Bazıları ise insanı, gelişmiş bir hayvan/canlı türü olarak algılar. Buna evrimci görüş diyebiliriz.
3.Bazılarına göre aslında insan diye bir şey yoktur. Aslında hiçbir tür yoktur. Postmodern genel algı veya bazı batıl din ve ideolojilerin görüşü böyledir.
Bu algılar uzatılabilir. Ayrıntı ve farklar da tartışılabilir. Fakat genel olarak herkesin insandan bizim anladığımızı anlamadığını bilmek ve ifade etmek gerekiyor.
Peki, insandan farklı şeyler anlarsak ne olur?
1.Bize göre insan, özel bir türdür. Bu yüzden de hem değerlidir; hem de sorumlulukları diğer varlıklara göre farklıdır. Eğer insanı diğer varlıklarla aynı kabul edersek; bu durumda sorumluğu olmaz. Değeri de olmaz.
2.İnsan, Allah tarafından yaratılmış özel bir varlık ise bu durumda ahiret vardır ve insan da ahirette hesap verecektir. Fakat insan, herhangi bir varlık gibi ise hesap ve ahirete de gerek olmaz.
- İnsan, özel ve farklıdır. Sorumlulukları da farklıdır. Bu yüzden insana özel bir ahlak ve insana özgü kurallar olmalıdır. Fakat insanı başka varlıklarla aynı kabul edersek; ahlak ve hukukun insana özel olmasına da gerek yoktur. Hatta böyle bir durumda ahlaka ve hukuka hiç gerek de yoktur diyebiliriz.
Özetlemek gerekirse karşımıza çıkan insan tanımlarına dikkat etmek yani muhataplarımızın insandan ne anladığını bilmek gerekiyor. Din, ahlak ve haklar tartışmasında insandan ne anlaşıldığı önemlidir. Yani insandan bizimle aynı şeyi anlamayan bir kimsenin özgürlük ve hakla kastettiği şey de bizimle aynı değildir. Böyle birinin ahlak ve din tanımı da bizim anladığımız gibi olamaz.
Bu durumda teknoloji ve hatta mutluluk anlayışımız da insan anlayışımıza göre değişir. İnsandan herhangi bir canlıyı anlayan kimsenin mutluluk anlayışı; sadece gününü gün etmekle veya başıboş yaşamakla olur.
İnsanı halife ve kâmil varlık olarak kabul etmez isek bu durumda ulvi ve manevi değerlerin, namusun, onurun ve diğer mukaddesatın anlamı kalmaz. Vefa ve merhamet gibi kavramlar da anlamını yitirir.
İnsanı kopyalama tartışmaları da insandan ne anlaşıldığı ile alakalıdır. Zira modern dönemde insan; asla bizim anladığımız gibi manevi ve ulvi tarafı olan bir varlık da değildir. Bu yüzden burada kopyalanmaya çalışılan insan sadece biyolojik bir canlıdır ve asla bizim kabul ettiğimiz anlamda bir insan olmayacaktır.