BARTIN ilimizin Amasra ilçesinde ülkeyi yasa boğan bir grizu patlaması yaşadık. Genelde 21-35 yaş grubundaki 41 canımızı maden faciasına kurban verdik. 14 Ekim 2022 günü, saat 18.15 civarı yaşanan maden kazası konusunda yine “tedbirsizlik” konuşuldu. Acılar, gözyaşları sel oldu. Yakınlarını kaybedenlerin feryatları dayanılır gibi değildi. Sorumluların tedbir almakta ihmalinin konuşulması üzüntümüzü artırdı.

Madenci kardeşlerimizi 350 metre yerin altına indiriyorsunuz! Hiçbir boşluk bırakmadan her türlü tedbiri almak gerekmez mi? Bir canın sorumluluğunu taşımayı ne sanıyorsunuz? Bir damla kan dünyadan değerlidir. Ya koskoca beden! Orman yangını, deprem, iş ve maden kazaları sonrası konuşmayı iyi biliyoruz. Tehlike gelince gösterdiğimiz gayretkeşliği, önceden tedbir almakta da göstermedikçe, daha çok analar ağlar.

Madencilerimiz ekmek parası uğruna yerin dibine inip risk alıyorlar. Erken uyarı sistemi, sığınma odaları oluşturulamaz mıydı? Tedbir alınması için daha kaç canı kurban vereceğiz? Maden kazalarının çok yaşandığı ülkeyiz. 41 canımız hayatını simsiyah yüzlerle tamamladı. Bu görüntü madencilerimiz için onur, tedbir almayanlar için yüz karasıdır!

İnsanımız o kadar vefakâr ki! Yine göz yaşartıcı sahneler yaşadık. Yener Saygın isimli madencimiz, patlama olur olmaz, önce arkadaşlarına yardıma koştu. Altı arkadaşını kurtardıktan sonra, kendisi de çıkmaya çalışırken şehit oldu. Böyle bir halka yöneticilik yaptığı halde tedbir almayanlar utansın!

EMEK KUTSALDIR

ANADOLU Gençlik Derneği, 13 Mayıs 2014’te, Soma’da patlama sonucu 301 madencimizin hayatını kaybetmesi üzerine, “Soma Raporu” başlıklı bir araştırma yaptı. Bir komisyonca hazırlanan 60 sayfalık rapor, Soma dramını bütün yönleriyle mercek altına alıyordu. Rapor 05.7.2014’te bir kitapçık halinde kamuoyunun dikkatine sunuldu.

Kitapçıkta emeğin kutsallığından, işçilerin bugünkü yasal haklarına; diğer ülkelerdeki işçi haklarından Türkiye’deki çalışma hayatına; dünyadaki iş güvenliği ve işçi sağlığından, günümüzdeki eksikliklere; inancımızdaki işçi haklarından, faciaların toplum üzerinde bıraktığı travmalara, çözüm yollarına kadar pek çok konu ciddiyetle ele alınmıştı.

Araştırmada, büyük sermaye sahiplerinin servet yığma tutkusunun işçilerin alın teri ve el emeğinin düşük maliyetlerle çalıştırılması sonucunu doğurduğu vurgulanıyor. Çözüm olarak, topluma, komşusu açken tok yatmaktan ar etme ve insanlara faydalı olma anlayışının topluma kazandırılmasının önemine yer veriliyor.
Ayrıca, sağlam, kaliteli mal ve hizmet üretmek için, yaptığımız her işi sağlam ve güzel yapmanın gerekliliği anlatılıyor: “Elinizin altındakilere iyilik edin.” (Nisa, 36); “Elinizin altında bulunan hizmetçileriniz sizin kardeşinizdir. Onlara güçleri yetmeyeceği işleri yüklemeyin. Eğer yüklerseniz onlara yardım ediniz.” (Buhari)

“Soma Raporu”nda ihmalkârlıkların bazısı şöyle anlatılmış: “Yaşam odaları” tamamen işletme sahibinin inisiyatifine bırakılmıştır. Denetimlerde görev alan müfettişlerin maden mühendislerinden oluşmaması faciaya yol açmıştır. Pahalı diye, CO gaz maskelerinin faydası olmayacak ölçüde ucuzları kullanılmıştır.

TEDBİRSİZLİK AÇIK

AMASRA’DAKİ maden faciasında tedbirsizlik ve ihmalkârlık gün yüzüne çıktı. Sayıştay defalarca uyardığı halde tedbir alınmaması grizu patlamasına davetiye çıkardı. Tehlike göz göre göre geldi. Tedbir almayıp kaza meydana geldikten sonra şov yapanları iyi tanımalıyız.

AKP Genel Başkanı, kaza sonrası Bartın’a gitti. Kazada hayatını kaybeden Rahman Özçelik’in ablası Erdoğan’ın yanına kadar yaklaşarak kardeşinin 15 gün önce söylediği sözlerini nakletti: “Burada gaz kaçağı var, bizi patlatacaklar.” (15.10.2022)

Saadet Partisi’nden bir heyet, kaza sonrası Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun talimatıyla, Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Tekir başkanlığında olay yerine gitti. Vefat edenlerin yakınlarını teselli ettiler. Cenaze namazlarına, definlere katıldılar. Heyet Başkanı Tekir telefon görüşmemizde, tedbirsizliğin basına kadar yansıdığını belirterek şunları söyledi:

“Sayıştay’ın 3 sene üst üste uyarmasına rağmen tedbir alınmaması üzüntü vericidir. Amasra halkı cana yakın, tevekkül ehli insanlar. Onları teselli etmeye çalıştık, acılarını paylaştık.”

Hükümet, 2023, 2053 vizyonu diyerek havada uçup hayal pazarlayacağına, denetleme yaparak yerin altından ekmeğini çıkaranların güvenliğini sağlayabilmeliydi. Olayı “kader” deyip geçemeyiz. Önce sağlam tedbir alacak; sonra Allah’a tevekkül edeceğiz. İnancımız, tedbirsizliğin bahanesi olarak kullanılamaz.
TBMM’de Amasra Faciası Araştırma Komisyonu kurulmalı; savcılar patlamanın hukukî yönünü incelemeli, ihmali olanlara hukukun gerektirdiği ceza verilerek insan hayatının bu kadar ucuz olmadığı gösterilmelidir. Liyakatsizlere, ateşten bir gömlek durumundaki kamu görevi verilmemelidir.