Cuma akşamı Bursa İnegöl’de Millî Gazete’nin 50. yılı vesilesiyle toplantı icra edildi. Cuma namazından sonra İstanbul’dan hareket ettik. Millî Gazete’mizin İmtiyaz Sahibi Ömer Yüksel Özek Bey başka bir programı da olduğu için önceden hareket etti. Bizse Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş Bey’in riyasetinde Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Adnan Öksüz, Cengiz Korkmaz ve Harun Yapıcı beylerle birlikte yola koyulduk.

İnegöl’e vardığımızda “Sani Konukoğlu Camii’nde” ikindi namazını eda ettik. Bu caminin temelini Millî Görüş lideri merhum Necmettin Erbakan Hocamız atmış. Namazdan sonra Erbakan Hocamızın Rumeli Beylerbeyi diye taltif ettiği, bir süre önce vefat eden Halil İbrahim Çamlıdere ağabeyimizin mezarını ziyaret ettik. Ziyaret esnasında bize Saadet Partisi İnegöl İlçe Başkanı Hasan Eroğlu Bey ve ekibi ile Millî Gazete İnegöl Temsilcisi Uğur Şen Bey eşlik etti. Yasin-i Şerif ve dualarla ağabeyimizi yâd ettik.

Kabir ziyaretinin akabinde Yeşil Cami’de akşam namazını eda ettik. Programa biraz vakit kalmıştı. Saadet Partisi İnegöl İlçe Başkanı Hasan Eroğlu Bey’in İnegöl köftesi ikramı için Kasap Seyit (Et ve Mangal)’e gittik. Gerçek İnegöl köftesi yemek isteyenlere duyurulur.

Programdan önce Saadet Partisi İlçe Başkanlığı’nı ziyaret ettik. Ziyaretimizde İlçe Başkanı Hasan Eroğlu ve yönetim kurulu ile Allegro Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Salih Aydın Bey de hazır bulundu. Parti binası, birçok ilin binasından daha gösterişliydi. Sadece dış ve iç görünüşü değil, İlçe Başkanı Hasan Bey’in mükemmel sosyal ilişkilerine, halkla kucaklaşmasına, kısa süren ziyaretimizde şahit olduk. Sadece bu değil. Hummalı bir çalışma başlatmışlar İnegöl’de. Çocuklara, yaşlılara, muhtarlara ve imam-hatiplere yönelik çalışmaları takdir edilmelidir.

Bu ziyarette İnegöl’ün sorunlarını da konuştuk. Hastane ve belediye binasının şehrin içine sıkıştırılması trafik yoğunluğunu artırmış. Deprem bölgesi olduğundan dolayı üç kattan fazla ev yapılmasına müsaade edilmiyor ancak 4.000 bina varmış deprem öncesine ait. Bunlarla ilgili bir çalışma yapılması gerekiyor. Ayrıca 300.000 (üç yüz bin)’in üzerinde bir nüfusa sahip İnegöl, Türkiye’nin mobilya alanındaki gururu.
Gerek yurtdışı mobilya ihracatı gerekse yurtiçinin ihtiyacını karşılamasıyla İnegöl, bir ilçeden daha çok il hüviyetine bürünmüş. Elbette bunun resmileşmesi gerekir. İnegöl, gerek güvenlik gerekçesiyle gerekse altyapı, kentsel dönüşüm gibi sebeplerle bir an önce il statüsüne kavuşmalıdır.

İlçe Başkanı Hasan Eroğlu Bey de mobilya üreticisi. İmsan/Balin Sandalye’nin ortağı. YENİAD İnegöl Yönetim Kurulu üyesi. Yani İnegöl’ün sorunlarını en iyi bilenlerden. Bu konuda dertli. Şehrin dokusunun bozulmadan, trafiğinin çözülmesi, altyapı sorunlarının giderilmesi ve il olabilmesi için gayret gösteriyor. Allah-u Teâlâ, gayretlerini neticeye ulaştırsın.

Programa gelince:

Millî Gazete’nin 50’nci yılı programı muhteşemdi. Sani Konukoğlu Konferans Salonu’nda bizi bekleyen mücahit ve mücahideler!

Sani Konukoğlu Konferans Salonu’ndaki programda Saadet Partisi İlçe Başkanı Hasan Eroğlu ve yönetimin yanı sıra AGD ilçe başkanı, Saadet Partisi GİK üyeleri Salih Berber, Selim Sait Terzioğlu ve Yaşar Yazıcı, Bursa İl Başkan Yardımcısı Av. Abdullah Kocamaz, İznik İlçe Başkanı Mehmet Turan, Sinan Özbayrak, Ahmet Atila Korucu ve Bayer Sandalye’nin sahibi Erhan Er vardı.

Program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Sonra Millî Gazete İnegöl Temsilcisi Uğur Şen’in açılış konuşması, ardından Millî Gazete İmtiyaz Sahibi Ömer Yüksel Özek Bey’in konuşması. Ömer Bey, “Millî Gazete, İstanbul Sözleşmesi’ne karşıdır, LGBT’ye karşıdır, ailenin ifsad edilmesine karşıdır, Siyonizm’e karşıdır” gibi maddelerle Millî Gazete’yi anlattı. Gerçekten önemli bir konuşmaydı. Sonra Adnan Öksüz Bey, 50 cümleyle Millî Gazete’yi anlattı.

Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş Bey ise, “Millî Görüş hareketinin tüm kurum ve kuruluşları istikamet üzere değişmez bütünlerden oluşur. İşte gazetemizde istikametini ve duruşunu haktan yana kılmıştır ve hiçbir zaman bozmamıştır. Millî Gazete ilk yayın hayatına başladığında gericilerin, yobazların gazetesi diyorlardı. Bugün Millî Görüş’ün gazetesi diyorlar. Gazetemiz, şu anda gözleri kamaştıran ahlaklı ve maneviyatlı yayıncılık yapıyor. Bu süreçte bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan İnegöllülere de özellikle teşekkür ediyorum” dedi.

Mustafa Bey, hassasiyet sahibi bir gazeteci olduğu kadar İslâm davasını dert edinmiş bir dava adamıdır. Meseleye sadece gazetecilik etiğiyle bakmak yeterli değildir.

Yönettiğiniz gazeteyi bir okula çevirmelisiniz. İşte Mustafa Bey bunun gayreti içinde.
Konuşma sırası bize geldiğinde heyecanlıydım. Bu heyecanımı topluluğa açık ettim ve, “Ben daha büyük kalabalıklara konuşurken heyecanlanmam. Ancak karşımda Millî Görüşçüleri, evliyalar topluluğunu görünce heyecanlanıyorum” dedim. Bunu söylerken Erbakan Hocamızın sözlerine atıfta bulunmuştum. Sonra insanoğlunun emaneti yüklenmesi, iyiliği emredip kötülükten nehyetme misyonumuz ve bu misyonda kötülüğü engellemenin iyiliği emretmekten daha önce olduğunu hatırlattım. Çünkü kötülüğü engellemezseniz iyilikler ortaya çıkmaz. Bundan dolayı bu Mecelle’de kural haline gelmiş ve şöyle denilmiştir: “Def-i mefâsid celb-i menâfî’den evlâdır” (Mecelle 30). Böylece Millî Gazete’nin iyiliği emredip kötülükten nehyetme misyonunu anlattık.

Konuşmaların ardından İnegöl’de uzun yıllardır Millî Gazete abonesi olan kişilere plaket takdimi yapıldı. Bunlar bizim ulu çınarlarımızdı.