- AllahüTealaKur’anda “Bütün mü’minler kardeştir” buyurmuştur. Mü’minlerin kardeş olduğunu inkar eden küfre düşer.
- Resulullah Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) Ashabına “Siz birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız” buyurmuşlardır.
- Mü’minlerin birbirlerini sevmeleri, desteklemeleri, birbirlerine acımaları, yardımlaşmaları, müttehid olmaları, aralarında tesanüd bulunması vâcibtir.
- Resulullah Efendimiz “Mazlum (zulme uğramış) olsun, zalim olsun kardeşine yardım et” buyurunca sorulmuş, “Mazluma yardımı anladık da zalime yardım ne demektir?” Fahr-i Kâinat efendimiz “Elini onun eli üzerine koymak suretiyle” (yani zulmüne engel olarak) buyurmuşlardır.
- İtikadı sağlam, beş vakit namaz kılan Ehl-i Sünnet ve cemaat mensubu mü’minlerin kardeşliği has kardeşliktir.
- Hanefî mü’min ile Şâfiîmü’min, kardeştir. Farklı fıkıhlara tabi olmaları bu kardeşliğe zerre kadar gölge düşürmez. (Durum dört mezhep için böyledir.)
- Tasavvufî tarikatların farklı olması, kardeşliğe zarar vermemelidir. Bütün hak tarikatlar Tarikat-ı Muhammediyedir; hepsinin şeyhleri, müridleri, dervişleri, muhibleri kardeştir.
- İman kardeşleri birbirlerinin gıybetini yapmaz.
- Birbirlerine iftira etmez.
- Birbirlerinin gizli günah ve ayıplarını araştırmaz (tecessüs etmez).
- Mü’minler birbirlerine beddua etmez, hayır dua eder.
- Birbirlerinin kusurlarını bağışlar.
- Birbirlerinin ıslahı için çalışır.
- Mü’min kişi kalp kırmaz.
- Mü’minler birbirleriyle savaşmaz.
- Birbirlerinin analarına, karılarına, kızlarına, bacılarına kötü gözle bakarak göz zinası yapmaz.
- Bütün mü’minler tek bir Ümmettir. Mü’min Ümmet birliği şuuruna sahiptir.
- Mü’minler, içlerindeki en ehliyetli ve liyakatli râşid ve kâmil kimseyi İmam olarak seçer ve onu biat ve itaat ederler.
- Hiçbir ehliyetli mü’min, riyasete talip olmaz.
- Ehliyeti yoksa,matlub olsa bile kabul etmez.
- Bilen, âlim, fakih mü’minler bilmeyenlere faydalı, lüzumlu, zarurî bilgileri öğretir; onları uyarır, aydınlatır, irşad eder.
- Mü’minler birbirlerini aldatmaz. Resulullah Efendimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuşlardır.
- Mü’min doğrudur dürüsttür (istikamet sahibidir), kardeşlerinin de müstakim olması için çalışır.
- Mü’minler birbirlerinin mallarını haksız yere almaz, yemez.
- Mü’minlerin kanları birbirlerine haramdır.
- Mü’minler birbirlerinin kurdu değil, meleğidir.
- Batıdaki bir mü’minin ayağına diken batsa, doğudaki mü’min onun acısını yüreğinde duyar.
- Mü’minler birbirlerine karşı kerimdir.
- Mü’minler ayaklarının kaymasını önlemek için, birbirlerine destek olur.
- Mü’minler birbirlerinin sevinçlerini, acılarını, kederlerini paylaşır.
- Mü’minler yaşlı mü’minlere hürmet eder, küçük mü’minlere şefkat besler.
- Mü’min, namaz kılmayan kardeşinin de kılmasını ister, bunun için en uygun şekilde çalışır.
- Mü’minler birbirlerine karşı mürüvvetlidir.
- Komşu mü’minler birbirlerine eziyet etmez, rahatsızlık vermez.
- Mü’min, Allahın kendisine verdiği nimetleri, elinden geldiği kadar paylaşır.
- Mü’minler birbirlerine karşı cömerttir.
- Zengin mü’min, güvenilir muhtaç kardeşine karz-ı hasen (Allah rızası için faizsiz borç) verir. Borç alan bunu vadesinde öder.
- Borçlu, mücbir bir sebep yüzünden borcunu vaktinde ödeyemezse, borç veren mü’min kolaylık gösterir, vadeyi uzatır, takside bağlar.
39 Baktı ki, borçlunun durumu çok kötü, o zaman Allah rızası için bağışlayıverir.
- Zengin ve varlıklı mü’minler, sıkıntıya düşmüş kardeşlerinin gelip bizzat istemelerini beklemez, araştırma yapar, onları bulur ve yardımcı olur.
- Mü’minler cemaat, tarikat, hizip, grup, sekt, klik holiganlığı yapmaz; birbirlerini ötekileştirmez.
- Mü’minlerin kardeşçe geçinip yaşamaları izzete sebep olur; kardeşliği bozmaları zillet ve esaret getirir.