Trabzonspor, Beyaz Rusya’da, Bursaspor da Sırbistan’da oynadıkları ilk maçları tur getirebilecek sonuçlarla tamamladılar. Fenerbahçe’nin bir gün önce aynı başarıyı Avusturya’da göstermiş olmasından sonra ülke futbolu bayrama umutlarla giriyor.

Trabzonspor, bu maça da tıpkı ilk iki maçtaki on biriyle çıktı. Mustafa hoca belli ki kazanmış takımı, herhangi bir sakatlık veya ceza olmadan değiştirmek yana hiç değil. Olabilir. Bu birçok hocada takıntı halini de almıştır. Hele hele eskilerde.

Biz maça bakalım şimdi. Rakip, fizik olarak iyi ama özellikle savunmaya toparlanırken zaaflar veriyor. Teknik kapasite de vasat. Buna karşılık Trabzonspor’da Aykut, Colman ve Adrian’dan kurulu orta alanın, ancak Henrique ve kanatlardan gelen kendini göstermede yararlı olabileceğini gördük. Bu da olmazsa olmazlardandır. Ancak yine bu orta alanın Aykut dışında fiziki direnci yok. Geri dörtlü yer seçiminde bu maçta iyi idi. Kaleci Onur’a zaten diyecek yok. Volkan ve Olcan dağınık oynamadıkları süre yararlı oluyorlar. Gol, bir rastlantı sonucu Henrique’nin önüne düştü ama o da çok ustaca bir vuruşla golü yaptı. Ve de Olcan’ın Celutska’nın yerine sol arkaya geçip de, bence önden daha iyi işler yaptığını görmek sanırım Mustafa hocada da bazı ışıklar yaktı. Göreceğiz.

Tabii ki Malouda’ya özel bir yer açmak gerekir. Bu forma altında ilk maçına ikinci yarıda çıkıyor. İdman sayısı bir hayli az. Daha arkadaşlarıyla anlaşabilecek kelime sayısı çok az. Futbol anlayışı olarak da çok çok farklı tarzlarla ilk defa yan yana... Ama futbolcu, futbolcu olunca, bunlar ciddi sıkıntılar olmuyor. Sanki yıllardır Trabzonspor’da oynar gibi, oyun alanının ön tarafında dolaşarak, paylaşarak oynamak kolay değil. Ama Malouda bunu yapabildi. Tabii burada rakibin ağırlığını da dikkat almak gerekir. Fakat en azından fizik olarak üst düzey bir topluluğa karşı fire vermemek de başarıdır. Kutlamak gerekir. Bu transfer açısından gözün aydın Trabzonspor diyebiliriz. Bu takımın ilk turu nasıl geçtiğini de unutmamak kaydıyla tabii...

VE BURSASPOR

Ben Bursaspor takımını, 2-2’yle dönüyor olmasına rağmen çok beğenmedim., Neden mi Rakibin derinliğine çıkışlarının tamamı neredeyse kaleye kadar geldi. Yani orta alan karışlamada sıkıntı çekti. Önde de bana göre Pinto zaaf gösteriyor. Tuncay çok çalıştı ama üretemedi. Hele hele Sestak ne vardı, ne yoktu. Rakibin kendi sağından yaptığı bütün bindirmeler neredeyse pozisyonla sonuçlandı. Hatta ikisi de golle. Taiwo önemli bir isim ancak ne var ki kanadından iki gol yedi Bursaspor. Bu, tedaviye muhtaç ilk yara olarak gözüküyor. Ama golünü de atıp skoru eşitledi bu oyuncu... Batalla bu kadar çok gelip top alarak çıkacaksa, çok maçta erkenden tükenir. Bu açığın orta sahanın diğer elemanları ve geri gelip taşıyıcı rolüne çıkacak kanatların yüklenerek kapatmaları gerekir. Yerleşim olarak Bursaspor çok geniş alanlar bıraktı. Henüz rayında değil. Yine de 2-2’lik işe yarar bir kupa ilk maçı skoru var.

EMRAH KESEN’E

 

İki maç kritiğinin sonuna böyle şeyleri eklemek pek adetim değildir ama, bazen zorunlu oluyor. Emrah Kesen isimli okur, bir mail atmış. Benim, Emre’nin başkanın adamı olduğunu yazmama kızmış ve nereden biliyorsunuz demiş. Şimdi ben de bu Emrah dostuma bir soru yönelteyim. Soru şöyle: Fenerbahçe, Webo’yu alırken, daha doğrusu İBB satmaya yanaşmadığından almada zorlanırken, ortalıkta konusu bile edilmeyen Emre neden ve nasıl çıkageldi İspanya’dan Hem de bedava gitmişken, daha henüz altı ay olmuşken, üzerine bir de 750 bin avro verilerek. Cevabı Emrah dostumuz versin ki, çok bilmişliğinden başkaları da yararlansın...