Son yıllarda Müslümanlar özellikle Ramazan iklimlerinde
maddi ve manevi savaşlara maruz kalıyorlar. Psikolojik, fiili ve simyasal
(manevi) taarruzlara maruz kalıyorlar. Mevdudi ile Meryem Cemile arasındaki
mektuplaşmalarda buna dair değerlendirmeler var. Ramazan daki psikolojik
savaşlara dikkat çekiliyor. SSCB döneminde Ramazan ayı geldiğinde Ramazan
ayının manevi iklimini kırmak, karartmak için ateizm propagandalarına hız
verilir ve çabalar katlanır ve katmer hale getirilirdi. Türkiye de de Ramazan
ayı daima yıkıcı manevi saldırılara sahne olmuştur. Ramazan iklimini ve manevi
havasını gölgeleyen dini yorumlar ve gelişmeler eksik olmamıştır. İnsanlar
dinleriyle fitneye düşürülmüşlerdir. Yakinleri ve sabiteleri sorgulanmıştır.
Hatta karalanmıştır. SSCB den sonra ABD ve benzeri ülkelerde de Ramazan ayında
Müslümanlara ve İslam a yönelik saldırılarda artış kaydedilmektedir. Ramazan
ayı İslam düşmanlarının küresel saldırılarına sahne olmaktadır. Walker Bush
Moğolların izinden Afganistan ı, 2001 yılının Ramazan ında işgal etmiştir.
Kuzey Birliği en azından saldırıların Ramazan ertesine talik edilmesini
istemişse de Haçlı şövalyesi Bush a dinletememiştir. Haçlı neferi Bush
Afganlıların ve onların ötesinde bütün Müslümanların Ramazan ını burnundan
getirmiştir. Moğol çerisi Cengiz Han ın İslam dünyasını işgale Harezm
ülkesinden başlaması tesadüf olmasa gerek. Bush da Cengiz Han ın yolunu takip ederek,
11 Eylül sonrası işgallerini aynı coğrafyadan; Afganistan dan başlatmıştır.
Otrar faciası küresel anlamda New York ta tekerrür etmiştir. Cengiz Han ve
Bush un saldırılarının gerekçesi bile aynıdır. Cengiz Han ın saldırı gerekçesi
Otrar Valisinin Moğol kervanına ilişmesiydi ve Alaaeddin Muhammed den Otrar
Valisinin kendilerine verilmesini istemiştir. Taciz edici şart yerine
gelmeyince de savaşı başlatmıştır. Bush da 11 Eylül faciası sonrasında Taliban
yönetiminden New York faciasının veya İkiz Kulelerin failleri olarak gördüğü
Bin Ladin ve yakın adamlarını istemiştir. Taliban ise teslimin Peştun
gelenekleri çerçevesinde mihmandarlık (misafir ağırlama) adabına uygun
olmadığını bildirmişlerdi. Lakin suçların sabit olması halinde buna göre
davranacaklarını da eklemişlerdi. Bununla tatmin olmayan ABD Ramazan ayında
saldırıya geçmişti. Bugün maalesef İsrail ramazan ayında milyarlık İslam
âleminin gözlerinin içine bakarak cürmünü sürdürüyor.
*
İsrail in Gazze ye Ramazan ayında saldırısı tarihe ikinci
Ramazan savaşı olarak geçebilir. Şöyle ki, 1973 yılında 6 Ekim de İsrail le
Mısır arasında cereyan eden savaş, Ekim Savaşı (October-Tişrin) olarak kayda
geçtiği gibi aynı zamanda 10 Ramazan Savaşı olarak da anılmaktadır. İlk defa
Mısır ordusu bu savaşta üstünlük kurmuş ve İsrail in Süveyş Kanalı üzerine
kurduğu Barliv Hattını geçmiş ve savaştan bir iki yıl sonra (1975) da Süveyş
Kanalını yeniden uluslararası seyri sefere açmıştır. Mısır ile İsrail
arasındaki savaşın parolası tekbir yani Allahu Ekber nidaları olmuştur. Mısır
ordusu ülkesinin ve İslam ın şerefi için çarpışmıştır. Onun ötesinde bu savaşta
Araplar arasında birlik ve beraberlik ruhu egemendir. Enver Sedat iktidarının
ilk yıllarında Nasır ın kutuplaştırıcı siyasetinden uzak kalmış bu da birlik ve
beraberlik ruhunu diriltmiş ve perçinlemiştir. Savaş bu sayede kazanılmıştır.
İkinci Ramazan savaşı diyebileceğimiz Gazze Savaşı ise bu birlik ve beraberlik
ikliminden çok uzakta görünüyor. Her ne kadar İsrail Mutabakat Hükümetini
cezalandırmak için harekete geçmişse de Mahmut Abbas ile Hamas tarafının
ruhlarının barışık olduğunu söyleyemeyiz. Zoraki bir beraberlikten bahsetmek
mümkündür.
*
Onun ötesinde, Müslüman Kardeşler ve uzantısı Hamas
Araplarla İsrail arasında ortak düşmandır. Kimileri artık bunu telaffuz
etmekten çekinmiyor. El Ahram gazetesi Yayın Yönetmen Yardımcısı İzzet Sami
twitter hesabından atmış olduğu bir mesajında Netanyahu nun saldırganlığı
karşısında şunları yazabilmiştir: Ellerin dert görmesin. Ellerine iyilik
sağlık ve Allah senin gibilerinin sayısını artırsın Bu kadar da olur demeyin.
El Ahram Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Dr. İmad Cad buna tüy
dikerek Hamas ın Gazze de tırmandırma politikası izleyerek aslında Mısır ı
hedef aldığını ve Kahire yi zora soktuğunu ileri sürmektedir! Hamas İsrail i
vuruyor Mısır ses veriyor! Hamas İsrail e vurdukça Araplar ses veriyor. Böyle
bir Ramazan iklimindeyiz. Şimdilik, İslam dünyasında en gür seda zorbaların,
münafıkların veya azgınların sedası. Onları bekleyen akıbet şudur: Se ya lemullezîne
zalemû eyye munkalebin yenkalibûn(yenkalibûne. Zulmedenler hangi yüzleri
üzerine devrileceklerini ve altüst olacaklarını pek yakında görecekler ve
bileceklerdir.