FİKSTÜR, hava sıcaklıkları ve Avrupa maçları sebebiyle
aynı güne sığan büyük isimlerin maçlarını daha ne kadar izleyeceğiz bilemem
ama, ligin favorisi olarak ilk iki sıra dışında gösterilen bir ekibin hepsinden
iyi olduğunun altını çizerek başlayayım.
Evet, bu takım Beşiktaş... Teknik direktörü Hırvat Milli
Takımı nın eski hocası... Transferleri nokta atış eseri gibi... Atiba bu
takımın temel yapısını değiştirmiş, adeta depreme dayanıklı kılmış. Hal böyle
olunca da Veli kendine yeni yer bulmuş (ön libero), Fernandes de daha rahat
oynama şansını yakalamış. Serdar ın sağ kenara gelişi, Tolga nın kaleyi
devralışı (sakatlanana kadar), Almeida nın pabucu bağlı görerek iyi oynamak
adına kendini zorlayışı, Gökhan ın aşıladığı enerji, geçen sezon alınıp
yararlanılamayan Escude nin kendi kanıtlama yarışı, hep artılar. Dikkat
ederseniz Beşiktaş için hazırlık sürecinde hiç yorum yapmamıştım. Çünkü ekrana
gelen görüntüler çok kötü idi, sahanın tamamı görünemiyordu. Bir de yeni
hocanın her maç 20 oyuncu oynatması ipucu vermiyordu. Demek ki, öyle ince eledi
sık dokudu ki Biliç, lige kararlı girebildi. Beşiktaş şu anda çabuk
kapanabilen, zaman zaman zaaf gösterse de, çıkarken özellikle Atiba katkısı ile
rakip ceza alanı önüne etkili gelmede iyi... Zorlanıldığında Almeida yı
yükseltilen bütün topların bu oyuncu tarafından kullanılabilir hale
dönüştürülmesi de bir gelişme... Beşiktaş a bu pencereden bakınca, bir de sol
arka ideal oyuncu bulursa, bence şampiyonluğun güçlü adaylarının başına oturur
gibi geliyor. Alternatif oyuncuları hatırlayalım. Holosko, yeni çehresiyle
Dentinho, Enaramo, Ümit, Mustafa, Toraman, goldeki müthiş pası ile Oğuzhan,
Necip gibi... Ne dersiniz Bu arada Erciyesspor u da kutlamak gerekir. Yepyeni
bir takım olarak ilerisi adına umut verdiler.
Gelelim Karadeniz mücadelesine... Trabzonspor hâlâ futbol
oynamıyor. Çakma sağ ön oyuncu ile kanat işlemi yapamıyor. Bu oyuncular hep
orta alan isimlerinden oluşuyor. Bunu anlamakta zorlanıyoruz. Olcan ın sol
arkaya geçişi ile böyle bir zorunlu uygulama yapılıyorsa, o zaman adama
sormazlar mı; Celutska neden gitti diye... Başka kim mi gidecekti Eh, baktım
tribünde kamyonla yabancı oturuyordu. Savunma hâlâ dengede değil. Bereket
kaleci kaleci de, işler şimdilik fazla fire vermeden gidebiliyor. Henrique
dağınık ama mücadeleci... Volkan en sonunda galiba Trabzonspor u bıraktı. Ben
hayatımda tribünden gelen hakaretle maçı bırakın bir oyuncuyu ilk defa
rastlıyorum. Bence artık Volkan ın işi oralarda bitmiştir. Aklı olan takım
hemen kolları sıvayıp transferi yapar. Burada Trabzonspor da ısrarcı
olmamalıdır. Neyse maça gelelim... Zokora ve Soner çakma sağ kanatlı ileri
uçtan ne zaman yardım alacaklarını hâlâ kestirememiş durumdalar. Zorluk
çekiyorlar. Trabzonspor da genç Yusuf un neden göstermelik olarak on dakika
oynatıldığını da anlamadık. Madem ki Şenol ve Tolunay hocaların takımları aynı
kafayla oynayacaktı da, neden onlarla devam edilmedi Bekleyelim mi
Rizespor a gelince... Rıza kardeşim önce iyi bir ön
libero bulmalı. Sonra da en öndeki adamını... Kimin yönetmen olduğunu da
anlayamadık. Mücadele gücü tamam... Ama oyun organizasyonu sanki dümensiz bir
gemi gibi...
Bu arada hem Beşiktaş a, hem de Trabzonspor a perşembe
akşamı için başarılar dileyelim. UEFA Avrupa Kupası nda üç grupta birden üç Türk
takımının bulunması sevindirici olur...