Bugünlerde hemen her köşede Müslüman Kardeşler e (Ihvan-ı
Müslimîn) akıl verenlere şahit oluyoruz.
Düşenin dostu olmazmış. İlk günden itibaren vurun
abalıya diyerek içimizdeki çokbilmiş akl-ı evveller, İhvan a saldırıya
başladı.
Suçlu bulunmuştu, İhvan.. Toparlayıcı değillerdi,
politikaları ayrıştırıcıydı, sistemle iyi geçinmeliydi, darbe olduğunda sessiz
kalıp kayıtsız şartsız teslim olmalıydı! daha bir sürü ağız kalabalığı laflar
Elbette merhum Erbakan hocamızın farkı burada ortaya
çıkmaktadır. O, kimsenin burnunu kanatmadan câmiayı sahil-i selamete
çıkarmıştı. Birçok gönüldaşımız o günlerde
ürkeklik ten bahsederken, o tavrın anlamı bugün anlaşılmaktadır. Allah o
günleri tekrar yaşatmasın. Şimdikiler olsa ne yaparlardı acaba Tabi ki,
Türkiye ile Mısır ı kendi şartları içinde değerlendirmek gerek. Türkiye de
böyle direnecek adam da bulunamazdı ya.
Müslüman Kardeşler Teşkilatı ilk günden darbeye teslim
olsaydı, sessiz sedasız hepsi içerde katledilecek, kimsenin haberi de
olmayacaktı. Şimdi bu katliam iki ay ertelendi ve olay dünya gündemine taşınmış
oldu.
Ülkede nüfusun yüzde 8 lik azınlığını oluşturan
Hristiyanlar dışında kahir ekseriyet, Müslümanlardan oluşuyor.
Uzun yıllar diktatörlükle yönetilen Müslüman bir ülke
olarak Mısır da İhvan, öncelikli,
birinci ve yakın tehdit konumunu hiç yitirmedi, sürekli ana hedef olarak gündemdeydi.
Bu durumdan kurumlara sızamamıştı. Öyle ki dördüncü
dereceye kadar herhangi bir yakını İhvan müntesibi olan bir kimse, İçişleri
Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığında görev alamıyordu.
Müslüman Kardeşler yani Hürriyet ve Adalet Partisi (HAP)
bir yıl iktidarda kaldı. Kendi eliyle atadığı genelkurmay başkanı tarafından
yapılan darbeye maruz kaldı.
Dolayısıyla da bir kuruma atama yaparken hariçten adam
transfer ederek değil; o kurumun içinden seçerek birilerini getirmek
zorundaydı.
Elbette hataları varsa ki, -beşerin olduğu yerde hata
eksik olmaz-kendi içlerinde değerlendireceklerdir. Bunun yeri katliama maruz
kaldıkları bu süreçte ulu orta eleştirmek olmamalıdır. Taşı günahsız olanınız
atsın! derler adama!..
İhvan her şeye rağmen dünya gündeminde yerini koruyor.
Hem de iki ayı aşkındır, hiç önceliğini kaybetmeden
Mısır da durum ne Kahire de durum sakin, Kahire
dışındaki taşrada yapılan eylemlerde az sayıda kan dökülüyor.
Şu anda çoğunlukla psikolojik şiddet uygulanıyor. İhvan liderlerinin
ev ve işyerlerine baskınlar yapılıyor. Asparagas, sinir bozucu, sansasyonel
yalan haberler yayılarak toplum morali çökertilmeye çalışılıyor. Liderlerden
sonra ailelerine gözdağı veriliyor.
Son olarak tutuklu lider Hayrat Şatır ın oğlu Sa d tutuklandı.
Liderler saklanıyor, yakalananlar tutuklanıyor, tutuklular başka bir âlemde,
durumları meçhul. Şu anda Arap baharı öncesinden daha kötü durumdayız.
Dışişleri Bakanlığımız mı Eksik olmasın, konuyla çok
yakından ilgili, her fırsatta bildiri yayınlıyor. İlk defa burada
açıkladıkları çok gizli girişimler den başka gösteri alanlarından uzak durun, zorunluk olmadıkça seyahat
etmeyin, direk uçak seferi olmayan tatil
beldelerine gitmeyin şeklinde uyarılarda bulunuyor.